kamuoyunda son günlerde tartışılan Musa Eroğlu’nun video kaydında sarfettiği
sözler ve destekleyenler hakkında bir açıklama yaptı. Ali Timurtaş Özmen tarafından
kamuoyu ile paylaşılan açıklamada, Alevi vatandaşlar, “inancımıza ve
kutsallarımıza hakaret edip aşağılayana ve ona destek veren diğer “aydın,
sanatçı vs.” kişi ve kurumlara karşı mesafeli olma” ve “teberranın
(Ehlibeyt’e düşman olanlardan uzak olmak) gereği olarak Hz. Ali düşmanlığında
birlik olan Ali’siz/Harici güruha” karşı durmaya çağrıldı. İşte, o
açıklama:
BASINA VE KAMUOYUNA
On yıllar boyunca Aleviliğin değerleri ve
deyişlerimiz/türkülerimiz üzerinden para, sevgi ve itibar kazanan kimi müzisyenlerin, Aleviliğin kutsal
kabul ettiği değerleri ile alay edip, hakaret ettiğine üzülerek tanıklık
ediyoruz. Türkücü Musa Eroğlu’nun son günlerde sosyal medyaya yansıyan görüntülerinde,
Hz. Musa peygamber ile alay etmesi ve velayet mülkünün sultanı Hz. Ali’ye
alenen hakaret etmesi toplumun büyük çoğunluğunun tepkisine neden olmuştur.
Bizim ağzımıza dahi almaya utanacağımız benzetmeler yapan Eroğlu, Aleviliğin
temel direği olan Hz. İmam Ali’yi alay konusu yapıp, hakaret etmiştir. Alevi
toplumu bu videonun yayılmasından sonra büyük bir tepki göstererek, yoluna ve
inancına gönülden bağlı olduğunu göstermiştir. Yine aynı şekilde, Serçeşme
Vakfı olarak da konuyu yargıya taşımış bulunmaktayız. Tepkilerin giderek daha
da büyümesi üzerine, Musa Eroğlu, içinde yaptığı hatadan pişmanlık duyduğuna
dair hiçbir işaret bulunmayan bir açıklama yaptıysa da Alevi toplumundan özür
dilemeye tenezzül bile etmemiş, özür dilemekten kaçınmıştır. Daha da kötüsü,
kendilerine aydın, sanatçı gibi sıfatları yakıştıran bazı kişi ve kurumlar da,
Musa Eroğlu’nun bu açık hakaret içeren ifadelerini desteklemeye kalkışmış,
inanç özgürlüğüne açıkça saldırı anlamına gelen bu ifadelere “düşünce
özgürlüğü”, tepki gösterenlere “hoşgörüden yoksunlar, yobazlar vs.” diyerek
“hakareti ve aşağılamayı” savunmaya kalkışmışlardır Alevilere bu seviyede
hakaret edip aşağılayan bir kişinin, toplumda ne türden bir bozulmaya yol
açacağını dahi hesaplayamayan bu sanatçı-aydın sıfatlı kişiler, savunduklarının
düşünce özgürlüğü değil, “Aleviliğe hakaret özgürlüğü” olduğunun farkına
varacak bir anlayış ve olgunluktan yoksun olduklarını ve birliğimize zarar
veren bir fitneye hizmet ettiklerini de kanıtlamışlardır. Velayet mülkünün
sultanı Hz. Ali’ye küfredenler kampında yer aldıklarını açıkça ilan eden bu
güruhun, Alevi toplumuna yüzlerce yıldır iftira atan, hakaretler yağdıran,
Alevi toplumunun değerlerini çiğneyen mezhepçi Emevi zihniyetini de “düşünce
özgürlüğü” çerçevesinde tanımlayarak, onayladığı/onaylayacağı herkesin malumudur.
Her biri de çağımızın yeni Hızır Paşa’sı olarak tarihe geçmişlerdir.
Bilinmelidir ki, biz Aleviler, inançlı veya inançsız herkese saygı duyuyoruz,
herkese saygılıyız ve kimsenin kutsallarına hakaret etmeyi doğru bulmuyoruz. Ancak, aynı saygıyı kendi kutsallarımıza da
beklemenin hakkımız olduğunu düşünüyoruz.
Özellikle de yıllardır Aleviliğin ve Alevilerin ekmeğini yemiş ve halen
de yiyen aydın/müzisyen/sanatçı vb. kişilerden daha saygılı ve özenli
olmalarını istiyor ve bekliyoruz. Yezit, yezitliğini yapmıştır ve yapmaya da
devam edecektir!.. Aleviliğin kutsallarına hakaret eden ve hakaret edene açıkça
destek olan herkes, karşısında Alevi imanının bin dört yüz yıllık inancını ve
direncini bulacaktır. Alevi toplumuna açıkça çağrıda bulunuyoruz. Bu günden
itibaren, inancımıza ve kutsallarımıza hakaret edip aşağılayana ve ona destek
veren diğer “aydın, sanatçı vs.” kişi ve kurumlara karşı mesafeli
olmalıdır!.. İnancımızın temeli olan
teberranın (Ehlibeyt’e düşman olanlardan uzak olmak) gereği olarak Hz. Ali
düşmanlığında birlik olan Ali’siz/Harici güruhuyla bölüşecek suyumuz bile
olmamalıdır. Alevi kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz. Aşk ile.
PİR HÜNKÂR HACI BEKTAŞ VELİ DERGÂHI SERÇEŞME VAKFI’nı temsilen
ALİ TİMURTAŞ ÖZMEN
yenimuhalefet
