kilitlenmişken, Benyamin Netanyahu’nun başbakanlığındaki İsrail, işgal ettiği
Batı Şeria’da Filistinlere yönelik çok geniş çaplı yıkım yürütüyor. Son olarak
bir Bedevi köyünü ortadan kaldıran İsrail güvenlik güçleri, 41’i çocuk en az 73
kişiyi evsiz bıraktı.
1967’de işgal ettiği Batı Şeria’yı kontrol altında tutan ve
Yahudi yerleşimleriyle delik deşik eden İsrail, ağustosta Birleşik Arap Emirlikleri
(BAE) ile normalleşme anlaşmasına vardığında ilhak etmekten son dakikada geri
adım attığı Ürdün Valisi’nde büyük bir yıkım operasyonu yürüttü.
Sistematik biçimde Filistinlileri Ürdün Vadisi’nden sürmeye
çalışan İsrail’deki yönetim, bu kez Ürdün Valisi’nin kuzeyinde Hammisa Bedevi
Topluluğu bölgesinde 76 yapıyı yıkarak 41’i çocuk en az 73 kişiyi evsiz
bıraktı.
Birleşmiş Milletler’in (BM) İnsani Yardım Koordinasyon
Ofisi, salı günü Hammisa Bedevi Topluluğu’nun maruz kaldığı yıkımın, sayılar
bakımından, İsrail’in Batı Şeria’da 19 Temmuz 2010’dan beri gerçekleştirdiği
tek seferde en büyük çaplı yıkım olduğunu açıkladı.
BM Filistin Bölgesi Geçici İnsani Koordinatörü Yvonne Helle,
genel bilançoyla ilgili açıklamasında, İsrail’in 2020 başından beri Batı
Şeria’nın Doğu Kudüs dahil farklı bölgelerinde 689 yapıyı yıktığını duyurdu.
Bu yıkımların, 869 Filistinlinin yerinden edilmesine ve
evsiz kalmalarına yol açtığını belirten Helle, “Bu yılın başından bugüne
kadar yıkılan yapılar, 2016’dan bu yana 1 yıl boyunca yıkılanları aştı”
dedi.
Helle, genellikle yıkım nedeni olarak İsrail makamları
tarafından verilen ruhsatların olmamasının öne sürüldüğünü, ancak
Filistinlilerin kısıtlayıcı ve ayrımcı planlama sistemi sebebiyle bu ruhsatı
neredeyse hiçbir zaman alamadığını vurguladı.
Nitekim İsrail hükümeti, son olarak Hammisa Bedevi
Topluluğu’na yaşattığı yıkımı da ruhsatsız inşaatla gerekçelendirdi.
Topluluğu ziyaret eden insani yardım kuruluşlarının 76
yapının yıkıldığını tespit ettiğini, bunun son 10 yıldaki diğer tüm yıkımlardan
fazla olduğunu aktaran BM Filistin Bölgesi Geçici İnsani Koordinatörü,
topluluğun dörtte üçünün evlerini kaybettiğini, bunun 4 yıldan uzun süredir
yaşanan en büyük zorla yerinden edilme olayı olduğunu belirtti.
Ev, hayvan barınağı, tuvalet ve güneş paneli dahil olmak
üzere yıkılan yapıların, hakları ihlal edilen Bedevi topluluğunun geçimi,
refahı ve onuru için gerekli olduğuna vurgu yapan Helle, bazı yıkılan binaların
insani yardım olarak bağışlanmış olduğunu hatırlattı. Bölgedeki durumun kışın
başlaması ve devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) pandemisi nedeniyle
daha da kötüleştiğine dikkat çekti.
Hammisa, İsrail’in atış alanı olarak belirlediği bölgede
kısmen ya da tamamı yer alan 38 Bedevi topluluğundan biri. Bunların eğitim,
sağlık, su, elektrik, kanalizasyon için gerekli altyapı hizmetlerinden
yararlanamayan Batı Şeria’daki en zayıf yerleşim toplulukları olduğunun altını
çizen Helle, İsrail’in gerçekleştirdiği yıkımların Dördüncü Cenevre
Sözleşmesini ciddi şekilde ihlal ettiğini belirtti.
“Tüm taraflara, mülkün geniş çapta tahrip edilmesinin
ve işgal altında tutulan topraklardaki kişilerin zorla yerlerinden edilmesinin
Dördüncü Cenevre Sözleşmesi’nin ciddi şekilde ihlal ettiğini
hatırlatıyorum” diyen Helle, İsrail’den yasadışı yıkımlarını derhal
sonlandırmasını istedi.
