Zirve Öncesi; ‘ABD, SBK Holding’den Parasını İstiyor’

rasthaber
Rasthaber –  ABD’nin, firari Sezgin
Baran Korkmaz’ın şirketi SBK Holding’den, ülkeden kaçırılan 130 milyar doları
istediği iddia edildi. Sözcü gazetesi yazarı Serpil Yılmaz, bugünkü köşesinde
yer verdiği iddiayla ilgili, “ABD; SBK Holding USA yöneticisi Dermen ve Mega Varlık
Yönetim şirketi kurucularından Jacop Kingston’un Türkiye’de SBK Holding’e
yaklaşık 130 milyon dolar aktardığını ileri sürüyor. Bu para isteniyor”
değerlendirmesini yaptı.

Serpil Yılmaz’ın yazısı
şöyle:

Bugünden sonra
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe
Biden’ın 14 Haziran NATO Zirvesi sırasında yapacağı ilk yüz yüze görüşmeyi
“kara para zirvesi” diye mi okuyacağız?

Bir ucunda Türkiye’nin
Rusya’dan teslim aldığı Rus savunma füzesi S-400’lerin “müzakare” edileceği,
öbür ucunda Amerika’da açılan Halk Bankası davası olan Türkiye’nin iç politika
ve varlık satışlarını kapsayan bir dosya ortaya çıkarsa şaşmamak gerek.

ABD Hazinesi, Türkiye’de
kurulu SBK Holding ve Mega Varlık Yönetim şirketleri üzerinden ülkeden kaçırılan
130 milyon doları istiyor.

Bunu nereden mi
anlıyoruz? Tek bir kare fotoğraftan…

Erdoğan-Biden görüşmesine
geri sayımın sürdüğü şu kritik günlerde; Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)
davasının firari sanığı Dr. Yalçın Ayaslı, sosyal medya hesabından paylaşımda
bulunuyor.

Ayaslı eşi ve meslektaşı
Dr. Serpil Ayaslı’nın da aralarında olduğu “dosthane” çerçevede yapıldığı
izlenimi veren fotoğrafın altına şu notu düşüyor:

“Sayın Washington
Büyükelçimiz Hasan Murat Mercan, Concord Massachusets’te ziyaretimize geldi.
Tanışmaktan mutlu olduk. Türk-Amerikan ilişkilerinin zorlu bir dönemden geçtiği
bu zamanda görevinde başarılar dileriz.”

Büyükelçi Mercan’ın
ziyaretinin; ABD’de ve Türkiye’de SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz
ile Amerikalı bilim insanı ve yatırımcı Dr. Ayaslı arasında ABD’de ve
Türkiye’de karşılıklı davalar sürerken gerçekleşmesi dikkat çekiyor.

Ayaslı 2017 yılında
havacılık şirketi Borajet’i SBK Holding’e satmıştı.

Korkmaz bu satış
sürecinde belirlenen şirket değerinin düşük gösterildiğini ve 100 milyon dolar
alacaklı olduğu iddiasıyla Ayaslı’ya dava açmıştı.

Ayaslı’nın da Kormaz
aleyhine açtığı “nitelikli dolandırıcılık” 
davaları sürüyor.

Amerika’daki yaşamına
geri dönen Ayaslı’nın Türkiye’ye gelememesinin nedeni bu değil, Borajet’in
kurucuları arasında yer alan FETÖ davasından aranan sanıklarla
ilişkilendirilmesi.

Kaldı ki, Ayaslı’nın
Türkiye’de iş yaptığı kişiler arasında bile halen FETÖ soruşturması nedeniyle
yurtdışı yasağı sürenler var.

Amerika’daki bahçe
buluşmasında Mercan bu konulara girdi mi bilmiyoruz…

Ayaslı Borajet satışıyla
karşı karşıya geldiği Korkmaz’la ilgili Amerika’da “Rico’nun (çete) ihlal
edilmesi” olarak anılan “Dolandırıcılık ve Yolsuzluk Etkisindeki Örgütler”
davası da açtı.

Türkiye’de kamuoyu
Amerikan şirketi Motorola’nın 2002 yılında Uzan Ailesi’ne ait Telsim’den 1.8
milyar dolar alacağı için açtığı Rico Davası ile tanışmıştı.

Bir yanda İran
ambargosunu deldiği iddiasıyla süren Halkbank davası, öbür yanda Rico davası…

ABD ile Türkiye
arasındaki gerginlik birdi, iki oldu diye düşünebilirsiniz, ya da bu meseleye
iki yatırımcı arasındaki bir konu olarak bakabilirsiniz…

Ama öyle değil.

Çünkü Borajet’i satın
alan SBK Holding USA ve Mega Varlık Yönetim şirketinin, Amerikan Hazinesi’ni
dolandırmaktan suçlu bulunan Jacob ve Isaiah Kingston kardeşler ile Lev Aslan
Dermen (Levon Termendzhyan) ile yolları çok yerde kesişiyor.

ABD; SBK Holding USA
yöneticisi Dermen ve Mega Varlık Yönetim şirketi kurucularından Jacop
Kingston’un Türkiye’de SBK Holding’e yaklaşık 130 milyon dolar aktardığını
ileri sürüyor.

Bu para isteniyor.

Şimdi burada hukuk
çevrelerinden duyumumu paylaşacağım.

Hani hakkında Mali
Suçları Araştırma Kurumu (MASAK) tarafından soruşturma yürütülen Korkmaz neden
4 Aralık 2020 günü İçişleri Bakanlığı’na gitti diye soruluyor ya…

Ve bir gün sonra elini
kolunu sallaya sallaya İstanbul Havalimanı’ndan ailesiyle yurtdışına çıkması
açıklanamıyor…

Ardından 28 Aralık
tarihli MASAK raporuna dayanılarak, Sezgin Baran Korkmaz’ın da aralarında
olduğu 19 kişi hakkında “kara para aklama, mal ve hizmet alımı olmadan yüksek
tutarda para transferleri yapmak” suçlamalarıyla yürütülen soruşturma
kapsamında operasyon başlatılmıştı.

Bu operasyonda yalnızca 1
kişinin tutuklandığı haberleri medyaya yansıdı.

Bu seride karşımıza suç
örgütü lideri Sedat Peker çıkıyor ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun
Korkmaz’a şirketini satın aldığı bir işadamını işaret ederek “Ondan 45 milyon
dolar alacağını isteme, üstünü çiz” diye sesleniyor.

Sözü edilen işadamının
merhum işadamı Vehbi Koç’un damadı, Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan
Kıraç olduğu yazılıp, çizildi; kimse de inkar etmedi.

Nitekim Korkmaz, yalı
komşusu Rahmi Koç’un vasıtasıyla Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan
Kıraç ile tanıştı.

SBK, Kıraç’ın Koç
Holding’in eski Dış Ticaret Müdürü Claude Nahum ve eski Tofaş Genel Müdürü Jan
Nahum kardeşlerle İsviçre’de ortak olduğu Hexagon Mühendislik’in ana hissedarı
oldu.

Planda SBK; Kıraça
Holding şirketlerinden Karsan Otomotiv’de payı olan tasarım firması
Hexagon’daki ortaklığa yatırım yapacak ve elektrikli otomobil üreteceklerdi.

Ortaklar anlaşamadı,
fabrika işi yatmakla kalmadı; hesaplar karıştı.

İnan Kıraç’ın bu
çıkmazdan kurtulmak için Ankara’dan (Cumhurbaşkanlığı) destek istediği ileri
sürüldü.

Korkmaz’ın Türkiye’de 130
milyon doları ABD Hazinesi’ne geri ödeyecek parası olduğunu söyleyen bir
kaynağım “Türkiye bu parayı vermiyor, nedenini araştırın” diyor.

Türkiye’deki mahkemeler
ortada “kara para trafiği” olduğunu karara bağlamadan böyle bir para ABD
Hazinesi’ne gönderilebilir mi?

Barış Terkoğlu’nun
Cumhuriyet’te kaleme aldığı 7 Haziran tarihli yazısında, 21 Mayıs 2021 günü
İstanbul 10. İcra Müdürlüğü’nde satışı yapılan 3 yalının haberi veriliyordu.

Toplam üçünü de Bugaraj
Elektronik Ticaret ve Bilişim Hizmetleri A.Ş almış. Terkoğlu’nun yayımladığı
“açık artırma” belgelerine göre yalılardan her biri, 52-25-40 milyon lira
bedelle satılmış.

Bugaraj adına kim yaptı?
İmzalara bakarsanız Alacaklı Vekili Av. Azat Ekinci, Borçlu Vekili Av. Orkun
Akdemir…

Açık artırma ile satılan
yalıların Ayaslı’nın ailesine ait olduğunu kaydediyor.

Ayaslı da “helalleşmiş”
mi anlamadım!

Amerika ne parasının ne
de aradığı adamın peşini bırakır; bunu bilirim…

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın