Atvan: İran’ın Girişimi ABD-İsrail Planını Boşa Çıkardı

Adem Namlı

Atvan, Riyad’ı Tel Aviv’in yeni tuzağı konusunda uyararak İran’ın girişiminin ABD ve İsrail’in şom planını bozguna uğratacağını söyledi.

Bölgesel Rai al-Youm gazetesinin başyazarı ve tanınmış Filistinli analist Abdel Bari Atvan, bu elektronik gazetenin yeni başyazısını Suudi Arabistan ve Yemen arasındaki savaş da dahil olmak üzere bölgedeki son gelişmelere ayırarak şunları yazdı: İşgalci rejimin Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD’nin arabuluculuğuyla Suudi Arabistan’ı bu ülke ile Yemen arasında devam eden savaşa İsrail’in müdahale etmesine izin vermeye ikna etmeye çalıştığına dair son zamanlarda Siyonist medyada çıkan haberler bizi şaşırtmadı.

Netanyahu’nun Suudiler İçin Döktüğü Timsah Gözyaşlarının Amacı!

Atvan şunları ekledi: Bu ifşaatları yayınlayan İbranice Haaretz gazetesi, Netanyahu’nun Yemenlilerin Riyad Havalimanı’na düzenlediği füze saldırısında 13 kişinin ölmesi ve yüzlerce kişinin yaralanmasının ardından Twitter [X] hesabından Suudi Arabistan için başsağlığı mesajı yayınlamaktaki amacının, durumdan istifade ederek Suudi Arabistan ile ilişkileri geliştirmek, bu ülkeyle resmi bir normalleşme anlaşması imzalamak ve İbrahim Anlaşmaları olarak bilinen normalleşme süreçlerine dahil edilmesinin önünü açmak olduğunu bildirdi.

Atvan şu hususu vurguladı: Siyonist medya tarafından yayınlanan bu bilgiler, önceki makalelerimizde ve videolarımızda belirttiğimiz hususları doğrulamaktadır; ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in kışkırtmasıyla gerek Yemen’e yönelik ablukayı tırmandırarak gerekse San’a Havalimanı’nı bombalayıp iki taraf arasında savaşı körükleyerek Suudi Arabistan ile San’a hükümeti arasındaki anlaşmazlık ateşine benzin döktü.

Makalenin devamında şu ifadelere yer verildi: Yenilgiye uğrayan Netanyahu, hem Yemen hem de Suudi tarafından intikam almanın peşindedir. Yemen, Gazze’deki direnişçilerle dayanışma içinde işgal altındaki Filistin’in kalbini, özellikle Hayfa ve Tel Aviv’i hipersonik füzeler ve misket harp başlıklarıyla hedef almış, Eylat Limanı’nı tahrip ederek kullanılamaz hale getirmiştir. Öte yandan Suudi Arabistan da henüz Siyonist rejimle normalleşme anlaşmalarına resmi olarak katılmamıştır.

Rai al-Youm başyazarı, Siyonist medyanın Suudi Arabistan halkının %90’ının ve belki daha fazlasının İsrail ile herhangi bir ilişki kurulmasına şiddetle karşı olduğunu bildirdiğini belirtti. Elbette bu bilinen bir gerçektir ve bu gazetelerin veya başkalarının doğrulamasına ihtiyaç duymamaktadır. Bu sırada Suudi Arabistan da ülkedeki halk iradesiyle uyum sağlamak zorundadır.

En Büyük Kaybeden ABD Olacak

Bu nota göre, Netanyahu’nun İran ile savaş bataklığına çektiği Trump; İran’daki rejimi değiştirmekten nükleer programını yok etmeye ve Hürmüz Boğazı’nda hakimiyet kurmaya kadar hedeflerinin hiçbirine ulaşmakta başarılı olamadı. Bu sırada Trump, Suudi-Yemen savaşını körüklemenin İran’ı zayıflatıp yıpratacağını ve onu doğrudan veya dolaylı olarak Suudi Arabistan ile mezhepsel bir savaşa çekeceğini varsayıyor.

Abdel Bari Atvan şuna dikkat çekti: Trump bu durumda İran’ın zayıflayacağını ve ardından ABD için İran’a saldırma konusunda yeniden bir fırsat doğacağını düşünüyor; ancak şu ana kadar gerçekler Trump’ın varsayımlarından tamamen farklı seyretti.

Filistinli yazar şöyle devam etti: Burada ABD gerek prestij gerekse bölgedeki ve dünyadaki askeri gücü açısından en büyük kaybedendir. THAAD ve Patriot gibi Amerikan yapımı önleme füzeleri Yemen füzelerini düşürmekte korkunç bir şekilde başarısız oldu ve füzelerin çoğu Suudi Arabistan’ın Riyad, Dammam, Abha, Hamis Müşayt, Cizan ve Necran’daki havalimanlarının kalbindeki hedeflerine başarıyla ulaştı.

Makalenin devamında şu husus vurgulandı: En önemlisi, Trump, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın ABD ile Suudi Arabistan arasındaki ortak savunma paktına uygun olarak Washington’ın Yemen’e karşı savaşa doğrudan katılması yönündeki talebini tamamen görmezden geldi ve sadece Yemenlilerin çok yanlış işler yaptığını ve bunun hiç de iyi olmadığını söylemekle yetindi.

İran’ın Girişimi Şom ABD-Siyonist Planını Bozguna Uğratıyor

Atvan devamında, Dışişleri Bakanımız Seyyid Abbas Erakçi ile Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan arasında gerçekleşen telefon görüşmesine değinerek; İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin askeri seçeneklerden uzak durmak ve siyasi bir çözüme ulaşmak amacıyla Suudi Arabistan ile Yemen arasında diyaloğun başlatılmasına yardım edilmesi yönündeki önerisinin, özellikle Arap arabulucuların yokluğunda bu alanda sunulan en iyi teklif olduğunu açıkladı.

Bu değerlendirmeye göre, burada herkes ama özellikle Suudi Arabistan şunu hatırlamalıdır ki ABD, Gazze savaşı sırasında ve Yemenlilerin Filistin halkını desteklemek için bu savaşa dahil olduğu bir dönemde, bazıları Yemen füzeleriyle hedef alınıp hasar gören uçak gemilerini ve savaş gemilerini korumak için San’a ile ateşkes anlaşmasına varmak zorunda kalmıştı.

Suudi Arabistan Müttefiklerinin İhanetlerinden Ders Çıkarmalı

Rai al-Youm başyazarı şu hususa dikkat çekti: Dolayısıyla hem Yemen tarafı hem de Suudi tarafı İran’ın önerisine yanıt vermeli ve bir an önce müzakere masasına dönmelidir; zira bu adım zehirli ABD-Siyonist planını bozguna uğratacaktır. Ayrıca Suudi Arabistan dahil ilgili taraflar ateşkes anlaşmasının maddelerine tam olarak uymalı, birbirlerinin hedef ve taleplerini karşılamalıdır.

Makalenin sonunda şu ifadelere yer verildi: İnisiyatif alarak Suudi mevkidaşı Faysal bin Ferhan ile temas kuran ve bu savaşı durdurmak için arabuluculuk teklif eden İran’a ve Sayın Erakçi’ye teşekkür ederek; Suudi Arabistan’ın ister Arap ve Müslüman ister Batılı, özellikle de kendilerine ikiyüzlü açıklamalar dışında bir şey sunmayan ve Suudileri kendi kaderleriyle baş başa bırakan sözde müttefiklerinin tekrarlanan ihanetlerinden ders çıkaracağını ve bu büyük hatadan döneceğini umuyoruz.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın