Merhum İmam (r.a) Nereden Biliyordu?

GİRİŞ: 02.10.2023 12:36      GÜNCELLEME: 02.10.2023 12:36
Rasthaber -   İmam (r.a.) şöyle buyurmuştur: "Güçlülerin çıkardığı seslerden korkmayın, çünkü bu yüzyıl, Allah'ın izniyle, mazlumların müstekbirlere, hakkın batıla karşı zafer kazandığı yüzyıldır.’ İmam başka bir mesajında da İslam'ın dünyanın önemli kalelerini birbiri ardına fethedeceğini temin ediyor.

Hüseyin Şeriatmedari kaleme aldığı makalesinde şunları yazdı:

“Bu, İmam Humeyni’nin (r.a) 1985 yılı Aralık ayında Peygamber’in (s.a.a) ve İmam Sadık’ın (a.s) doğum gününde yaptığı konuşmadır.

İmam şöyle buyurmuştur: “Bugün beyan etmek istediğim şey şudur; Hz. Muhammed’in (s.a.a) doğumunda bazı olaylar yaşanmıştır ve bu olaylar, hem bizim rivayetlerimize hem de Ehlisünnet rivayetlerine göre ender görülen olaylardır. Bu olayların ne olduğu hususunda bu konuların araştırılması gerektiğini düşünüyorum.

Bu olaylardan bazıları, Kisra Sarayı’nda on dört sütununun yıkılması ve Farsların ateş tapınaklarının bin yıldan beri hiç sönmeden yanan ateşlerinin sönmesi ve putların yere devrilmesidir. Peki sizce de bu zulüm sarayının on dört sütununun yıkılması, yani bu işin 14. Yüzyılda ya da 14 asır sonra gerçekleşeceği anlamına gelmiyor mu?

2- Peygamber (s.a.a) doğduğu zaman Kisra Sarayının on dört sütununun yıkılması, Farsların tapınaklarının ateşlerinin sönmesi ve putların yere devrilmesi, o günden bugüne kadar defalarca tarihçiler tarafından anlatıldı ve yazıldı. Ancak İmam’ın (r.a) bu olayı yorumlaması ve zulüm ve tahakküm rejiminin 14. Yüzyılda (şu an içinde bulunduğumuz yüzyıl) çökeceğinin haberini vermesi, sadece İmam r.a) tarafından dile getirilmiştir. Başkalarının göremediği ama onun gördüğü şey neydi? Ona kim haber vermişti?! İmam’ın (r.a) tahmini, dayatılan savaşın ve küçük ve büyük dünya güçlerinin yeni doğmakta olan İslam devrimine yönelik kapsamlı saldırılarının zirveye ulaştığı Aralık 1985 ile ilgilidir. Bütün deliller sistemin çöktüğünü gösteriyordu ama Aziz İmam (r.a) savaş ateşinin ve dumanının arkasında uluslararası zulüm ve tahakküm sisteminin çöktüğünü haber veriyordu!

Tıpkı Hafız’ın şiirinde dediği gibi: “Bu, bir arifin kimseye söylemediği Hakk’ın sırrıdır, ama hayretler içerisindeyim ki meyhaneci bunu nereden duymuş olabilir?”

3- Etrafınıza bir bakın! Tahakküm sisteminin çöktüğünü görmüyor musunuz? İmam’ın (r.a) defalarca dile getirdiği tarihin büyük dönüşü gerçekleşmiyor mu? İran’ın en bariz düşmanları da bu büyük gelişmeyi endişeyle dile getiriyorlar.

Binyamin Netanyahu, Mayıs 2011’de ABD Kongresi'ndeki konuşmasında endişeyle şunları söylüyor: “6 ay önce bu tribünün arkasında durarak nükleer İran tehlikesi konusunda uyarıda bulundum. Şimdi başka bir zaman. Bugün Suudi Arabistan'ın Hayber Boğazı'ndan Fas'ın Cebelitarık Boğazı'na kadar her yeri sarsan derin bir dönüşüm yaşanıyor.

Bu deprem ülkeleri sarstı, hükümetleri parçaladı ve hepimiz bu dalgalanmalara şahit olmaya devam ediyoruz. Bizim dünyayı yönetme şeklimize karşı çıkan güçlü bir gücün var olduğunu kabul etmeliyiz. Bu güçlü gücün başında Humeyni ve Hamanei'nin İran'ı var.

Ben sizi, tarihin menteşesinin (HISTORY HINGE) döndüğü konusunda uyarıyorum. İran'ı ve tehlikesini görmezden gelenler başlarını kuma gömdüler.”

ABD eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski, Jimmy Carter, Gerald Rudolph Ford, George Bush ve Barack Obama yönetimlerinin ulusal güvenlik danışmanları James Jones ve Brent Scowcroft'un katılımıyla düzenlenen ve David Petraeus (CIA Başkanı), Tamir Pardo (Mossad Başkanı) ve John Sawers’in (MI6 başkanı) de bulunduğu yıllık "Atlantik" toplantısında şunları söyledi:

“Eski Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra dünya tarihi bir dönüm noktasındadır. Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki kapsamlı gelişmeler, Amerika ve Avrupa'daki beklenmedik olaylar bunun işaretleridir. Karmaşık bir meydan okumayla karşı karşıyayız ve tarih rotasını değiştiriyor. İran bu meydan okumada önemli bir rol oynuyor ve bu ülkeye yapılacak bir askeri saldırı felaket olur.”

 Daha bunun gibi açıklanması çok uzun sürecek yüzlerce belge bulunmaktadır.

4- İmam (r.a) şöyle buyuruyor: “Cesurca iddia ediyorum ki, İran milleti, Resulullah'ın (s.a.a) hükümeti dönemindeki Hicaz milletinden ve İmam Ali ve İmam Hüseyin’in (a.s) hükümeti dönemindeki Kûfe ve Irak milletinden daha iyidir."

İmam (r.a) aynı zamanda şunu vurguladı: “Güçlülerin çıkardığı seslerden korkmayın, çünkü bu yüzyıl, Allah'ın izniyle, mazlumların müstekbirlere, hakkın batıla karşı zafer kazandığı yüzyıldır.’ İmam (r.a) başka bir mesajında da İslam'ın dünyanın önemli kalelerini birbiri ardına fethedeceğini temin ediyordu.

Şimdi İmam'ın (r.a) İran'ın aziz halkı hakkındaki görüşünü teyit eden onlarca örnekten üçüne dikkat edin! Bu örneklerden bazılarını daha önce Keyhan Gazetesindeki yazılarda aktarmıştık.

Birincisi: 1410 yıl önce Peygamber (s.a.a) Cuma hutbesi için ayakta dururken tellal birden yüksek sesle bir Yemen ticari konvoyunun Medine'ye geldiğini söyledi. Birçok kişi Peygamber’in (s.a.a) kıldırdığı Cuma namazını bırakıp kervana doğru koştu. Cuma Suresinin şu ayeti bu konuyla ilgilidir: “Onlar bir kazanç veya bir eğlence gördüklerinde, seni ayakta bırakarak oraya yöneldiler. De ki: "Allah katında olan, eğlenceden de kazançtan da hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en iyisidir."

İkincisi: 15 Mart 1985, yine bir Cuma günü ama bu defa Tahran’da. Saddam birkaç gün önce Tahran'da cuma namazını bombalayacağını açıklamıştı. Cuma namazına her zamankinden daha kalabalık bir halk katılmıştı. Yanlarında çocuklarını da getirmişlerdi. İnkılabın yüce Rehberi (o dönem cumhurbaşkanıydı) namazın ikinci hutbesini okuyordu. Bir anda kalabalığın arasında bir bomba patladı ve şehitlerin etleri, derileri ve kanları etrafa saçıldı. Bir anda kalabalığın içinden “Allahu Ekber” feryatları, “Hüseyin, Hüseyin sloganımız, şehadet iftiharımızdır” sloganları göğe yükseldi ve Cuma İmamı dimdik ayakta duruyordu ve merhum Murtazaifer onu kürsüden ayırmak için elini çekiyor ancak İmam Hamanei oradan ayrılmıyordu.

Şehit ve yaralıları nakletmeye giden birkaç kişi dışında kimse yerinden kıpırdamıyordu. İlkindi namazı sırasında Irak uçakları geldi, korkunç bomba sesleri ve uçaksavar sesleri havada yankılanıyordu. Ama öyle bir atmosfer vardı ki sanki hiçbir olay yaşanmıyordu. O gece İmam (r.a), halkın duruşu ve cesaretini, Tahran Cuma İmamı Ayetullah Ali Hamanei'nin metanetini takdir etti.

Üçüncüsü: Malik üzgün, çünkü Ali’yi gücünün zirvesinde zulme uğrarken görüyor. Gözlerinden akan yaşları siliyor, yavaşça Ammar'ın yanına gidiyor. "Keşke Ali'yi (a.s) insanların onun kıymetini bilecekleri, onun yolunu ve adetlerini ön planda tutacakları bir döneme götürebilseydik” diyor. Ammar, Malik'i teselli ediyor ve şöyle diyor: “Arzu ettiğin o günler yaklaşıyor.

Resulullah’tan (s.a.a), henüz doğmamış ve annelerinin karnında olan ve arzu ettiğin o gün gelince Lebbeyk diyerek gelecek olan kişilerin vasfını duydum. Onlar “Ben” ve “Bizden” geçmiş insanlar. Ne kafalarından bir menfaat var ne de kalplerinde bir gam ve keder, kalpleri sadece hakiki Muhammedi İslam’a bağlı. Ali’yi (a.s) imamları ve yol göstericileri olarak biliyorlar. Onlar tahakküm ve zulüm rejiminin karanlık çatısını kırıp yeni bir plan yapanlardır.

İşte Peygamber’in vaat ettiği ve gelecek olan o gün, Ali’nin vefatını İslam’ın sonu olarak gören haramiler dehşete kapılarak İmam Zaman’ın (a.f) yaranlarıyla savaşmak için ayağa kalkacak, “Küfür tek millettir” sözünün örneği olarak tüm yaranlarını çağıracak ve her taraftan onlara koşacaklardır.  Cemel, Sıffin ve Nehrevan bir kez daha tekrarlanacak ama bu defa ne Cemel’deki gibi Nakisilerin (Sözünü bozanlar) ayakta duracak gücü olacak ne Sıffin’deki gibi yalan mızraklarından yara alınacak ne de Nehravan fitnesi yüzünden yoldan geri kalınacaktır. Şeytan, insan ve cin ordularına kükreyecek ve şöyle bağıracaktır: "Neden oturuyorsunuz?! İslam bir kez daha tarihin çitlerini aşarak 1400 yıl sonra yeniden sahalara geldi.”

5- Bu aynı zamanda İslam İnkılabı Rehberi’nin açıklamalarının bir parçasıdır. Bu, tahakküm sisteminin çöküşünü vaat eden gerçeklerden doğan bir bakıştır. Okuyunuz!

Bugün dünyada, dünyanın iki siyasi ve ekonomik kutbu olan Doğu Kutbu ve Batı Kutbu’ndan Doğu Kutbu neredeyse çöktü ve bugün dünyada Doğu Bloku diye bir şey yok. Kimse buna inanmıyordu. İslam'ın yayılma ve nüfuz çemberi çok daha ileriye gidecek ve insanlık yakın bir gelecekte Batının ve tahakküm kültürünün hegemonyasının ve insanlığa hükmeden değerlere karşıt olan hegemonyasının parçalanacağına şahit olacak diyorum ve bugün Batı bloğu adına dünyaya zulmeden şey de parçalanıp yok olacaktır. Bu da İslam'ın bereketlerinden biridir.”

YORUMLAR

MUHAMMED ALİ 1 yıl önce
🤲 BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM🤲 Selam olsun İMAM HUMEYNİ'YE(R.A)ki, O PEYGAMBER EFENDİMİZİN (S.A.A) ilahi vadini gerçekleştiren lider oldu ve ÖZ MUHAMMEDİ İSLAM DİNİ, ZUHUR'A kadar kesintisiz olarak İRAN'DA İSLAM'IN ANA KALESİ VE ANA KARARGAHI OLACAKTIR... 🙂🤲🤝🌹🇮🇷✌️🧿 🤜🔥🇮🇱🔥🇺🇸🔥🤛
metin 1 yıl önce
İmam r.a nereden biliyordu, ben size süyleyeyim, 40 yıldır imam ın hayatının bilinen bütün detaylarını okuyanlar için çok kolaydır,ayetullah gülpeygani şüyle diyordu,bazen imam ın odasından karşılıklı sesler geliyordu,bizde onun yanında kimse olmadığını biliyorduk,onun için merak ederekı kafamızı içeriye sokarak seslerin kaynağını merak ediyorduk imam bizi gürünce bize gülümsüyordu,hani imam r.a mücadele süresinde geçen, ve ruhin minhu ayetini tefsir ediyorduya,o tefsirde ismi geçen ruh,Allahın yolunda dört dörtlük yürüyenlere yol güsteren Allahın bir kuludur diyordu,işte imam r.a bildiren oydu,yine imam r.a diyordu kim Allahın yolunda dosdoğru yürürse Allah peygamberlere ne ikramda bulunmuşsa ve ne yardımlar yapmışsa onlarada yapabilir,ve yine hz peygamber diyorduya benim ümmetimin alimleri israil oğullarının peygamberleri gibidir,şüyle bir bakın vahi dışında israil oğullarının hangi peygamberine imam r.a ya nasip olan inkilap gibi bir inkilap nasip olmuş,Adem a.s dan bu yana tarihte hiç kimseye büyle bir inkilap ve devrim nasip olmamış,dolayısıyla bu inkilap ve devrimin komutanı da eşsiz ve ona verilenlerde büyledir.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM