Amerika Nükleer Anlaşmayı Ayaklar Altına Aldı

rasthaber

Çarşamba günü BM genel kurulunda konuşan Hoşru, İran’ının barışçı nükleer anlaşmaya tam olarak sadık kaldığını ve uyguladığını, bu anlaşmanın tarihi ve uluslararası ilişkileri derinden etkileyen başarılı diplomatik bir işbirliği anlaşması olduğunu, bölgesel ve uluslararası sorunları barışçı bir şekilde çözümlemeye, güvenliği sağlamaya yönelik yapıcı bir örnek olduğunu vurguladı. İran’ın BM daimi temsilcisi Golam Ali Hoşru, İran’a rağmen imzacı ülkelerden biri olan Amerika’nın nükleer anlaşmayı tam ve şeffaf bir şekilde uygulamadığını, bu nedenle İran milletinin Amerika’ya güvenmediklerinin dünya toplumu tarafından da takdir edildiğini, BM’nin kapsamlı ortak nükleer eylem planı anlaşmasının bütün taraflarca uygulanması için görevlerini yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

    Amerika sadece BM güvenlik konseyinin onayladığı İran İslam cumhuriyetiyle 5+1 gurubu arasındaki anlaşmayı ihlal etmiyor. Nitekim Amerika Nükleer silahsızlanma anlaşmasını da ayaklar altına almış bulunuyor. NATO’nun asıl liderleri olan Amerika ile İngiltere ve Fransa dahil, BMGK daimi üyeleri nükleer silahlarını geliştirmeye çalışıyorlar. Amerika ve batılı müttefikleri işgalci İsrail rejimine nükleer silah imali için nükleer bilim ve teknolojiyle gerekli malzeme ve maddeleri transfer ettiler. Siyonist rejim ise nükleer başlıklar ve silahlarla Ortadoğu ülkelerini tehdit etmektedir. BM ise, terörist İsrail rejiminin nükleer tesislerini denetleme hakkını kullanamıyor. İran İslam cumhuriyeti öncü ülke olarak diğer bölge ülkeleriyle birlikte Ortadoğu’nun nükleer silahlarla kitle imha silahlarından arındırılması planını teklif etti. Ancak Amerika bölgedeki nükleer silahların imha edilmesi planının uygulanmasını engelleyip veto etti.

  BM henüz NPT’nin bütün ülkelerce uygulanmasını sağlamaktan acizdir. İşgal edilen Filistin topraklarına sulta kurmuş olan Siyonist göçmen çeteler rejimi nükleer silah deposuna dönüştürülmüştür. Türkiye toprakları da Amerika’nın Atom bombalarının deposuna dönüştürülmüştür. Ankara hükümetiyle TSK’nin Türkiye askeri üslerindeki atom bombaları konusunda hiçbir denetim ve söz hakkı yoktur. Amerika ve NATO atom bombası olmayan ülkelere karşı nükleer silah kullanma stratejisine sahiptir. Bu silahlar Türkiye halkıyla bölge milletlerinin güvenliğini ve hayat hakkını tehdit etmektedir. İran İslam cumhuriyetinin vurguladığı gibi, nükleer silahlarla Atom bombaları tehditlerini bertaraf edecek tek yol, nükleer silahların imha edilmesi ve nükleer silah geliştirme çalışmalarını durdurulmasıdır.

Amerika’nın diğer güvenilmez sözlerinden biri de terörizmle mücadele ve insan hakları savunuculuğu iddialarıdır.

Amerika El-Kaide ve DAEŞ’i kurdurup besledi. Şimdi de bu tekfirci terör örgütleriyle mücadele liderliğini üstlendiğini iddia etmektedir. Irak, Suriye, Yemen, Libya, Afganistan, Pakistan, Nijerya, Mısır gibi İslam, Arap ve Afrika ülkeleri selefi vahhabi tekfirci terör örgütlerinin saldırılarıyla katliam ve yıkıma uğratılmaktadır. Bu tekfirci terör örgütlerinin ideolojik ve parasal desteğinin merkezi Amerika işbirlikçisi Suudi Krallık rejimidir. Ancak Amerika, Suudi krallık rejimine silah satarak dolayı olarak tekfirci teröristleri de silahlandırmaktadır. Amerika bütün alanlarda çifte standart politikalar uygulamaktadır. Bu nedenle İslam ülkelerindeki Müslüman milletlerle diğer topluluklar Amerika’ya güvenmemektedirler. BM ise, dünya barışı ve güvenliğini sağlamaktan acizdir. Çünkü BMKG daimi üyelerinin veto hakkı devam ettikçe, dünya barışı ve güvenliği sağlanamayacak, terörizm ile mücadele ve nükleer silahsızlanma gerçekleştirilemeyecektir. 

parstoday

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın