Kardeşler) cemiyetinin kapandığını duyurdu.
Ürdün’de İhvânü’l-Müslimîn 1945 yılında kuruldu ve siyasi
faaliyetlerine 1952 yılında ve Ürdün anayasasının şekillendiği yıl aleni olarak
başladı. Ürdün’de en önemli islami hareketlerden biri olan Müsüman Kardeşler’in
siyasi kanadı “Ürdün İslami Amel Cephesi”dir.
Ürdün İslami Amel Cephesi ise Ürdün hükümetine karşı en
büyük muhalefet kanattır. Ürdün İslami Amel Cephesi iki kez 2010 ve 2013
yıllarında “tek oy”a dayalı düzene dayalı eski seçim yasasına ve bizzat
seçimlerde yolsuzluk ve hile olarak açıkladığı duruma itiraz amacı ile
seçimleri boykot ederek Ürdün seçim yasasında değişiklik ve reforma yapılmasını
istedi. Fakat yine de 2016 meclis seçimlerine katılmasına rağmen meclis
sandalyelerinin sadece %12’sini kazanmayı başardı.
Ürdün temyiz mahkemesinin İhvânü’l-Müslimîn’i kapatma
kararının sebebi ise bu siyasi akımın ulusal toprak bakanlığına karşı
dilekçesiydi. Ürdün ulusal toprak bakanlığı İhvânü’l-Müslimîn’e bağlı bir
derneğin arsa ve gayrı menkul varlıklarına el koymasıdır, zira 2015 yılında
Ürdün hükümetinden izin alan söz konusu dernek artık yasal açıdan Müsüman
Kardeşler’e ait değildir.
Bu konu Ürdün İhvânü’l-Müslimîn’in şikayetini beraberinde
getirdi. Buna rağmen Ürdün temyiz mahkemesi İhvânü’l-Müslimîn’in kapatılma
sebebinin, yasa durumunun belirsizliği, yasalara bağlı olunmaması ve Ürdün
hükümeti kuralları ve şartlarına uyum sağlamaması olarak açıklayarak bu cemiyetin
hukuki ve yasal itibardan yoksun olduğunu ilan etti.
Yasal durumunun belirsizliği ve yasalara bağlı
kalınmamasından maksat Müsüman Kardeşler’in sınır ötesi ve uluslararası
faaliyetleridir. Aslında Amman hükümetinin Müsüman Kardeşler ile sorunlarından
biri onların ülkenin anayasasına ve yasal kurumlarına bağlı kalmaması,
düşünceleri ve ideolojilerinin uluslararası olmasıdır. Ürdün yönetimi
İhvânü’l-Müslimîn davranış modelinin ülkenin ulusal çıkarları ile çeliştiği
kanaatindedir.
Diğer yandan Amman yönetimi de Suudi Arabistan, Birleşik
Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn gibi İhvânü’l-Müslimîn’in terörizm
eğilimleri olduğunu iddia ediyor. Bu yüzden İhvan’ın kapatılması için yasalara
bağlı kalmamak ve hukuki durumunun belirsizlikleri gibi iddialar öne sürülse de
Amman yönetimi Ürdün İhvan’ı ve Mısır İhvanı arasında bağlantı kurarak onları
da terörizm eğilimleri olduğunu öne sürüyor.
Bu arada Ürdün’de İhvânü’l-Müslimîn Cemiyetin kapanması
hakkındaki karar, Mısır’da İhvan lideri Muhammed Badie ve diğer bazı üyeleri
hakkındaki temyiz mahkemesinin kararı ile eşzamanlı verildi. Mısır temyiz
mahkemesi Mısır Müslüman Kardeşler lideri Muhammed Badie için 25 yıl hapis
cezasını onadı. Başkent Kahire’deki mahkeme, Müslüman Kardeşler Rehberlik
ofisinin olayları olarak bilinen davada Badie ve diğer kardeşlik liderlerinin
itirazlarını reddetti. Ayrıca Badie’nin yardımcısı Hatrat el-Şatır ve diğer
dört Müslüman Kardeşler lideri için ömür boyu hapis cezalarını onadı.
Mısır temyiz mahkemesi ayrıca 87 üye hakkındaki müebbet
kararını onayladı, 161 kişiyi de 2 ila 15 yıl arasında hapse çarptırdı. Birçok
insan hakları grubu ve bağımsız gözlemciler Mısır İhvânü’l-Müslimîn üyelerine
yönelik suçlamaların siyasi olarak motive edildiğini savunuyor.
Ürdün hükümetine eleştirel görüşü olan Müsüman Kardeşler’in
kapatılması, ülkede siyasi ortamın daha da kapanmasına sebep olacaktır, nitekim
bu cemiyetin bir diğer Arap ülkesinde terörist tanıtılması ve kapatılması da bu
ülkede siyasi baskının daha da yoğunlaşmasını beraberinde getirdi.
