Rasthaber – ABD, yüz binden fazla Afganistanlıyı katletti.
Sonra… Geçen çarşamba ABD Başkanı Biden gülümseyen yüzüyle
Afganistan’dan çekileceklerini açıkladı.
ABD unutmamızı istiyor; kontrgerilla savaş yöntemiyle/ teröre başvurarak
düğünleri ve -Sınır Tanımayan Doktorlar Hastanesi gibi- sağlık kuruluşlarını
bombaladığını…
ABD unutmamızı istiyor; insansız hava araçlarıyla suikastlar düzenlemelerini,
insanları kaçırıp işkence yapmalarını…
ABD unutmamızı istiyor; çocuk, kadın ölümlerini…
ABD unutmamızı istiyor; uyuşturucu kaçakçılığındaki rolünü…
ABD unutmamız istiyor; Afganistan’ın stratejik erişim sağladığı Hazar Denizi
bölgesindeki 270 milyar varil petrole ve 665 trilyon fit küp doğalgaza el
koyma çabasını…
ABD suçunu örtmek istiyor; “Amerikan Ordusu çekildi, konu kapandı” diyor!
Unutmayacağız:
ABD’nin Afganistan işgali 2001 yılında değil, 1979’da başladı. CIA eliyle, –
Sovyetler Birliği destekli- Afganistan Demokratik Cumhuriyeti ile savaşan yerel
milislere yardım etti. Pakistan ve Suudi Arabistan yardımıyla gerilla
savaşı yürütmeleri için dünyanın dört yanından radikal dincileri topladı.
Usame bin Ladin bunlardan biriydi…
Eymen ez-Zevahiri bunlardan biriydi.
Taliban böyle doğdu.
El Kaide böyle doğdu.
ABD/CIA on yıl süren Siklon Operasyonu ile binlerce insanın eline silah verip,
eğitti. On binlerce insanın ölmesine sebep oldu…
Taliban’ın 1995-96’da iktidarı ele geçirmesine bile onay verdi…
Asya’yı merkez edinen petrol devi Unocal şirketi için çalışan Zalmay
Halilzad ve Hamit Karzai gibi “gölge adamlarını” iktidara taşıdı…
Olmadı yüz bin askerle 2003’te ülkeyi işgal etti…
Şimdi askerlerini çekeceklerini söylüyorlar…
Bunları yazmamın sebebi bir kişi oldu:
Ahmet Hüseyin el-Şara…
Ya da…
Tanınan adıyla “Ebu Muhammet el-Cevlani”…
ABD’nin Afganistan’a müdahale ettiği 1979’da Suriye Dera’da doğdu.
Okudu, Arapça öğretmenliği yaptı.
ABD, Irak’ı işgal edince Irak el Kaide örgütüne katıldı. Hızla yükselerek örgütün
lideri -1989 ile 1993 arasında Afganistan’da savaşan- Ürdünlü Ebu Musab ezZerkavi’nin sağ kolu oldu…
Cevlani, lideri Zerkavi hava saldırısında öldürülünce Irak’ı terk etti, Lübnan’a
gitti. Irak’a tekrar döndüğünde ABD tarafından tutuklandı. IŞİD’in temellerinin
atıldığı Bucca Cezaevi’ne kondu. Rahatı yerindeydi mahkûmlara Arapça öğretti.
Cezaevinden çıkınca IŞİD kurucusu ve lideri Ebu Bekir el Bağdadi emrine girdi.
Bağdadi, Arap Baharı döneminde Cevlani’yi Suriye’ye gönderdi. Sonra Suriye’de
ilk ayaklanma 2011’de -Cevlani’nin şehri- Dera’da çıktı!
Cevlani, El-Nusra Cephesi kurucusu ve lideri oldu. Para, silah ve militan
desteğini Bağdadi’den aldı.
Cevlani, IŞİD’e 2013’te bağlılığını söylese de, 2016 yılında bu örgütle ilişkisine
son verdiğini açıkladı. El Kaide ile irtibatını sürdürdü. Örgütünün adını
önce Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata “Şam Fethi Cephesi” ve sonra Tahrir el Şam olarak değiştirdi.
ABD, gerek bu örgütleri ve gerekse Cevlani’yi terörist listesine aldı. (Türkiye,
Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler de bu kararı aldı.)
Gelelim asıl mesele…
DEVLET KANALI
PBS (Public Broadcasting Service)…
Amerikan devletinden mali destek alan medya kanalı, 1970 yılında yayına
başladı.
Kanalın “Frontline” (Cephe) adlı araştırma- belgesel programı var. 17 Ocak
1983’den beri 39 sezondur yayında… Yaptığı haberler Pulitzer ve Emmy
ödülleri aldı.
Üşenmedim… Frontline’nın yaptığı 750 programın konularına tek tek baktım.
CIA’nın örtülü operasyonlar yaptığı ülkelerin “belgesel haberlerini” yapmıştı;
Küba, Nikaragua, El Salvador, Panama, Afganistan, Somali, Irak, İran, Yemen,
Libya, Suriye gibi liste uzun…
Dün Irak’ta yaptığı “kitle imha silahları” haberini bugün İran için söylüyor…
El Kaide, IŞİD hep gündeminde…
Uzatmayayım:
Programın muhabiri Martin Smith şubat ayında Suriye İdlib
vilayetinde Cevlani ile buluştu; röportaj yaptı…
“Gazetecilik başarısıdır” gibi sözlerin benim için geçerliliği yok… Neler
oluyor; Amerikan devlet kanalı Cevlani ile neden görüştü?
Her defasında IŞİD’e karşı PKK/PYD’yi desteklediğini söyleyen ABD yön mü
değiştiriyor? Washington, Suriye’de El Kaide’yi ekibine dahil mi ediyor?
En başa mı döndük; ABD, Sovyetler Birliği yerine bu kez Rusya’ya karşı
yine din kozunu mu kullanacak?
Afganistan’ı Suriye’ye taşıma niyetinde oldukları açık değil mi?
sözcü
