Afganistan, İran’ı Orta Asya’ya Bağlayan Bir Halkaya Dönüşecek mi?

Betul

Haf-Herat demiryolu ve Herat-Mezar-ı Şerif projesi, İran’ın bölgesel transit rotalarındaki konumunu güçlendirebilir; ancak bu potansiyelin hayata geçmesi finansman teminine, teknik uyuma ve hatların rekabet edebilirliğine bağlıdır.

Bölgesel taşımacılık alanındaki son gelişmeler, Afganistan’ı bir kez daha İran ile Orta Asya’yı birbirine bağlayan güçlü seçeneklerden biri haline getirdi. Geçtiğimiz ay Haf-Herat demiryolunun yeni bir kesiminin açılması, Tahran ile Kabil’in demiryolu iş birliğini geliştirmeye yönelik müzakereleri ve Herat-Mezar-ı Şerif demiryolu projesinin takip edilmesi, bölgedeki karayolu ve demiryolu hatlarının genişlemekte olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda Özbekistan ve Kazakistan da başta Afganistan ve Pakistan üzerinden olmak üzere güney limanlarına alternatif rotalar oluşturmak için çaba sarf ediyor.

İran için asıl mesele, yalnızca Afganistan ile ticari alışverişi geliştirmek değil; ülkenin coğrafi konumunu, Orta Asya’yı Fars Körfezi’ne, Umman Denizi’ne ve Batı Asya pazarlarına bağlayan sürdürülebilir ve ekonomik bir avantaja dönüştürmektir. Bu hedefe ulaşmak, altyapı projelerinin siyasi mutabakat aşamasından çıkıp demiryolu ve karayolu taşımacılığı, gümrük ve lojistik hizmetlerinden oluşan rekabetçi bir ağa dönüştürülmesini gerektirmektedir.

Haf-Herat; Transit Taşımacılığın Geliştirilmesi İçin Mevcut Altyapı

Haf-Herat demiryolu, İran’ı batı Afganistan’a bağlayan mevcut en önemli demiryolu altyapısıdır. Geçtiğimiz Mehr ayının 6’sında [28 Eylül], bu hattın dördüncü etabının Guryan ilçesindeki Ruznak istasyonu ile Zindecan ilçesindeki Rabat Peryan istasyonu arasındaki 43 kilometrelik ilk kısmı 57 milyon dolardan fazla bir maliyetle açıldı. Afganistanlı yetkililer ayrıca Herat-Mezar-ı Şerif, Turgundi-Herat ve Herat-Spin Boldak hatlarında da icra faaliyetlerinin başlatıldığını duyurdular; ancak bu projelerin ne zaman başlayıp tamamlanacağı henüz netlik kazanmış değil.

Bu ilerlemenin önemi, Haf-Herat güzergahındaki yük taşıma hacmi dikkate alındığında daha net anlaşılmaktadır. Pajhwok Haber Ajansı’nın 30 Ağustos 2026 tarihli raporuna göre, bu hat üzerinden aylık yaklaşık 120 bin ton kargo taşınmakta olup taraflar bu rakamı ayda 160 bin tona çıkarmaya çalışmaktadır. Elbette bu istatistikler, gelecekteki gerçekleşmelerin bir garantisi değil, mevcut operasyonel kapasiteyi ve taşımacılığı geliştirmek için konulan hedefi ifade etmektedir.

Bununla birlikte, uluslararası bir koridora dönüşmek için yalnızca bir demiryolu hattının kapasitesini artırmak tek başına yeterli değildir. Yük terminalleri, depolar, dağıtım merkezleri ve demiryolu hatlarının karayolu ağları ile üretim ve ticaret merkezlerine entegrasyonu eş zamanlı olarak takip edilmelidir. Aksi takdirde, oluşturulan altyapı kapasitesinin bir kısmı kullanılmadan kalacak veya taşımacılık maliyetlerindeki düşüş beklenenin altında olacaktır.

İran; gümrük işlemlerini kolaylaştırarak, düzenli tren seferleri planları oluşturarak ve nakliye şirketleri ile tüccarlarla uzun vadeli sözleşmeler imzalayarak, bu rotanın endüstriyel mallar, inşaat malzemeleri, gıda maddeleri ve diğer ticari yüklerin taşınması için daha cazip hale gelmesini sağlayabilir ve istikrarlı bir yük akışının oluşturulmasına katkıda bulunabilir.

Herat-Mezar-ı Şerif; Batı Afganistan’ı Orta Asya’ya Bağlayan Halka

Herat-Mezar-ı Şerif demiryolu projesi, batı Afganistan’ı ülkenin kuzeyine ve Özbekistan’a bağlanan demiryolu ağına entegre etmesi açısından önem taşımaktadır. Tolo News’ün 9 Haziran 2026 tarihli haberine göre, bu hattın uzunluğunun yaklaşık 657 kilometre olduğu tahmin edilmiş ve maliyetinin yaklaşık 55 milyar Afgani olduğu açıklanmıştı. Aynı raporda, Afganistan ticari bankalarının projenin finansmanına katılmaya hazır olduğu ifade edilmişti.

6 Ekim 2026’da ise Afganistan’ın Ariana Haber Ajansı, İran’ın bu hattın inşası, madenlerin geliştirilmesi ve Afganistan’da elektrik üretimi konularında iş birliğine hazır olduğunu bildirdiğini aktardı. İki ülkenin teknik özellikler, standartlar, finansman ve uygulama aşamalarındaki iş birliği, bu projenin ortak bir girişime dönüştürülmesi için zemin hazırlayabilir.

Herat-Mezar-ı Şerif demiryolunun stratejik önemi, Afganistan ile Özbekistan sınırında ve Amuderya (Ceyhun) Nehri kenarında bulunan Hayratan şehri güzergahındaki mevcut hat ile Mezar-ı Şerif arasındaki bağlantıda yatmaktadır. Kuzey Afganistan’daki bu demiryolu, Hayratan geçidi üzerinden Özbekistan demiryolu ağına bağlanmaktadır. Herat-Mezar-ı Şerif demiryolunun inşası ve bu güzergahlar arasında işlevsel bir bağ kurulması durumunda, İran’dan kuzey Afganistan’a ve ardından Orta Asya’ya demiryoluyla mal nakliyesi genişleyecektir.

Böyle bir durumda Afganistan, bölgesel ticaret için tamamlayıcı bir güzergaha dönüşebilir ve denize kıyısı olmayan Orta Asya ülkeleri de güney pazarlarına ve İran limanlarına erişim için daha fazla seçeneğe sahip olabilir. Ancak bu hedefe ulaşılması, altyapının tamamlanmasına, teknik standartlar üzerinde anlaşmaya varılmasına ve uyumlu taşımacılık mekanizmalarının oluşturulmasına bağlıdır.

Beşli Koridor; İran, Afganistan ve Çin’in Uzun Vadeli Bağlantısı

İran, Afganistan, Tacikistan, Kırgızistan ve Çin’in beşli demiryolu koridoru projesi, bölgesel ağların birbirine bağlanması için daha geniş bir perspektif sunmaktadır. Bu koridorun öngörülen uzunluğu yaklaşık 2100 kilometredir ve bunun bin kilometreden fazlası Afganistan topraklarında yer alacaktır. Bu proje, bölgesel ticareti genişletmek ve Afganistan’ın Bender Abbas ve Çabahar dahil olmak üzere İran limanlarına erişimini iyileştirmek amacıyla gündeme getirilmiştir.

Bununla birlikte, beşli koridor; tamamlanması çeşitli kısımların ilerlemesine, teknik çalışmalara ve mali kaynakların teminine bağlı olan çok aşamalı bir proje olarak değerlendirilmelidir. Potansiyel avantajı, Doğu ve Batı Asya ağları arasında kara bağlantısı kurmasıdır; bu rota hayata geçirildiği takdirde Çin ve Orta Asya ülkelerinin ulaşım seçeneklerini artırabilir.

İran için bu projenin önemi; Afganistan ve Orta Asya bağlantısını liman, lojistik ve ticaret hizmetlerinin geliştirilmesiyle bütünleştirmesinde yatmaktadır. Çin’den veya bölge ülkelerinden İran’a mal sevkiyatı rekabetçi bir maliyetle ve öngörülebilir bir sürede gerçekleştirilirse, ülkenin güney limanları İran ticaretindeki rolünün yanı sıra komşu ülkelerin mallarının taşınmasında da daha büyük bir pay elde edebilir.

Buna karşılık Çin de karayolu güzergahlarını çeşitlendirmek ve Orta Asya ile Batı Asya demiryolu ağlarının kapasitesinden yararlanmak için motivasyona sahiptir. Ancak demiryolu güzergahı deniz taşımacılığının yerini tamamen alamaz; önemi daha çok rotaların çeşitlendirilmesinde, tedarik zincirlerinin esnekliğinin artırılmasında ve yeni pazarlara erişimde yatmaktadır.

Afganistan-Pakistan Koridoru ile Rekabet

Bölgesel alandaki en önemli gelişmelerden biri, Orta Asya demiryolu güzergahlarının Pakistan’a doğru takip edilmesidir. Özbekistan, Şubat 2026’da Trans-Afgan demiryolu inşasının fizibilite çalışmalarına ilişkin çerçeve anlaşmasını onayladı. Bu projenin, Özbekistan demiryolu ağını Afganistan üzerinden Pakistan’daki Harlachi sınır kapısına bağlaması ve nihayetinde Orta Asya ülkelerinin Pakistan limanlarına erişimini genişletmesi amaçlanıyor.

Kazakistan da Özbekistan ile birlikte Afganistan ve Pakistan üzerinden transit seçeneklerini geliştirmeye çalışmaktadır. Bu ülkeler, Pakistan’daki güney ticaret yollarını canlandırmanın ve bazı geleneksel rotalara olan bağımlılığı azaltmanın peşindedir. Ancak Trans-Afgan koridoru ve Pakistan ile bağlantılı güzergahların uygulama projeleri maliyet, finansman, güvenlik ve altyapı inşası gibi zorluklarla karşı karşıya kalmaya devam etmekte olup tamamen operasyonel koridorlar haline gelmelerine daha uzun bir yol vardır.

Bu rekabetin İran açısından iki sonucu vardır. Birincisi, Orta Asya ülkeleri birden fazla rotaya erişmek istemekte ve mevcut seçenekleri maliyet, hız, güvenlik ve taşımacılığın güvenilirliği açısından değerlendirmektedir. İkincisi, İran’ın coğrafi konumu tek başına bölgedeki tüm yüklerin ülkesimiz üzerinden geçeceğini garanti etmemektedir.

Bu nedenle İran’ın politikası rakip rotaları ortadan kaldırmak üzerine kurulmamalıdır; Tahran, kendi güzergahlarının ekonomik çekiciliğini artırmaya odaklanmalıdır. İran güzergahı ve Pakistan güzergahı farklı mal ve pazarlar için uygun olabilir, hatta bazı alanlarda birbirini tamamlayıcı nitelikte hareket edebilir. İran’ın konumunu belirleyecek olan şey, rekabetçi hizmetler sunma ve istikrarlı bir yük akışını sürdürme yeteneğidir.

Demiryolu Standartlarından Finansmana İcracılk Engelleri

Önemli teknik konulardan biri, bölgesel ağlardaki ray açıklığı uyumsuzluğudur. Haf-Herat demiryolu, 1435 milimetre olan uluslararası standart açıklığa göre inşa edilmiştir; buna karşılık Hayratan-Mezar-ı Şerif güzergahında Özbekistan’a bağlanan ağ 1520 milimetrelik Rus açıklığını kullanmaktadır. Pakistan demiryolu ağının ise 1676 milimetre açıklıkla farklı bir standardı bulunmaktadır. Bu farklılıklar vagonların doğrudan transferini zorlaştırabilir ve yük transfer terminallerinin oluşturulmasını veya diğer teknik çözümlerin benimsenmesini temel bir zorunluluk haline getirebilir.

Yeni hatların ve bağlantı terminallerinin tasarımı sırasında bu farklılıklar dikkate alınmazsa, gereksiz duruşlar, yük aktarma maliyeti ve operasyonların karmaşıklığı artacaktır. Bu nedenle İran ve Afganistan, Orta Asya ülkeleriyle iş birliği yaparak teknik standartlar, ekipman, güvenlik, sınır yönetimi ve malların nakliye biçimi konusunda anlaşmaya varmalıdır.

Finansman da temel bir zorluktur. Büyük demiryolu projeleri uzun vadeli mali kaynaklara, sözleşmesel garantilere ve ekipman ile teknik hizmetlerin aktarılabilme imkanına ihtiyaç duyar. İran’ın bankacılık ve yaptırım kısıtlamaları ile Afganistan’daki projelerin finansmanındaki zorluklar uygulama sürecini uzatabilir. Finansal kaynaklar, tarafların sorumlulukları ve belirli bir zaman çizelgesi belirlenmeden yatırımcıların hazırlık beyanında bulunması veya mutabakat zaptı imzalanması, bu büyük projelerin ilerlemesini garanti etmek için yeterli değildir.

Bu koşullar altında İran, uzun vadeli projeler ile acil eylemler arasında ayrım yapmalıdır. Haf-Herat hattının verimliliğinin artırılması, gümrük hizmetlerinin iyileştirilmesi ve lojistik terminallerin geliştirilmesi kısa vadede sonuç verebilir; buna karşılık Herat-Mezar-ı Şerif hattının inşası ve beşli koridorun çeşitli kısımlarının tamamlanması kaynak ve uzun vadeli planlama gerektirmektedir.

İran’ın Transit Fırsatından Yararlanma Öncelikleri

İran’ın stratejisi üç eksen üzerinde odaklanmalıdır. İlk adımda, yük terminallerinin geliştirilmesi, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması, yük duruşlarının azaltılması ve düzenli taşımacılık programlarının oluşturulması yoluyla mevcut altyapının tamamlanması ve verimliliğinin artırılması önem taşımaktadır. Bu adımlar, tüm yeni hatların tamamlanmasını beklemeden İran ile Afganistan arasındaki demiryolu ticareti kapasitesini artırabilir.

İkinci eksen, Herat-Mezar-ı Şerif demiryolu için net bir icra çerçevesinin belirlenmesidir. Kesin finansman, İranlı ve Afgan şirketlerin payının netleştirilmesi, teknik standartların uyumlaştırılması ve Özbekistan demiryolu ağına bağlanma biçimi üzerinde anlaşmaya varılması öncelikli olmalıdır. Ayrıca Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan ile iş birliği, projelerin münferit ve birbirinden kopuk taslaklara dönüşmeyeceği şekilde geliştirilmelidir.

Üçüncü eksen, transit hizmetler için gerçek bir talep yaratılmasıdır. İran; bölge ülkelerinin üreticileri, madencilik şirketleri, tüccarları ve lojistik firmalarıyla görüşerek ne kadar malın, hangi menşeden ve hangi varış noktasına bu güzergahlardan taşınabileceğini belirlemelidir. Uzun vadeli mal taşıma sözleşmeleri ve öngörülebilir tarifeler, istikrarlı bir yük akışının oluşturulmasına yardımcı olabilir.

Son olarak, bu koridorun başarısı çevre hizmetlere de bağlıdır. Depolama, dağıtım merkezleri, kombine taşımacılık, sigorta ve finansal mutabakat, demiryolu altyapısının yanı sıra geliştirilmelidir ki malların geçişi İran ekonomisinde katma değer yaratılmasına yol açsın.

Sonuç

Haf-Herat demiryolu ve Herat-Mezar-ı Şerif projesindeki son gelişmeler, İran’ın Afganistan ve Orta Asya ile ekonomik bağlarını güçlendirmek için bir fırsat sunmaktadır. Beşli koridor da uzun vadede bölgenin demiryolu ağlarının daha geniş bir şekilde birbirine bağlanmasına katkı sağlayabilir. Ancak bu projelerin Pakistan’a giden rotaların geliştirilmesiyle aynı döneme denk gelmesi, bölgedeki transit rekabetinin kademeli olarak daha ciddileştiğini göstermektedir.

İran bu fırsattan yararlanmak için yalnızca coğrafi konuma ve siyasi mutabakatlara yapılan vurgunun ötesine geçmeli; altyapının tamamlanmasına, şeffaf finansmana, teknik uyuma, gümrük işlerinin kolaylaştırılmasına ve gerçek talebin yaratılmasına odaklanmalıdır. Afganistan, demiryolu projelerinin tamamlanması ve ağlar arasında işlevsel bir bağ kurulması durumunda, İran’ı Orta Asya’ya bağlayan etkili bir halkaya dönüşebilir; ancak bu hedefe ulaşmak, uygulamanın kalitesine ve rotanın ekonomik rekabetebilirliğine bağlıdır.

Not: bu analiz tahririeh.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir

Konu Etiketleri:
Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın