raporundaSSiyonist rejimin 1948 yılında işgal altındaki topraklarda yaşayan
Filistinlilere karşı aşırı güç kullandığını, yerleşimcilerin ve silahlı
çetelerin bu vatandaşlara yönelik saldırganlığının ırkçı İsrail’in resmi
güvenlik kurumları tarafından desteklendiğini kaydetti.
BM yetkilisi işgal altındaki topraklarda yaşayan tüm
vatandaşlar için İsrail’in tam ve eşit desteği çağrısında bulunarak şunları
söyledi: “Son haftalarda protestolar sırasında aşırı sağ grupların şiddeti
ve İsrail güvenlik görevlilerinin aşırı güç kullanımı, Filistin vatandaşlarına
yönelik en kötü şiddet türlerine yol açtı. “dedi.
Siyonist rejimin 1948’de işgal altındaki topraklarda yaşayan
Filistinlilere yönelik suç teşkil eden eylemlerine ilişkin yeni BM raporu,
işgal altındaki Filistin bölgesindeki son gelişmeler dikkate alındığında
anlamlıdır.
Siyonist rejimin; Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Gazze
Şeridi’ndeki Filistinliler için Mescid-i Aksa’yı kısıtlaması ve Filistinlileri Doğu
Kudüs’teki mahallelerinden çıkarma konusundaki yasadışı ve gayri insani
eylemlerine karşı genel ayaklanmanın meydana gelmesi Tel Aviv’deki üst düzey
siyasi ve güvenlik yetkililerini dehşete düşürdü.
Bu önemli gelişmeden önce, 1948 topraklarında yaşayan
Filistinlilerin, 1967 topraklarında yaşayan diğer Filistinlilerle bu düzeyde
bir ilişki kurması emsalsizdi.
Bu konudaki en önemli nokta, Filistin’deki Lod kentinde
Filistin halkının kıyamıydı öyle ki Lod Belediye Başkanı 12 Mayıs’ta şehrin
kontrolünün tamamen kaybedildiğini ve sokakların Filistinliler ile işgalci
siyonistler arasında bir iç savaşa tanık olduğunu duyurdu. Belediye Başkan, Netanyahu’dan durumu kontrol etmek için
ordunun bu kente gönderilmesini istedi. Silahlı işgalci Siyonistler, polis
güçleri ve siyonist ordunun desteğiyle 1948 yılında bu şehirde ve işgal
altındaki diğer bölgelerde Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri
gerçekleştirdi.
Gazze’de son 12 gün süren savaşın ardından, işgal altındaki
Filistin’in çeşitli yerlerinde Filistinlilere karşı bu eğilim sürdürülüyor. Bu
bağlamda BM raporu, aşırılık yanlısı siyonist grupların sosyal ağları ve kitle
iletişim araçlarını kullanarak Filistinlilere karşı nefreti, şiddeti ve onlara
karşı silah kullanımını teşvik ettiğini belirtiyor.
BM İnsan Hakları Konseyi ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri
Michel Bachelet, siyonist rejimin Filistinlilere yönelik insanlık dışı ve
yasadışı eylemlerini defalarca kınadı. Bu bağlamda, Bachelet geçen hafta işgalci
siyonist rejimin Filistin direniş gruplarıyla 12 günlük savaşı ve Gazze
Şeridi’ne yönelik canice saldırılarla ilgili bir raporda, işgal altındaki
Filistin’deki düşmanlıkların artmasına atıfta bulundu ve Filistinlilerin yakın
zamanda Şeyh Cerrah Mahallesi’nden kovulmasının ve işgal askerlerinin Mescid-i
Aksa’ya konuşlandırılmasının son zamanlardaki gerilimi körüklediğini vurguladı.
İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki sivil bölgelere yönelik saldırılarına
atıfta bulunan Bachelet, “İsrail Gazze’deki silahlı grupları bombaladığını
iddia ediyor, ancak saldırıları sivillerin ölümüne ve yaralanmasına neden oldu.
Gazze’de yıkılan sivil tesislerin herhangi bir militan grup tarafından
kullanıldığına dair herhangi bir kanıt görmedik.’’ dedi.
Siyasal Bilimler Uzmanı Ahmad Ebuzahri, “İsrail
Filistinlilere karşı geniş çaplı bir savaş başlattı ve bu eylemler direnişten
ve Filistin halkından yaygın bir tepki aldı” dedi.
topraklarda Filistinlilere karşı suç eylemleri o kadar şiddetli ve haksızdır
ki, bu suç İsrail rejimine karşı küresel bir dalga yaratmış ve son BM
raporlarında onu eleştirerek ve kınayarak tescil etmiştir.
Parstoday
