Azerbaycan Cumhuriyeti’nde okullardaki başörtüsü yasağına karşı protestoların yayılması üzerine İlham Aliyev hükümeti interneti kesti ve “zorunlu başörtüsüzlük” kararına tepki gösteren en az 100 protestocuyu gözaltına aldı. Bu Müslüman ülkenin halkı, başörtüsünü çıkarma talimatını Siyonist rejimin İlham Aliyev’e dikte ettiğine inanıyor.
Azerbaycan’ın Müslüman toplumunda İlham Aliyev hükümetinin okullarda başörtüsünü yasaklamaya yönelik küstahça adımına karşı protestolar her geçen gün büyüyor. El-Cezire’nin haberine göre, Azerbaycan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulu 21 Eylül’de sekülerizm ilkesini vurgulayarak bu Şii ülkenin eğitim ortamlarında başörtüsünü fiilen yasakladı. Ekim ayının başından bu yana başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin sınıflara girmesi engellendi; bu uygulama geniş çaplı protestolara ve hatta başörtüsü takmayan öğrencilerin dayanışmasına yol açtı. Azerbaycan’ın Müslüman halkı başörtüsü yasağını İsrail rejiminin İlham Aliyev hükümetine dikte ettiği bir talimat olarak görüyor; nitekim onun halkının dini kimliğine karşı duracak böyle bir cesarete tek başına sahip olmadığını biliyorlar. Ayrıca Siyonist rejimin bu Müslüman ülkede son derece derin bir nüfuza sahip olduğu herkesçe bilinmektedir!
Diğer taraftan eleştirmenler, “sekülerizm” iddiasının Azerbaycan okullarındaki İslami giyimin tasfiye edilmesi için nasıl bir kaldıraca dönüştüğünü, ancak Siyonistler tarafından açılan ülkedeki Yahudi okullarındaki Siyonist sembollere karşı neden sessizlik ve hoşgörünün hakim olduğunu soruyorlar. ABNA’nın haberine göre, sivil aktivistlerin çok sayıdaki raporu Azerbaycan Yahudi toplumundaki öğrencilerin eğitim alanlarında “Kipa” (dini Yahudi takkesi) gibi sembolleri kullanma imkanına sahip olduğunu, buna karşın bu ülkenin Müslüman kızlarının başlarını örttükleri için dışlandıklarını gösteriyor. Azerbaycan hükümeti “yasaların bütünlüğünü” iddia etse da Yahudi ve Siyonist sembolleri kullanan okulların durumuna ilişkin şeffaflık sağlanmaması çifte standart şüphesini güçlendirmiştir: Bakü’nün seküler kanunu tüm dinler için tek bir çizgi mi çekiyor, yoksa bu laikliğin bedeli sadece Müslüman ve Şii çoğunluğun omuzlarına mı yıkılıyor?
Ülke Genelindeki Protestolar
Son günlerde okul müdürlerinin başörtülü kızların sınıflara girmesini engellediğine dair çok sayıda video yayınlandı; hatta başörtülü öğretmenlere okullarda başörtülerini çıkarmaları ya da istifa etmeleri söylendi; bu adım ülke Müslüman toplumunun öfkesini kabarttı. Yayınlanan videolar okulların dışında bekleyen kız çocuklarını ve gözyaşları içinde öğrencilerine veda eden öğretmenleri gösteriyor. El-Cezire’nin yazdığına göre öğretmenler eğitime devam edebilmek için açık hava sınıflarına yöneldi. Ayrıca Gence, Sabirabad, İmişli ve Celilabad’da başörtülü öğrencilere yönelik müdahalelere ilişkin raporlar yayınlandı.
Protestoların ülke geneline yayılmasıyla birlikte Azerbaycan’ın çeşitli şehirlerinde çok sayıda öğrenci ve eğitim kadrosunun okulları boykot ettiği ve greve gittiği bildiriliyor. Saha raporlarına göre Bakü hükümetinin okullardaki İslam dışı ve insanlık dışı adımına karşı halk protestolarının büyümesinin ardından Azerbaycan’da internete kısıtlama getirildi ve 100’den fazla kişi gözaltına alındı. Azerbaycan’daki başörtüsü yasağı protestoları, Bakü’nün İran’dan ayrılmasından bu yana Nardaran’daki en büyük toplanmalardan biri olarak nitelendiriliyor. Bakü’nün varoşlarında bir bölge olan Nardaran, yıllardır Azerbaycan Cumhuriyeti’ndeki dini eğilimlerin ve Şiiliğin önemli odak noktalarından biri olarak biliniyor. Bu bölge başörtüsü kısıtlamalarına ilişkin önceki anlaşmazlıklarda da rol oynamış ve Bakü hükümetinin seküler politikalarına protesto geçmişine sahip bir yerdir. Azerbaycan Cumhuriyeti yetkilileri, gözaltına alınan bazı kişilerin okul çalışanlarıyla yaşanan arbedelerde, eğitim merkezlerinin faaliyetlerini aksatmada ve kamu düzenini bozmada rol oynadığını iddia etti.
Azerbaycan başkenti Bakü’deki Pazartesi günü protestolarından yayınlanan videolar, göstericilerin “Başörtüsü gayretimiz ve namusumuzdur” sloganıyla Aliyev hükümetinin bu kararına tepki gösterdiğini gösteriyor. Azerbaycanlı kızlar ve kadınlar eğitim merkezlerindeki başörtüsü yasağına tepki olarak protestolar düzenleyerek “Ölürüz ama başörtümüzden vazgeçmeyiz” sloganları atıyorlar. Bu protestolar öyle bir boyuta ulaştı ki bazı okullarda başörtülü olmayan bir grup öğrenci de derslere katılmayı reddetti. Fars Haber Ajansı’nın Azerbaycan medyasına dayandırdığı habere göre bu protestoların kıvılcımı Bakü’deki 69 numaralı okul ile Masallı rayonunun Mullaoba köyündeki “Bi Şerif” ortaokulunda çaktı ve son iki gün içinde ülkedeki diğer okullara da sıçradı.
Protestolar savaş gazilerine kadar uzandı. Karabağ Savaşı’nda kolunu kaybeden Azerbaycanlı bir gazi, sosyal medyada yayınlanan bir videosunda şöyle diyor: “Ben kolumu savaşta bugün kızım başörtüsü yüzünden gözyaşları içinde okula gidemesin diye kaybetmedim. Başörtüsüyle ve Allah’la savaşa girenler asla zafere ulaşamayacak ve şiddetle pişman olacaklardır.”
Türkiye’nin Başörtüsü Kısıtlamasına Tepkisi
Protestoların boyutu Azerbaycan Cumhuriyeti sınırları içinde kalmayıp Türkiye’ye kadar sıçradı. Tabnak’ın haberine göre İstanbul’da bir grup protestocu Azerbaycan Cumhuriyeti Konsolosluğu önünde toplanarak Bakü hükümetinden başörtülü öğrenci ve öğretmenlere uygulanan kısıtlamaları gözden geçirmesini talep etti. Türkiye’deki bu protestolar, özellikle bu ülkenin başörtüsü tartışmalarındaki tarihi tecrübesi dikkate alındığında daha büyük bir hassasiyet kazandı. Geçtiğimiz onlarca yılda başörtülü kadınların Türkiye’deki bazı üniversite ve kamu kurumlarında bulunmasına getirilen kısıtlamalar siyasi ve sosyal çatışmaların ana konularından birine dönüşmüştü; bu konu Türkiye toplumunun siyasi hafızasında hâlâ özel bir yere sahiptir. Türkiye’deki protestocular, Erdoğan’ın Aliyev hükümeti üzerindeki geniş nüfuzu sayesinde okullardaki Siyonist başörtüsü yasağı politikasının uygulanmasını kolayca engelleyebileceğine inanıyorlar.
