hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 500’ü geçti. Suriye’ye yardımların
ulaşmasını engelleyen ABD yaptırımları bu süreçte eleştirilere konu oldu.
Günler sonra ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC)
yaptırımları dün 180 gün boyunca askıya aldığını duyurdu. Bu karar uluslararası
yardımların Suriye’ye ulaşmasını kolaylaştıracak olsa da yaptırımlar, depremin
yıkıcı etkilerini halihazırda katlamış vaziyette. Depremzedelere yeterli destek
sağlanamıyor. Suriye’nin petrol bölgelerinin ABD destekli oluşumların elinde
olması ve Suriye’ye akaryakıt sevkiyatını zorlaştıran yaptırımlar enkaz
kaldırma çalışmalarına katılan araçların akaryakıt sıkıntısı çekmesine neden
oldu.
Batının İkiyüzlülüğü
ABD yaptırımlarının derinleştirdiği insani krize karşı
Batı’nın sergilediği ikiyüzlülük dikkat çekti. Batının bu süreçte Suriye’nin
meşru hükümetini görmezden geldiği ve ABD yaptırımlarına sessiz kaldığı
görüldü.
Hollanda Başbakanı Mark Rutte haftalık basın toplantısında
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hükümetiyle mükemmel ilişkilere sahip olduklarını
belirterek, Suriye’ye yardımların açık olan tek sınır kapısından yapılmasının
yardımları zorlaştırdığını ifade etti. Rutte, Türkiye ile açık sınır kapısı
sayısının artırılmasını konuştuklarını söyledi. Rutte’nin konuşmasında meşru
Suriye hükümeti ile bir koordinasyonu işaret etmemesi ve yardımların önündeki
asıl engel olan yaptırımlardan bahsetmemesi dikkat çekti.
Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, 7 Şubat’ta gazeteci
Christina Macfarlane ile yaptığı röportajda “Deprem sadece Türkiye’yi
etkilemedi, Suriye’yi de etkiledi. Orada durum daha da karışık çünkü resmi bir
muhatap yok, bu nedenle uluslararası kuruluşlar aracılığıyla çalışmak
zorundayız” diyerek, ABD ve AB’nin Suriye’ye uyguladığı yaptırımlardan bahsetse
de Suriye’deki meşru hükümeti tanımayarak orada resmi muhatap bulunamadığını
dile getirdi. Sözlerine “Brüksel’de Avrupa Konseyi düzeyinde bir araya
geldiğimizde benim önerim, Suriye’ye yönelik herhangi bir yardımın, en önemli
yere gideceğinden emin olmak için Avrupa düzeyinde koordine edilerek gideceği
yere ulaşmasını sağlamak gerektiği olacaktır. Bu noktada altını çizmek
istiyorum: konu jeopolitik değil. Konu, herhangi bir rejimi tanıyıp tanımamakla
ilgili değil, çaresizce yardımımıza ihtiyaç duyan korkunç koşullardaki
insanları kurtarmakla ilgili. Uluslararası bir cevaba ihtiyacımız var ve hem
rejimin durumu hem de uygulanan yaptırımlar göz önüne alındığında -durumun
karmaşıklıkları göz önünde bulundurarak- Suriye’ye nasıl yardım edeceğimiz
konusunda kendi aramızda anlaşmamız gerekiyor” diye devam etti.
Yaptırımlara Tepkiler
8 Şubat’ta Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning
“Felaketin ortasında ABD, jeopolitik saplantılarından vazgeçmeli. Suriye’ye
yönelik tek taraflı yaptırımları derhal kaldırmalı ve insani yardıma kapıyı
açmalı. ABD, Suriye krizine uzun süredir müdahil oluyor. Tekrarlanan askeri
müdahaleler gerçekleştiriyor ve çok sayıda sivilin ölümüne yol açan sert
ekonomik yaptırımlar uyguluyor” ifadeleriyle yaptırımların kaldırılması
çağrısında bulundu.
10 Şubat’ta, yaptırımlar kaldırılmadan saatler önce Rusya
Dışişleri Bakanlığı, Batı’yı Suriye’ye yönelik yaptırımları kaldırmaya
çağırmıştı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zaharova, Batılı devletlerin
diğer ülkeler açısından sonuçları ortadan kaldırma sürecini zorlaştıran doğal
afet mağdurlarına yardım sağlama konusunda siyasallaştığını belirtti.
Zaharova, “Bu insanlık dışı pozisyonun derhal yeniden
gözden geçirilmesi çağrısında bulunuyoruz. (…) Suriye hükümetiyle yakın
koordinasyon içinde Suriye’ye acil uluslararası yardım talebini bir kez daha
vurguluyoruz” dedi.
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı Ortadoğu Bölge
Direktörü Corinne Fleischer da benzer bir çağrıda bulunmuştu. Uygulanan
kısıtlamalar depremden sonra gerekli olan malların ithalatını engellediğinden,
ülkeye insani yardım ulaştırmak için Suriye’ye yönelik yaptırımların bir kısmının
kaldırılmasını önermişti.
Suriye: ABD Yaptırımlara Bağlılığını Vurguluyor
Suriye Arap Haber Ajansı SANA, Suriye’ye insani yardım
sağlamak için Suriye karşıtı yaptırımları 180 gün süreyle askıya aldığını
açıklayan ABD’nin bu hareketini “yalnızca uluslararası imajını düzeltmeye
çalışıyor” diye yorumladı.
10 Şubat’ta Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad, Suriye’nin
depremden etkilenen Halep kentinde bir hastaneye yaptığı ziyarette Batı’da ne
şimdi ne de geçmişte insanlık olduğunu, 600 yıldır sömürgeciliğin insanların
öldürülmesi ve yağma üzerine kurulu olduğunu söyledi.
ABD’nin yaptırımları 180 günlüğüne askıya alma kararının
ardından Suriyeli diplomatlar, “ABD Hazine Bakanlığı’nın yeni kararı,
Washington’ın yasadışı yaptırımlarına olan bağlılığını vurguluyor, bu nedenle
ABD yönetimi Suriyelileri ve dünyayı kandıramaz” yorumunda bulundular.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, mevcut ABD yaptırımlarının
Suriye hastanelerini yüz binlerce hastayı tedavi etmek için tıbbi ekipman
hizmeti verme yeteneğinden mahrum bıraktığını belirtti.
Yaptırımlar aynı zamanda Suriye’yi ulusal doğal kaynaklara
erişimden mahrum bırakıyor, bu da devletin nüfusa yardım etme kabiliyetini
sınırlıyor./sol
