doğrultusunda Batı Şeria topraklarının en az yüzde 30’unu işgal topraklarına
ilhak etmeye çalışıyor. Ancak işgal planına yönelik uluslararası tepkiler
giderek büyümekte. Hatta Avrupalılar da karşı çıkmakta.
İngiltere Başbakanı Boris Johnson Salı günü Filistin Özerk
Teşkilatı Başkanı Mahmud Abbas ise telefonda yaptığı görüşmede, Siyonist
rejimin Batı Şeria’nın bazı bölgelerini işgal topraklarına ilhak planına karşı
olduğuna vurgu yaptı. Jonson 6 Temmuzda da, Siyonist rejim Başbakanı Benyamin
Netanyahu ile telefonda yaptığı görüşmede, Batı Şeria’nin ilhak planının
sonuçları hakkında uyarıda bulunarak, bu kararın bölgede barış ufkunu tehlikeye
sokacağını ifade etmişti. İngiltere Başbakanı bundan önce de, yazdığı bir
makalede, iki taraf arasında bir anlaşma olmadan Londra’nın 1967 sınırlarında
herhangi bir değişikliği kabul etmeyeceğini vurgulamıştı.
Filistin Özerk Teşkilatı’nın İngiltere Temsilcisi de
çarşamba günü twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’a yönelik
yaptırım uygulanmasını ve bağımsız Filistin Devleti’nin İngiltere tarafından
tanınmasını istedi.
AB’den ayrılan Londra’nın bu yaklaşımı, Batı Şeria
topraklarının işgal topraklarına ilhak planına karşı çıkan AB üyelerinin
pozisyonu ile örtüşüyor. Avrupa ülkelerinin 11 dışişleri bakanı, AB Dış
Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’e bir mektup yazarak, Batı Şeria’yi
ilhak etme planını hayata geçirmesi halinde Tel-Aviv’e karşı uygulanacak
tedbirlerin hazırlanması için sürenin sona ermek üzere olduğunu belirttiler.
Fransa, İtalya, İrlanda, Belçika, Lüksemburg, İsveç,
Danimarka, Finlandiya, Portekiz ve Malta dışişleri bakanları bu mektupta, Batı
Şeria’yi işgal topraklarına ilhak etmesi halinde İsrail rejimine karşı
uygulanacak olası tedbirler listesinin hızlandırılmasını istediler.
Mektupta yarıca, AB ve Avrupa ülkelerinin Batı Şeria’daki
Filistin topraklarının ilhak planından endişeli olduklarını deklare ederek, bu
girişimin uluslararası kuralların ihlali sayıldığı bildirildi.
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell 18 Mayıs
2020’da Siyonist rejimden Batı Şeria’nın bazı bölgelerini ilhak etme planından
vazgeçmesini istemişti.
Borrell, AB’nin güçlü şekilde İsrail’den işgal edilen
Filistin topraklarının ilhakı ile sonuçlanacak her türlü tek taralı karar
almamasını istediğini, çünkü bu girişimin uluslararası kuralların ihlali
olduğunu söylemişti.
Bundan önce de Avrupa parlamentosu üyesi bin temsilci bir
mektupta, Batı Şeria’nın ilhak planına karşı çıkarak, ülkelerin Siyonist
rejimin bu olası eylemine uygun karşılık vermeleri gerektiğini ifade edilmişti.
Siyonist rejim Başbakanı Benyamin Netanyahu ve Mavi-Beyaz
İttifakı Başkanı Benny Gantz, koalisyon kabinesinin kurulması için yapılan
anlaşma çerçevesinde Batı Şeria’da bazı bölgelerin 1 temmuz 2020’den itibaren işgal
topraklarına ilhak edilmesi üzerinde mutabık kalmışlardı. Bu tartışmalı plan
Filistinliler tarafından yoğun şekilde reddedilirken, uluslararası camianın
ciddi tepkisine yol açtı ve sonunda işgal rejimi, planı başka bir zamana
erteledi.
Bu planın işgal rejimi tarafından uygulanabileceğini dikkate
alan AB, İsrail rejimine karşı yaptırımı incelemektedir. Avusturya ve
Macaristan gibi bazı Avrupa ülkelerinin Tel-Aviv’e karşı tedbirlerin
ağırlaştırılmasına muhalefetine göre, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep
Borrell, İsrail’e karşı yaptırım için AB’de konsensüs sağlanmasına ihtiyaç
olduğunu söyledi.
Sonuç itibarıyla, BM, ABD ve Rusya gibi 4’lü komitenin 4
üyesinden 3’ünün pratikte İlhak Planı’na karşı çıkması, İsrail ve en büyük
destekçisi ABD’ye karşı baskının artmasına yol açmıştır.
