ABD Kızıldeniz’de Yalnız Kaldı

rasthaber
Rasthaber –  ABD’nin Kızıldeniz’de Husilere karşı kurmaya çalıştığı
koalisyona yönelik ciddi bir güvensizlik olduğu görülüyor. Müttefikler, ABD’nin
çağrısını ya reddediyor ya da şart sunuyor. Çünkü Yemen’e karşı operasyon,
İran’ı kışkırtabilir ve savaşın yayılmasına neden olabilir.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), perşembe günü yaptığı
açıklamada, Kızıldeniz’de Ensarullah’a karşı oluşturduğu “Refah Muhafızı
Operasyonu”na 20’den fazla ülkenin katılmayı kabul ettiğini duyurmuştu. Ancak
İspanya, İtalya ve Fransa gibi ülkeler sırayla bu iddiayı yalanladı. Bazı
ülkeler gemi göndermeyeceklerini bildirirken, bazıları da gemilerinin ABD
komutası altında olmayacağını kaydetti. Operasyonun geleceğine yönelik
belirsizlik sürüyor.

KONTEYNER FİYATLARI KATLANDI

İsrail’in Filistin’deki soykırımına yanıt olarak
Kızıldeniz’deki gemi trafiğini durdurma tehdidinde bulunan Ensarullah hareketi,
kısa sürede büyük etki yaratmayı başardı. 20’ye yakın geminin hedef alınmasıyla
birlikte küresel nakliye firmaları rotalarını Ümit Burnu’na çevirmek zorunda
kaldı. Şimdiye kadar 158 geminin Kızıldeniz yerine Afrika kıtasını dolanmak
zorunda kaldığı, bunların toplam yükünün 105 milyar dolar olduğu öğrenildi. 4
bin mil daha uzun olan Ümit Burnu rotası, varış sürelerini iki hafta uzattı.
Sigorta primleri ile konteyner fiyatları tavan yaptı. Savaştan önce 2 bin 400
dolar olan konteyner fiyatının 10 bin dolara çıktığı, kilogram başına yük
maliyetinin 3,95 dolardan 4,35 dolara yükseldiği bildirildi. Krizin petrol
fiyatlarına etkisi 1 doların üzerine çıktı. Yakında fiyatların daha da
yükselmesi, bazı limanlarda yoğunluk yaşanması ve boş konteyner sorunlarının
ortaya çıkması bekleniyor. Kriz daha da büyürse, küresel ticaretin yüzde
12’sine ev sahipliği yapan Kızıldeniz’in, tamamen kapanma riski bulunuyor.

OPERASYON BAŞLAYAMADI

ABD’nin Kızıldeniz’i açık tutmaya yönelik Ensarullah’a karşı
oluşturduğu “Refah Muhafızı Operasyonu” ise henüz faaliyete başlayamadı.

Küresel gemicilik ve deniz güvenliği firmaları da bu durumu
doğrulayarak yeni görev grubunun “karanlıkta kaldığı”nı ifade etti.
Washington’un başlattığı girişimle ilgili pratikte çok az detayın bilindiğini
belirten firmalar, yeni saldırılar olması halinde koalisyonun devreye girip
girmeyeceğinin bilinmediğini söyledi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, salı günü Bahreyn’de
yaptığı açıklamada İtalya, Hollanda, Norveç, Seyşeller ve İspanya’nın
operasyona katılacağını söylemiş, ardından perşembe günü Yunanistan ve
Avustralya’nın da gemi göndereceğini duyurmuştu. Toplamda 20 ülkenin operasyonda
yer alacağı bildirilirken, bunlardan 8’inin adının açıklanmasını istemediği
kaydedilmişti.

Ancak Pentagon’un açıklamalarına rağmen ismi sayılan
ülkeler, koalisyonun sorumluluğunda hareket etmeyeceklerini ilan etti.

‘KOALİSYON İÇİN GİTMİYORUZ’

İspanya Savunma Bakanlığı, Refah Muhafızı Operasyonu’na
katılacağını yalanlarken, sadece NATO liderliğindeki görevlere ya da AB
koordinasyonundaki operasyonlara katılacağını açıkladı. Bakanlık, “Kızıldeniz
operasyonuna tek taraflı olarak katılmayacağız.” ifadelerini kullandı.

Fransa Savunma Bakanlığı da Kızıldeniz ve çevresinde
seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına alma çabalarını desteklediğini, ancak
gemilerinin Fransız komutası altında kalacağını bildirdi.

İtalya Savunma Bakanlığı ise İtalyan armatörlerin özel
talepleri üzerine Virginio Fasan fırkateyninin Kızıldeniz’e gönderileceği,
ancak Refah Muhafızı Operasyonu’nun bir parçası olmadıklarını vurguladı.

Bazı ülkeler ise gemi değil yalnızca subay göndereceklerini
duyurdu. Hollanda iki kurmay subay, Norveç ise 10 deniz subayını operasyonun
merkezi Bahreyn’e göndereceğini açıkladı. Danimarka da operasyona bir subay
göndererek katılacağını belirtti.

Avustralya ise ABD’nin savaş gemisi talebini açıktan
reddetti. Savunma Bakanı Richard Marles, ülkenin stratejik odağının
“Hint-Pasifik”te kalması gerektiğini söyledi. Avustralya’nın Orta Doğu’ya bir
“gemi ya da uçak” göndermeyeceğini belirten Marles, “Stratejik odağımız
konusunda gerçekten net olmamız gerekiyor ve stratejik odağımız bölgemizdir.”
ifadelerini kullandı.

SAVAŞ YAYILABİLİR KORKUSU

Daha önce Somali’de ortaya çıkan deniz haydutluğu nedeniyle
de Kızıldeniz ticaretinin aksaması gündeme gelmiş, ülkeler mutabakat sağlayarak
Aden Körfezi’ne savaş gemilerini yığmıştı. Ancak bu kez krizden en çok
etkilenen ülkelerin dahi gemi göndermekte çekingen davrandığı görülüyor.
Bunların başında Avrupa devletleri gelirken, Türk savunma kaynakları da
operasyona sıcak bakmadıklarını belirtiyor. 
Mısır ise İsrail’den sonra krizden en çok etkilenen ülke olarak göze
çarpıyor. Süveyş Kanalı’ndan geçen her gemiden 500-600 bin dolar civarında
geçiş ücreti alan Mısır, şimdilerde bu gelirini kaybetme riskiyle karşı
karşıya. Ancak buna rağmen Kahire yönetimi Refah Muhafızı Operasyonu’na katılmadı.

Uzmanlar, Ensarullah’a yönelik bir saldırının İran’ı
kışkırtabileceğini, bunun da savaşın yayılmasına neden olabileceğini
belirtiyor. Böyle bir durumda Kızıldeniz’in yanında Fars Körfezi’ndeki ticaret
de tamamen durabilir ve dünyayı büyük bir enerji krizine sokabilir. Bu nedenle
Avrupalı müttefiklerin ABD maceralarına dahil olmak istemedikleri, sorunun ana
kaynağı olan İsrail’in durdurularak krizin çözülmesinden yana oldukları
bildiriliyor.

ABD İÇİN MALİYET YÜKSEK

ABD tarafında ise donanmanın Ensarullah ile bir çatışmaya
hazır olmadığı yönündeki görüşler ağır basıyor. Asimetrik saldırı
kabiliyetlerine sahip olan Ensarullah, ABD Donanması’na ciddi maliyetler
yaratabilirler. Ensarullah 20-30 bin dolara mal ettikleri binlerce drone ile
gemilere saldırırken, ABD Donanması bu saldırılara her biri 2 milyon dolar olan
füzelerle yanıt veriyor. ABD’li uzmanlar hem maliyetin çok yüksek olduğunu hem
de füze stoklarının sınırlı olduğunu belirterek operasyonun sürüdürülebilir
olmadığını belirtiyor. Husilere yönelik bir çıkarma harekatı ise felaketle
sonuçlanabilir.

MEVCUT GÖREV GÜCÜ DE HAREKETE GEÇİRİLEMİYOR

Yeni Kızıldeniz ve Hint Okyanusu’nda deniz güvenliğini
sağlamak üzere daha önce kurulmuş çok uluslu görev grupları bulunuyor. Ancak
ABD, bunlare da harekete geçirmekte zorlanıyor. 
Örneğin merkezi Bahreyn’de bulunan ABD 5. Filosu’nun kurduğu Birleşik
Deniz Kuvvetleri (CMF), böyle birçok uluslu denizcilik ortaklığı. CMF’nin NATO
ve Avrupa devletleri, bölge ülkeleri ve diğer uluslar dahil olmak üzere 39
üyesi bulunuyor. Görev gruplarından biri de Kızıldeniz’de faaliyet gösteren
Birleşik Görev Gücü 153 (CTF 153). Ancak bu görev gücü içinde yer alan
ülkelerin de Yemen’e müdahaleye sıcak bakmadığı görülüyor/aydınlık

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın