ABD Senatosu, İran’a yönelik savaşın sona erdirilmesini talep eden karar tasarısını yalnızca bir oy farkla bir kez daha kabul edemedi.
ABD Senatosu çarşamba günü Demokrat Partili senatörlerin İran’la savaşın durdurulmasına yönelik girişimini yedinci kez engelledi.
Oylamada Cumhuriyetçi senatörler büyük ölçüde birlik içinde hareket ederek, Donald Trump’ın Kongre’den savaş yetkisi almak için tanınan 60 günlük süreyi aşmasından sonra yapılan ilk girişimin başarısız olmasını sağladı.
Bununla birlikte, Cumhuriyetçi saflarda görüş ayrılıklarının ortaya çıktığına işaret eden bir gelişmede, bir senatör daha parti çizgisinden ayrıldı.
ABD Senatosu’nda Alaska eyaletini temsil eden Lisa Murkowski, çoğu Cumhuriyetçi senatörün aksine karar tasarısına destek veren son Cumhuriyetçi isim oldu.
Önceki oylamalarda da Cumhuriyetçi senatörler Susan Collins ve Rand Paul tasarı lehine oy kullanmıştı.
Son oylama, 50 “evet” oyuna karşılık 49 “hayır” oyuyla başarısız oldu.
Öte yandan Demokrat senatör John Fetterman de önceki turda olduğu gibi Cumhuriyetçilerle aynı yönde oy kullanarak tasarıya karşı çıktı.
Murkowski, son haftalarda tutum değiştiren son Cumhuriyetçi isim oldu. Collins de şubat ayı sonunda savaşın başlamasından bu yana benzer tasarılara karşı çıkarken, mayıs ayı başında oyunu değiştirerek Demokratlar ve Rand Paul’a katılmıştı.
Trump’ın sert muhalefeti ve veto yetkisi nedeniyle bu tür karar tasarılarının kabul edilme ihtimali düşük görülüyor. Ancak Demokratlar, kamuoyu yoklamalarında destek görmediği belirtilen savaş konusunda Cumhuriyetçileri tekrar tekrar tavır almaya zorlamak amacıyla oylamaları sürdürme sözü verdi.
60 Günlük Süre Tartışması
“War Powers Resolution” olarak bilinen yasa uyarınca, ABD yönetiminin 60 günü aşan askerî operasyonlar için Kongre’den izin alması gerekiyor.
Donald Trump yönetimi, 2 Mart’ta Kongre’yi İran’a yönelik “Epic Rage (Epik Öfke)” operasyonunun başladığı konusunda bilgilendirmişti. Böylece yönetim için 60 günlük süre 1 Mayıs’ta dolmuş oldu.
Ancak Trump yönetimi bu süreyi resmî olarak dikkate almayarak, İran’a yönelik operasyonların 7 Nisan’da ilan edilen iki haftalık ateşkes ve 21 Nisan’da Trump tarafından süresiz şekilde uzatılan ateşkesle sona erdiğini, dolayısıyla 60 günlük sürenin geçersiz hâle geldiğini savundu.
ABD’deki bağımsız hukukçular ise Savaş Yetkileri Yasası’na dayanarak başkanın yasayı yanlış yorumladığını düşünüyor.
Bu hukukçular, ateşkese rağmen ABD ordusunun İran’a baskı uygulamak amacıyla deniz ablukasını sürdürdüğünü ve bu kapsamda Batı Asya’da yaklaşık 50 bin Amerikan askerinin konuşlu olduğunu vurguluyor.
Bu nedenle Demokratlar ve az sayıdaki bazı Cumhuriyetçiler, çatışmaların sona erdiği yönündeki iddiaları reddediyor. Söz konusu kesimler, Hürmüz Boğazı’ndaki son gerilimleri ve bölgedeki Amerikan askerî varlığını savaşın sürdüğünün göstergesi olarak değerlendiriyor.
Hafta başında çatışmaların sona ermiş görünmediğini söyleyen Murkowski, çarşamba günkü oylamanın ardından “Son oy verdiğimiz zamana göre şartlar değişti” dedi.
Oregon Senatörü ve savaş yetkileri tasarısının hazırlayıcısı Jeff Merkley ise çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Taraflar her gün uluslararası hukukta tanımlandığı biçimiyle fiilî bir savaş yürütüyor. Bombardıman kampanyasına kıyasla çatışma düzeyinin düştüğünü kabul ediyorum ancak bu, tüm tanımlara göre bir savaştır” ifadelerini kullandı.
Buna karşılık Cumhuriyetçilerin büyük çoğunluğu, mevcut ateşkesin başkanın 2 Mart’ta Kongre’ye bildirdiği ve 60 günlük süreci başlatan çatışmaların sona erdiği anlamına geldiği konusunda yönetimle aynı görüşü paylaşıyor.
Wyoming Senatörü ve Senato’daki Cumhuriyetçi lider yardımcısı John Barrasso, çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Başkan bunu son derece açık ifade etti. Ana çatışmanın durduğunu açıkça söyledi. ABD’nin ateşkesi bir aydan uzun süredir yürürlükte” dedi ve Demokratları “başkana karşı engelleme siyaseti yürütmekle” suçladı.
Virginia Senatörü ve Senato Silahlı Hizmetler Komitesi üyesi Tim Kaine ise İran’dan kaynaklanan ve geniş çaplı askerî operasyonu haklı gösterecek acil bir nükleer tehdit bulunmadığını söyledi.
Kaine, “Bu ifadeyi sık kullanmam ama Beyaz Saray Amerikan halkına yalan söyledi. İran’ın nükleer programını durdurmak için bu savaşın gerekli olduğunu her söylediklerinde Amerikan halkına yalan söylüyorlar” dedi.
