artışların geleceğini öne sürdü.
Türkmen’in, “Emlak Vergisi’nde fahiş artışlar
yolda” başlığıyla kaleme aldığı yazısından satırbaşları şöyle,
“Bugün sizlere, milyonlarca Emlak Vergisi mükellefinin
2022 yılından itibaren ödeyeceği Emlak Vergisi tutarlarının 3-5 kat artması
sonucunu doğuracak işlemlerin başlangıcını teşkil eden, yeni Takdir Komisyonu
kararlarından bahsetmek istiyorum. Takdir Komisyonları, 2022 yılından itibaren
esas alınacak arsa ve arazilere ait asgari ölçüde birim değer tespitini
tamamladılar. Bu değerler, 2022 yılı Emlak Vergisi matrahının tespitinde esas
alınacak; 2023, 2024 ve 2025 yıllarında bu değerler her yıl yeniden değerleme
oranının yarısı kadar artırılarak uygulanacak.
Mart 2020’den bu yana pandemi nedeniyle özellikle işyeri
kira geliri elde eden mülk sahiplerinin tam ve kısmi kapanma dönemlerinde bazı
aylar hiç kira geliri elde edemediklerini, bazı aylarda da yarım kira uygulamak
zorunda kaldıklarını, halen de durumun normalleşemediğini dikkate almamız
gerekmektedir. Ayrıca pandeminin etkisi ile hane halkı gelirlerinde ciddi
azalma olduğunu unutmamamız gerekmektedir. Son 3 gündür özellikle büyük
şehirlerde yaşayan mülk sahibi okurlarımdan, yeni belirlenen vergi değerlerinin
fahiş olarak belirlendiğine ilişkin mailler aldım. Yeni belirlenen vergi
değerlerinin %100’den %350’ye ulaşan oranda fahiş olarak belirlendiğini gösteren
bir örnek yer almaktadır.
7061 sayılı Kanun ile Emlak Vergisi Kanunu’na eklenen geçici
23. madde ile yapılan takdirleri sınırlamıştır. Söz konusu geçici madde, Takdir
Komisyonları’nca 2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen birim değerlerinin,
2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sini aşması durumunda; 2018
yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için
uygulanan birim değerlerinin %50 fazlasının esas alınmasını sağladı. Böylece
vergi değerlerindeki artış %50 ile sınırlandırılarak, milyonlarca dava açılması
engellendi.
Gerçekleşen yeniden değerleme ve enflasyon oranlarını ve
özellikle pandemi sürecini hiç dikkate almadan, tamamen gelir hedefi ile belirlenen
afaki ve fahiş değerlemelerin önüne geçmek iktidarın görevidir. Benim önerim;
vergi değerlerinin 2021 yılına kadar her yıl yeniden değerleme oranının yarısı
kadar artırılarak, ulaşılan değerin %25 fazlası ile sınırlandırılmasına ilişkin
yasal düzenleme yapılmasıdır.”
