hapiste kaldıktan sonra Nijerya mahkemesi tarafından beraat ettirildi ve
nihayet geçen Çarşamba günü serbest bırakıldı.
Nijerya hükümet yetkilileri, Kaduna eyaleti yüksek
mahkemesinin tüm suçlamalardan beraat ettirmesinin ardından Şeyh Zakzaki ve
eşini serbest bıraktı. Karar, bu dönemde Nijerya polisi ve siyasi yetkililerin
yaptığı iddiaların asılsız olduğunu ve Nijerya İslami Hareketi lideri ve eşinin
uydurma suçlamalarla altı yıl hapis yattığını gösterdi.
Şeyh Zakzaki, eşi ve çocuklarından biri, Aralık 2015’te
Nijerya ordusu ve polisinin, erbain töreninin yapıldığı Zaria şehrindeki evine
ve hüseyniyesine düzenlediği baskında tutuklandı. Saldırıda Şeyh Zakzaki’nin 3
oğlu da olmak üzere yaklaşık 2 bin Nijeryalı Şii öldürüldü. Nijerya İslam
Hareketi liderinin diğer üç çocuğu ise bu olaydan bir yıl önce 2014
Uluslararası Kudüs Günü’nde polis tarafından vurularak öldürülmüştü.
Şeyh İbrahim Zakzaki, Nijerya ordusu ve güvenlik güçlerinin
Begiyyetullah Hüseyniyesi’ne düzenlediği saldırıda ağır şekilde yaralandı ve
yaralarının ciddiyeti nedeniyle bir gözünü tamamen kaybetti ve diğer gözü ise
körlük eşiğine geldi.
Nijeryalı haber kaynakları, son sekiz saatlik duruşmada Şeyh
Zakzaki ve eşinin kamu düzenini bozma ve yasadışı toplantı düzenlemek de dahil
olmak üzere sekiz suçlamadan hakim tarafından beraat ettirildiğini belirtti.
Nijeryalı Şiiler Üzerindeki Baskının Perde Arkasında Suudi
Arabistan Var
Nijerya, nüfusunun yarısından fazlası (yaklaşık 170 milyon)
Müslüman ile Afrika kıtasının en kalabalık ülkesidir ve ülkedeki Şiiler,
tahmini 10 milyon ile Afrika kıtasındaki en kalabalık Şii grubudur.
Hristiyanlar ise bu Afrika ülkesinin nüfusunun yarısından azını oluşturuyor.
Nijerya, Vahhabi düşüncesinden güçlü bir şekilde etkilenen
ülkelerden biridir ve Suudi Arabistan her zaman Selefi İslam ve Vahhabi
eğilimlerini bu ülkede güçlendirmeye çalışmıştır. Nijerya’da terör örgütü
“Boko Haram”ın ortaya çıkışı da yine bu doğrultudadır.
Nijerya hükümeti, özellikle son yıllarda Suudi Arabistan
gibi ülkelerle siyasi ve ekonomik bağlarını genişletmiş, Nijerya ve
müttefiklerinin mali yardımlarından yararlanmak için birçok politikasını
Vahhabi çıkarları doğrultusunda formüle etmiştir.
Londra Siyaset Bilimi ve Ekonomi Okulu Ortadoğu Merkezi’nde
profesör olan Medavi bin Muhammed el-Raşid bu konuda şunu söylüyor:
“Nijerya ve komşu ülkelerdeki Boko Haram gibi Afrika’da terörist grupların
mantar gibi çoğalması, Suudi hükümetinin doğrudan lojistik, mali ve silah
desteğiyle mümkün oldu.”
Fransa Haber Ajansı AFP, Riyad’ın dünyadaki Şiilere yönelik
saldırıları desteklediğini açıkça bildirmişti.
Son yıllarda Nijerya’da Şiilerin büyümesinin ardından,
Selefi grup “Azale”in Nijerya’ya karşı Şii karşıtı propagandası da
arttı. Bu grup birçok kez Zaria’daki askeri baskıyı açıkça destekledi ve hatta
Nijeryalı Şiilere karşı daha sert önlemler alınması çağrısında bulundu.
Bu şartlar altında, Nijerya İslam Hareketi lideri Şeyh
Zakzaki ve eşi, Abuja hükümeti tarafından altı yıl boyunca yasadışı olarak
gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılsa da, Nijerya’daki Vahhabi planları
ve Suudi yetkililerine itaati nedeniyle Nijerya’nın Şiileri üzerindeki baskı
devam ediyor.
