ABD’nin Ensarullah’a Karşı Yeni Yaptırımları

rasthaber
Rasthaber –  ABD Hazine Bakanlığı, Yemen Ensarullah Hareketi’nin önemli
mali bir ağını yaptırımlar ile hedef aldığını duyurdu. ABD Dış Sermayeler
Kontrol Bürosu bu yaptırımların Fars Körfezi kıyı ülkelerinin yakın
işbirliğiyle alındığını duyurdu. ABD bu mali ağın Ensarullah hareketini
desteklediğini iddia etti.

ABD Hazine Bakanlığı’na göre, BAE, Türkiye, İsveç, Hindistan
ve Malezya da dahil olmak üzere çeşitli ülkelerden üç kişi ve dokuz şirkete
yaptırım uygulandı. Amerika Birleşik Devletleri, Ensarullah’ı finanse ettiğini
iddia ettiği BAE’deki birkaç sarrafa da yaptırımlar uyguladı. ABD Hazine
Bakanlığı, Suudi koalisyonunun provokasyonlarına değinmeden, Ensarullah
hareketinin savunma ve direnişinin Yemen halkının acılarını artırdığını öne
sürerek Ensarullah hareketine yönelik gerçekleri saptırma ve projeksiyon
girişimlerini devam ettirdi.

Bu sürecin devamında Washington, Suudi Arabistan ve BAE’ye
doğrudan Suudi koalisyonunun Yemen’in mazlum halkına yönelik saldırılarında
kullanılan silah satışlarını sürdürürken, Ensarullah hareketine karşı düşmanca
bir tavır da sergiledi.

Biden yönetimi en başından beri Birleşmiş Milletler, insan
hakları ve savaş karşıtı örgütler ve hatta bir dizi kongre üyesi tarafından
Trump yönetiminin Ensarullah hareketini terör örgütü olarak tanıma ve boykot
etme kararını bozması yönünde çağrılarla karşı karşıya kaldı ve ABD’nin Yemen
savaşına yaklaşımını kökten değiştirmek talepleri ile karşılaştı.

Zaten Joe Biden özellikle seçim kampanyası sırasında Riyad
karşıtı sloganlar atarak Yemen savaşını “stratejik bir felaket”
olarak nitelendirdi ve “silah satışları da dahil olmak üzere Suudi
koalisyonunun Yemen’deki saldırısına ABD desteğini sonlandıracağını” iddia
etti. Ancak Beyaz Saray’a yerleştikten sonra, bir kez daha Suudi Arabistan’ı
ABD’nin yakın bir müttefiki olarak nitelendirdi ve yakın zamanda Suudi
koalisyonu ortağı BAE’yi sözde desteklemek için beşinci nesil F-22 savaş
uçakları ile kuşattı.

Şimdi Biden hükümeti bir adım daha attı. Suudi koalisyonunu
desteklemek ve Yemen halkına karşı hareket etmek doğrultusunda Ensarullah
hareketine bağlı finans ağını boykot etti. Bu durum, ABD’nin ve Washington’un
abartılı iddialarına rağmen insan hakları standartlarını tamamen göz ardı
etmesinin gerçek doğasını gösteriyor.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte ABD
ve Batı ülkelerinin yeşil ışığıyla Mart 2015’ten bu yana Yemen’e savaş açtı,
çoğu çocuk ve kadın Yemenli  binlerce
sivili öldürüp yaraladı.

Aslında, Suudi koalisyonunun Yemen’deki savaşı sürdürmesi,
Batı’nın, özellikle de ABD’nin açık ve gizli yardım ve desteği olmadan mümkün
olamazdı. Bu nedenle insan hakları örgütleri, Batılı ülkelerin Yemen meselesine
öncelik vermeleri gerektiğini defalarca dile getirmişlerdir. Milyonlarca
Yemenli sivilin hayatı kurtarmak ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmek için
harekete geçmelerini istemişlerdir. Aslında Suudiler ve BAE yönetimleri, ABD ve
bazı Avrupa ülkeleri tarafından gönderilen askeri teçhizat ve mühimmat seli
olmasaydı, Yemen halkına karşı mevcut baskıcı savaşı sürdüremezdi.

Siyasi uzman Barbara Valey, “Yemen’deki yıkıcı savaş ve
savaş cinayetlerinden ABD ve İngiltere de sorumludur” değerlendirmesinde
bulundu.

ABD silah şirketlerinin çıkarları, Suudi koalisyonunun
Yemen’deki acımasız savaşının devam etmesine bağlı ve Kongre’de Suudilere ve
BAE’ye silah satmaya devam etmek için güçlü lobilerin olması da bundan
dolayıdır. Bu nedenle Biden yönetimi, baştaki sloganlarına rağmen, Suudilere ve
BAE hükümetlerine yardım etmede ve Ensarullah hareketine yaptırımlar uygulayarak
Yemen halkına yönelik yaptırımları yoğunlaştırmada Trump yönetiminin izlediği
yolu sürdürdü.

ParsToday

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın