Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden açıklamada bulundu.
İsrail polisinin Mescid-i Aksa’da dün gerçekleştirdiği
saldırıya tepki gösteren Bahçeli, “Maalesef İslam toplumlarında kök salan
dağınıklık, kadir kıymet ölçülerinden tamamıyla kopuk muvazaalı ve muhataralı
diyaloglar zalimlere koz vermekle kalmayıp inanç haklarımıza saldırıları hem
tahrik hem de teşvik etmektedir. Çünkü birlik ve beraberlik hisarı yıkıktır.
İsrail, dün akşam Yatsı Namazı esnasında, Mescid-i Aksa’da toplanmış din
kardeşlerimize ses bombası ve plastik mermiyle saldırmıştır. Bu mütecaviz
saldırganlık Ramazan ayının son cumasında, Kadir Gecesi’nin de bir gün
öncesinde vuku bulmuştur. Yani planlı bir barbarlıktır” diye konuştu.
“İsrail terör devletidir, şiddeti politik enstrüman
olarak kullanmaktadır. Diğer yanda Batı Şeria’da sürekli kamçılanan Yahudi
yerleşimci terörü mazlumları evinden barkından çıkarmaktadır. Kudüs yaslıdır,
Gazze hüzünlüdür, Batı Şeria gariptir, Filistin iki ateş arasındadır”
diyen Bahçeli, paylaşımlarında şunları söyledi:
“Siyonizmin katliamları biliniyorken, zulüm markası bu
karanlık zihniyetle ortak bir geleceğin hayalini kurup hedeflerini paylaşan
bazı İslam ülkelerine ne söylenmelidir? Hakikat ve hakkaniyet çizgisinde
buluşmaktan aciz kalanların varlığını korumaları nasıl beklenmelidir? Ramazan
ayı boyunca Filistinli kardeşlerimizin inanç ve ibadet özgürlüğüne musallat
olan, Harem-i Şerif’in statüsünü hedef alan İsrail hükümetini lanetliyorum. Saldırılarda
yaralanan Filistinlilere geçmiş olsun diyorum. Kudüs bizim ilk kıblemizdir ve
teslim edilmeyecektir.
Kudüs ilk göz ağrımız, ilk sevdamız, ilk yönümüz,
Miracımızın ebedi emaneti, inancımızın ezeli onurudur. Kaşgar’dan nasıl taviz
vermiyorsak, Kerkük’ten nasıl vazgeçmiyorsak, Kudüs’ten de aynı şekilde
vazgeçmeyiz, Siyonist kumpaslara esir bırakmayız. Bahçeli,
Kudüs-Kaşgar-Kerkük-İstanbul birbiriyle tarih, kültür ve inanç bağlarıyla
sımsıkı bağlıdır. Biri olmadan diğeri ya eksik ya da manen eziktir. Biz
kadrimizin, kavlimizin, kaderimizin, kavgamızın bilincindeyiz, şeytanın
müfrezelerini de biliyoruz. ve hesap gününü bekliyoruz.
Kudüs-Kaşgar-Kerkük-İstanbul birbiriyle tarih, kültür ve inanç bağlarıyla
sımsıkı bağlıdır. Biri olmadan diğeri ya eksik ya da manen eziktir. Biz
kadrimizin, kavlimizin, kaderimizin, kavgamızın bilincindeyiz, şeytanın
müfrezelerini de biliyoruz. ve hesap gününü bekliyoruz.”
