taleplerine karşı teslim almak için, BERCAM nükleer anlaşmasından çıkmasının
ardından Mayıs 2018’den itibaren Tahran’a karşı maksimum baskı siyasetini
izleyerek yaptırımlar uygulamıştır. Yaptırımların sonuçsuz olmasına rağmen
Washington hala aynı süreci devam ettirmekte ısrarcıdır.
Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo 30 Temmuz Perşembe günü
Tweet paylaşımında İran’ın metal sektörüne yönelik yaptırımları arttıracaklarını bildirerek,
“Bugün İran’ın balistik füze, askeri ve nükleer programlarını hedef almak
için bu ülkenin metal sektörüne yönelik yaptırımları arttırdık.
İran’a 22 çeşit metal türünün bilinçli olarak gönderilmesi yaptırımlara tabi
tutulacaktır. İran normal bir ülke gibi
davranana kadar baskılarımız devam edecektir.” Yazdı.
Amerika dışişleri bakanlığı ise Pompeo’nun Tweet’inin
ardından yayımladığı bildiride yaptırımın detaylarını bildirdi. Bildiride 22 çeşit metalin İran’ın füze,
nükleer ve askeri alanları ve hedefleri ile ilgili olduğu öne sürülerek İran’a
aktarılmasını yasakladı.
Bundan önce Amerika başkanı Trump 8 Mayıs 2019’da, 13871
sayılı başkanlık kararını imzalayarak İran’ın
demir, çelik, alüminyum ve bakır sanayisini yaptırımlara tabi tutmuştu.
Washington, İran aleyhinde tarihin en ağır yaptırımlarını
uygulayarak maksimum baskı kampanyası çerçevesinde kendince Tahran’ı Pompeo’nun
12 maddelik şartnamesindeki talepleri karşısında teslim almak istiyor.
Buna rağmen İran halkının örnek teşkil eden direnişi, Trump hükümetinin acziyetine yol açmıştır. Bu
çerçevede Trump hükümeti, İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusunu terörist organlar
listesine almak, Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Kuvvetleri Komutanı şehit
Korgeneral Kasım Süleymani’ye terör saldırısı düzenlemesi gibi kışkırtıcı girişimlere
yönelmeye ilaveten bazı kişiler ve şirketleri de farklı bahanelerden dolayı
özellikle de İran’a ekonomik yardımda bulunma bahaneleri ile yeni yaptırımlara
tabi tutmuştur.
Şimdi de Washington haddini aşarak İran’la 22 çeşit metalin
ticaretini de yaptırımlara tabi tutmuştur. Bu adım bir yandan Trump hükümetinin
İran’a yönelik yaptırımlarda sınır tanımadığını ve bir diğer yandan da maksimum
baskının Tahran’ın yaklaşımı ve tavırlarını değiştirmediğini sergiliyor.
Bu gerçekler ise Trump hükümetinin üst düzey makamları
tarafından da itiraf ediliyor.
Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo Senato meclisi dış
ilişkileri komitesi oturumunda Amerika siyasetlerinin İran’ı etkileme
hususundaki soruya, “Maksimum baskı kampanyası, etkili olsa da asıl hedefi sayılan İran devletinin tavırlarının değişmesine yol
açmamıştır.” Cevabını verdi.
Amerika başkanı Trump BERCAM nükleer anlaşmasından çıkıp
maksimum baskı siyasetini uygulayarak İran’ı sözde daha iyi bir anlaşma
doğrultusunda müzakere masasına oturtacağını öne sürmüştü. Amerikalı yetkililer
defalarca maksimum baskı siyasetinin özellikle de İran’ın ekonomisine darbe
vurmakta etkili olduğunu iddia ettiler. Nitekim Pompeo da Perşembe günü Amerika’nın tek yanlı yaptırımların İran’ın petrol gelirlerinin yüzde 90 oranında
azalmasına yol açtığını iddia etti.
Amerika’nın İran aleyhindeki ağır baskılarına ve bu sürecin
iki yıl kadardır sürmesine rağmen Trump hükümeti İran’a karşı hedeflerine
ulaşamamıştır. Bu yüzden özellikle de Kasım 2020 başkanlık seçimleri arifesinde,
Amerika’daki farklı siyasi gruplar tarafından eleştirilere maruz kalmıştır.
Trump’ı eleştirenler İran’a karşı etkin ve belli stratejiye sahip olmamakla
Tahran ile gerilimleri boşuna tırmandırmak ve Amerika’yı ortaklarından
uzaklaştırmakla suçluyorlar.
Senatör Chris Murphy ise şöyle diyor: Trump’ın siyasetleri
İran’ın güçlenmesine ve Amerika’nın zayıflamasına neden olmuştur. “
Aynı zamanda koronavirüs salgını sırasında İran’a yönelik
yaptırımların artması da Trump hükümetinin hiçbir insani hususa önem vermediğini
gösterdi.
Nitekim uluslararası ilişkileri hocası Cemal Zehran da,
“Koronavirüs sırasında Amerika’nın İran’a yaptırımları devam ettirmesinin
insanlık karşıtı bir cinayet olduğunu” söyledi.
Gerçi Trump hükümeti İran’a karşı maksimum baskıları arttırmayı
diretiyor, ancak bu alandaki girişimleri İran’ın ekonomisine olumsuz etkiler
yapsa da seçim kampanyalarında İran’a karşı kazanımları hakkında konuşacak
hiçbir şeyi olmayacaktır./
