Irak Hükümeti ile Haşdi Şabi Arasındaki Gerilimlerin Tekrarlanması

rasthaber
Rasthaber –  Son günlerde Mustafa El Kazımi hükümeti ve Haşdi Şabi
güçleri arasında bir kez daha gerilim yaşandı. Bu gerilim, Haşdi Şabi’nin
tanınmış komutanlarından Kasım Müslih’in Irak başbakanlığı emri altında
faaliyet gösteren özel kuvvetler tarafından tutuklanması sonrası başladı.

Aslında bu durum, Kazımi hükümeti ile Haşdi Şabi arasındaki
ilk gerilim olayı değildir.Mustafa El Kazımi Başbakanlık görevini üstlendikten
sonra, Irak gönüllü güçleri Haşdi Şabi 
örgütü başkanı Falih El Feyyaz’ı ziyaretinde bu örgütün kıyafetlerini
giymiş, Haşdi Şabi’yi  Irak halkı ve
toplumu için onur kaynağı olduğunu vurgulamıştı.  Ancak son bir yıl içerisinde bir kaç sefer hükümeti
ve Haşdi Şabi arasında gerilimler yaşandı.

Burada sorulması gereken soru şu ki, El Kazımi ile hükümet
arasındaki bu gergin ilişkilerin nedenleri nelerdir?

İlk olarak, bu gerilim Mustafa El Kazımi ve ekibinin Haşdi
Şabi halk seferberliği örgütüne ilişkin düşünceleriyle ilişkilendirilmelidir.
Çünkü El Kazımi komutasındaki güçlerin eylemleri onun doğrudan emriyle
yürütülmektedir. El Kazımi’nin davranış biçimi öyle ki,  Haşdi Şabi’nin Irak güvenlik yapısının bir
parçası olmasına rağmen, sanki bu örgütü zayıflatmak ve konumunu geriletmek
istiyor. Görünen o ki El Kazımi Irak’ın Erdoğan’ı olmak istiyor. Recep Tayyip
Erdoğan da  iktidara geldikten sonra
askeri makamların konumlarını zayıflatmak istemişti.

Düşünsel olarak Haşdi Şabi örgütü direniş zihniyetine
sahiptir.  Bu bağlamda Haşdi Şabi Irak’ın
içişlerine yönelik dış müdahalelere karşı çıkıyor ve ABD birliklerinin Irak’tan
çekilmesinin peşindeki en önemli yapı da sayılıyor.  Bu arada Mustafa El Kazımi ve hükümeti ne
direniş düşüncesine inanmakta ne de ABD birliklerinin çekilmesini
desteklemektedir. Buna göre, Mustafa Kazemi hükümeti son bir yılda Irak parlamentosunun
Amerikan askerlerinin geri çekilmesine ilişkin kararını uygulamayı reddetti ve
bu güçleri Anbar’daki Aynel Esad üssündeki tahkimatlarını da güçlendirmeye
çalıştı.

***

Bir diğer mesele ise, El Kazımi ve destekçilerinin
algısıdır. El Kazımi ve ekibi,  Haşdi
Şabi’yi zayıflatma ve ortadan kaldırılmasının Irak güç yapısı içindeki konumunu
güçlendirebileceğini düşünüyor. Irak parlamento seçimlerinin önümüzdeki 10
Ekim’de yapılması planlanmıştır. El Kazımi, Irak direniş gruplarının onun
başbakan olarak göreve devam etmesini desteklemediklerinin çok iyi farkındadır.
Bu nedenle, Kazımi ve destekçileri, Haşdi Şabi’yi sivil aktivistlerin
öldürülmesini emrettiği suçlaması şeklinde yaftalayarak, Irak’taki iktidar
ilişkilerindeki konumunu geliştirmek için Irak’taki bu popüler örgütün sosyal
statüsünü düşürmeye çalışıyorlar.

Bağdat hükümeti ile Haşdi Şabi arasındaki ilişkilerde
gerilimlerin ortaya çıkması ve devam etmesindeki bir diğer önemli faktör de ABD
politikasıdır. Amerika, halk ayaklanmasına karşı komplodan yararlanan tek ülke
çünkü Washington Irak’taki güçlerinin varlığını sürdürmekte ısrar ediyor. Bu
bağlamda işgale direnebilecek tek engel de Haşdi Şabi örgütüdür.

 Böylelikle, Amerika
algı savaşında bu örgütü yaftalayıp itham ederek  Bağdat hükümeti ile ilişkilerinde gerginliğin
tırmanmasını da destekliyor, hatta El Kazımi’yi baskıyı arttırmaya teşvik
ediyor.

 Haşdi Şabi
komutanlarından Kasım Müslih’in tutuklanması ise, Iraklı direniş gruplarının
ABD birliklerinin ülkeyi terk etmeleri için ültimatomun sona erdiğini
açıklamasından birkaç gün sonra gerçekleşti.

Irak Direniş Güçleri Koordinasyon Merkezi geçen Pazar günü,
Amerikalı işgalcilerinin ülkeyi terk etme süresinin sona erdiğini ve ABD askeri
merkezlerine yönelik saldırıların yoğunlaşacağını bildirdi. Kasım Müslih ise
bir kaç gün sonra yani Çarşamba günü tutuklandı.  

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın