Şeyh Abbas Kummî ve Gece Namazı

rasthaber
Rasthaber –  Ben ne yaptım ki gece namazının bereket ve faziletlerinden
uzak kaldım…

İslam kültüründe gecenin farklı bir yeri vardır. Allah’tan
başka hiçbir gözün göremediği o anlarda muhlis kullar Rableri ile irtibata
geçer. Gönül kapılarını sonuna kadar Allah’a açarlar. Kulluk vazifesini,
koşturmayla geçen gündüz vaktinden ziyade gecenin karanlığında yerine
getirirler.

Gece, irfan dalgalarının zirveye vurduğu, ilahi dergaha en
çok yaklaşılan zaman dilimidir.

وَمِنَ اللَّيْلِ فَتَهَجَّدْ بِهِ
نَافِلَةً لَّكَ عَسَى أَن يَبْعَثَكَ رَبُّكَ مَقَامًا مَّحْمُودًا

“Gecenin bir kısmında da uyanarak sana mahsus fazla bir
ibadet olmak üzere teheccüd (gece) namazı kıl ki, Rabbin seni övgüye değer bir
makama ulaştırsın.” (İsra-79)

Merhum Şeyh Abbas Kumi’nin oğlu Huccet’ul İslam Ali
Muhaddiszade şöyle anlatıyor;

“O gün tıpkı diğer günler gibi uykudan uyanınca yan
odadan gelen ağlama sesini duydum. Odanın kapısını açınca merhum babamın
şiddetli bir şekilde ağladığını gördüm.

“Babacığım! Neden ağlıyorsun? Ne oldu?” diye
sordum.

Babam;

“Maalesef dün gece, gece namazını kılmak için
uyanamadım” dedi.

Ben;

“Babacığım! Gece namazı sadece müstehap bir namaz,
vacip bir amel değil ki. Allah korusun, vacip bir ameli terk etmediniz ya da
haram bir iş yapmadınız. Bu kadar üzülecek ne var? Neden genelde yerine
getirdiğiniz müstehap ameli bir gece yapmadığınız için bu kadar
ağlıyorsunuz?” diye sorum.

Babam;

“Oğlum! Üzülmemin sebebi, ben ne yaptım ki gece namazı
için uyanma şerefine nail olamadım? Ne yaptım ki gece namazının bereket ve
faziletlerinden uzak kaldım” dedi.

* Şeb-i Merdan-i Hûda kitabından alıntılanmıştır.)

ehlader

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın