RASTHABER- Iraklı insan hakları aktivisti Sahir El-Arabi, Bahreyn’deki olayların Suudi Arabistan’ın yeşil ışık göstermesi ile gerçekleştiğini belirtti.
Tesnim haber ajansının uluslararası bölümünün yayınladığı habere göre, Bahreyn 14 Şubat 2011’den beri Al-i Halife rejimine karşı halk ayaklanmasına tanıklık yapıyor. Bahreyn halkı, özgürlük ve adaletin uygulanmasını, ayrımcılığın sonlanmasını talep ediyor. Bahreyn halk tarafından seçilmiş bir devletin iş başına gelmesini istiyor.Oysaki halkın talepleri, Bahreyn rejimi ve Suudi Arabistan gibi bazı Arap ülkelerinin işbirliği ile şiddetle bastırılıyor. Buna rağmen Bahreyn halkının isteklerini savunmak için halktan oluşmuş olan akım hala devam ediyor ve çeşitli protesto gösterileri ile taleplerini savunup gerçekleşmelerini umuyor.Sahir El-Arabi Tesnim Haber Ajansı muhabirine verdiği röportajda, Al-i Halife’nin Bahreyn halkının haklarını çiğnediğini ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:
“Al-i Halife, Bahreyn halkının 5 yıl önce başlamış olan devrimini durdurmakla rezilce bir yenilgi tecrübe etti. Bahreyn’in yine şiddetlendirdiği uygulamalar bir tek Şeyh İsa Kasım’ın vatandaşlığını iptal etmek ve onu cezalandırmak ile sınırlı kalmıyor. El-Vifak partisinin kapatılması ve aynı zamanda Bahreynli insan hakları aktivistlerine baskı uygulaması ve hatta bazılarını tutuklaması veya farklı şekillerde cezalandırması bu uygulamaların diğer örnekleridir.
Bahreyn halkı bir tek beraberlik ve adalet istiyor. Bu olaylar Bahreyn rejiminin Bahreyn halkının devamlı ve kesintisiz devrimini durdurmakta dar bir geçide vardığını gösteriyor. Ancak Al-i Halife rejimi halkın devrimini hala şiddetle bastırıyor. Ancak bilmesi gereken şey bu baskılar ve bastırmaların söz konusu rejim için hiç bir sonuca vesile olmayacağıdır. Çünkü Al-i Halife rejimi halkın taleplerine ve isteklerine yanıt vermekten kaçıyor. Oysaki Bahreyn halkı tezahüratlarında bir tek adalet ve beraberlik istediklerini dile getiriyorlardı.Bahreyn’deki olaylar, Suudi Arabistan rejiminin yeşil ışığı ile gerçekleşiyor.El-Arabi sözlerinin devamında Bahreyn olaylarının iç ve dış nedenlere dayalı olduğunu belirterek şunları söyledi:“İç nedenler arasında Bahreyn hükümetinin, halkının isteklerini yerini getirmekte başarısız olması ve yöntem olarak halkının isteklerini bastırmayı seçmesi yer alıyor. Bu tezahüratların dış nedenleri konusunda ise, Bahreyn’deki olayların Suudi Arabistan’ın yeşil ışık göstermesi ile gerçekleştiğini düşünüyorum.Suudi Arabistan bölgede zor günler yaşıyor ve Yemen, Irak ve Suriye gibi bir çok savaşta yenilgiye uğramıştır. Dolayısıyla Bahreyn’den yenilgiye uğradığı bölgelere baskı uygulamak için yararlanmak istiyor. Bütün bunlar Bahreyn halkının barışsever bir halk olmasına rağmen gerçekleşiyor. Bahreyn milleti bir tek kendi hakkını savunmaya çalışıyor. Ancak rejimin baskılarına maruz kalıyor. Bahreyn halkı kendi dini liderini savunup destekleyecektir. Bahreyn halkı kendi tarihleri boyunca karşılaşmadıkları baskılara maruz kalmış durumda. Ancak bu millet azimli bir millet olarak dini liderleri Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın yanında yer alıyor. Bundan dolayı halkın haftalar öncesinden Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ın evinin etrafında toplandıklarını ve her gün şehirlerde ve köylerde toplanıp rejime itiraz ettiklerini görebiliyoruz.Bahreyn halkı Al-i Halife ile yaşadığı sorunları, gerçek sorunları olarak nitelendiriyor. Çünkü bu rejim ülkenin halkını ve Şii mezhebini hedef almış durumda. Dolayısıyla bu çatışmalar ve savaşlar Bahreyn halkı için büyük önem ifade ediyor. 5 yıl boyunca onlarca şehit, yüzlerce yaralı verip, binlerce hapis cezası almış Bahreyn halkının azimli kalacağına ve Ayetullah Şeyh İsa Kasım’ı destekleyeceklerine inanıyorum.”
