bünyesi olan HDP ihanetin ve bölücülüğün merkez üssü, toplar damarıdır. Daha
fazla gecikmeye meydan bırakmadan Anayasa Mahkemesi tarafından HDP’nin
kapatılması da mutlak ve hukuki bir mecburiyettir.” dedi.
Bahçeli Elazığ’da “2023’e Doğru: Aday Belli, Karar Net”
mitingin gerçekleştirdi. İstasyon Meydanında yapılan mitinge çok sayıda partili
katıldı. Başkan Bahçeli burada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na
yüklendi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, “CHP Genel Başkanı selin içinde
sürüklenen bir kütüğe dönüşmüştür. Eylemleriyle beslediği, fıtratıyla bilediği
siyasi nefretini Türkiye’ye karşı silah gibi kullanmaya başlamıştır. PKK’ya kol
kanat gerip arka çıkan Kılıçdaroğlu’dur. FETÖ’yü aklama sözü veren
Kılıçdaroğlu’dur. Terörle mücadeleye karşı çıkan Kılıçdaroğlu’dur. Yalan üstüne
yalan söyleyen Kılıçdaroğlu’dur. Bu Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP uçurumun
kenarındadır. Aynı zamanda Türkiye’nin huzur ve güvenliğini de tehdit etmektedir”
diye konuştu.
“Atatürk’ün kurduğu parti rehin ve işgal edilmiştir”
Kılıçdaroğlu’nun uyuşturucu iddialarına değinen Bahçeli
“Askerimize ve polisimize en hayasız iftiraları reva gördü. Cari açığın
uyuşturucu paralarıyla kapatıldığını vicdanı sızlamadan telaffuz etti.
Ülkemizin gri listede olduğunu utanmadan iddia etti. Asıl bu listede bulunan
Birleşik Krallık’tan haberi olmadığını da cahilce söyledi. Kılıçdaroğlu ve CHP
yönetiminin Türkiye alerjisi tamir ve tedavi edilemeyecek boyutlardadır. Bu muhalefet
anlayışı olduktan sonra düşmana gerek bile yoktur. Dünyanın hangi medeni ve
gelişmiş ülkesinde kendi devletini suçlayan, kendi milletine sırtını dönen bir
muhalefet vardır. Dünyanın neresinde Kılıçdaroğlu gibi bir muhalefet partisi
başkanı bulunmaktadır? Türkiye karşıtları Kılıçdaroğlu’nu kafese sokmuş, ele
geçirmiş, boyunduruk altına almıştır. Atatürk’ün kurduğu parti rehin ve işgal
edilmiştir” şeklinde konuştu.
“Terörist Demirtaş’a özgürlük isteyen CHP yönetimidir”
CHP’nın kuruluş çizgisinden bütünüyle uzaklaştığını
vurgulayan Bahçeli, “Kılıçdaroğlu CHP’yi tanınmaz hale getirmiştir. Terörist
Demirtaş’a özgürlük isteyen CHP yönetimidir. Sorosçu Osman Kavala’ya avukatlık
yapan CHP yönetimidir. HDP’ye bakanlık vaadinde bulunan CHP yönetimidir. Türkiye
düşmanlarıyla düşüp kalkan CHP yönetimidir. Milli haklarımıza, egemenlik
hukukumuza dört bir koldan saldıran da bugünkü CHP yönetimidir. Karar da
milletin, söz de milletin, hüküm de milletindir. Milletin önünde ve üstünde
hiçbir bir güç yoktur. Kılıçdaroğlu ve zilletin diğer ortaklarının dış
güçlerden icazet beklentileri rezalettir, düpedüz teslimiyetçiliktir. Biz
binlerce kilometre uzaklıktaki bir benzinlikte Türkiye’nin siyasi ve yönetim
geleceği hakkında alçak kurguların yapıldığı hamburgerli masalara oturmadık,
Allah muhafaza, oturmayı aklımızdan dahi geçirmedik” dedi.
“Biz masalara yüz sürmeyiz, masalarda keyif çatmayız”
Bahçeli, “Her birlikte Türkiye’yiz, Türk milletiyiz. Bizim
altına ve ayaklarına yılanların, çıyanların tutunduğu bir masamız yoktur, buna
mukabil hamd olsun milletimiz vardır. Umudumuz millettir, huzur kaynağımız
milli birlik ve dayanışma ruhudur. Biz masalara yüz sürmeyiz, masalarda keyif
çatmayız, Elazığ ne diyorsa ona kulak veririz, Malatya ne istiyorsa onu
yaparız, Adıyaman, Diyarbakır, Tunceli neyi hedefliyorsa onu söyler, ona hizmet
eder, onunla bir ve beraber oluruz. Sevdamız millettir, gücümüz devlettir.
Bizim duruşumuz, zedelenmek, aşağılanmak, hor görülmek istenen milli onurun
duruşudur. Birbirine benzemeyen partilerin ittifakıyla vücut bulan zillet
bedeni, taşınması çok külfetli siyasi bir ağırlık haline gelmiştir. Bunların
ciddiye alınacak, itibar edilecek hiçbir projesi, hiçbir vizyon hazırlığı
yoktur. Temelleri çürük, kolonları yıkık, çatısı uçuk Güçlendirilmiş Parlamenter
Sistem lakırdısı dışında söyledikleri bir başka şey yoktur. Kaldı ki Türkiye’ye
inançları yoktur. Türk milletine mensubiyet ve muhabbetleri buharlaşmıştır”
ifadelerini kullandı.
“Altılı masa istikrarsızdır, iradesizdir, ilkesizdir”
Halen aday çıkaramadıklarını dile getiren Bahçeli, “Henüz
kimi Cumhurbaşkanı adayı gösterecekleri de derin bir anlaşmazlık ve tartışma
konusudur. Altılı masa istikrarsızdır, iradesizdir, ilkesizdir. Dış güçlerle
yan yana gelerek Türkiye’nin aleyhine sinsi bir tertibin içinde oldukları ayan
beyan ortadadır. 2023 seçimlerine yaklaşık 7 ay kalmasına rağmen bir
Cumhurbaşkanı adayı bile çıkaramadılar. Kimi aday gösterecekleri belli
değildir. Zillet partilerinin her birisi ayrı tavda, ayrı havadadır. Gündemleri
başka başkadır. Hiçbir siyasi başarısı olmayan, hiçbir tecrübesi bulunmayan,
devlet nedir bilmeyen, diplomasiye kafaları basmayan malum belediye
başkanlarının isimleri tekrar ısıtılıp kamuoyuna servis edilmektedir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın acemilerle, acem oyunlarına
gömülmüş basit ve basiretsiz isimlerle aynı terazide tartıya çıkartılması
cumhura, cumhurun başkanlık onuruna hem saygısızlık hem de nankörlüktür. Zillet
partileri çatışma ve çelişki halindedir. Bölücü terörün siyaset ayağı HDP ise
alayını markaja almıştır. Bir AK Parti heyetinin anayasa değişikliği konusuyla
ilgili Meclis’te grubu bulunan partileri ziyaret etmesi ve bunu da bizim doğal
karşılamamız anlaşıldığı kadarıyla münafıkları rahatsız etmiştir. Bizim
gözümüzde PKK neyse HDP odur. Bu kesindir” şeklinde konuştu.
“O parmakları kırmasını çok iyi bileceğimizi hiç kimse de
unutmamalıdır”
HDP neyse CHP’ninde aynısı olduğunu aktaran Bahçeli, “Bu da
belgelidir. PKK’nın siyasi bünyesi olan HDP ihanetin ve bölücülüğün merkez
üssü, toplar damarıdır. Daha fazla gecikmeye meydan bırakmadan Anayasa
Mahkemesi tarafından HDP’nin kapatılması da mutlak ve hukuki bir mecburiyettir.
Hiç kimse HDP’yle ilgili bize parmak sallayamaz. Sallayan olursa o parmakları
kırmasını çok iyi bileceğimizi hiç kimse de unutmamalıdır. HDP’yle ortaklık
kuran, belediye başkanlığı kazanan, bu belediyeleri kazanç kapısına çeviren
işbirlikçiler bize asla laf edemez, üst perdeden konuşamaz. Aynı kaptan
yiyenler, aynı hedefe kilitlenenler, aynı masada beşlik simit gibi dizilenler
evvelemirde karanlık ilişkilerinin hesabını vermek zorundadır. HDP-PKK,
Mehmetlerimizin katilidir. HDP-PKK, polislerimizin kanlısıdır. HDP-PKK,
Türkiye’nin husumet cephesindeki melanettir. Kürt ve Zaza kökenli kardeşlerimin
HDP’yle bağı asla yoktur. Kürt ve Zaza kökenli kardeşlerim bizim can
beraberimiz, ciğer paremizdir. PKK’yla tek bir Kürt ve Zaza kökenli kardeşimin
ne işi olacak ne de ilişkisinden söz edilebilecektir. HDP’yle aleni siyasi
ortaklık kuran, sıkışınca, zora girince, işle arpa sarınca birden bire şeklen
çark eden siyasi zihniyetler kötünün de kötüsüdür. Kimlerin kimlerle beraber
olduğunu merak edenlere diyorum ki, aynaya bakın, masaya bakın, geçmişe bakın,
PKK’yla kurduğunuz derin bağlara kafa yorun” dedi.
