Rasthaber – Yemen’de iki aydır devam eden
ateşkes üçüncü kez uzatılsa da, saldırgan hükûmetlerin, yerli ve ithal paralı
askerleri ya da dış destekçilerinin yaklaşımında bir değişiklik anlamına
gelmiyor. Belki de bazı açılardan ateşkes, onların müdahaleleri ve saldırıları
için yeni fırsatlar getirmiştir.
Batılı hükûmetlerin ve Birleşmiş
Milletler’in sessizliği ve kayıtsızlığının gölgesinde saldırgan hükûmetler
tarafından Yemen’de ateşkes tekrar tekrar ihlal edildi.
Birleşmiş Milletler’in önerisiyle
Yemen’de 2 Nisan 2022’den itibaren iki aylık ilan edilen ateşkesin en önemli
hükümlerinden biri yakıt taşıyan 18 geminin El-Hudeyde limanlarına girmesi ve
Sana’a havaalanından haftalık iki gidiş-dönüş uçuş izniydi. 02 Haziran’da
Birleşmiş Milletler’in temsilcisi, Yemen’de çatışan tarafların, ateşkesi asıl
anlaşmayla aynı koşullarla iki ay daha (02 Ağustos) uzatma konusunda
anlaştıklarını duyurdu.
Ateşkesin ikinci iki ayının sona
ermesinin ardından Sana’a, Ummanlı kardeşlerin çabaları sonucunda ateşkesi uzatma
imkânının sağlandığını, bu nedenle ateşkesin üçüncü kez olarak iki ay daha
uzatıldığını duyurdu.
Saldırgan hükûmetler, 01 Nisan ila
13 Ağustos tarihleri arasında Yemen’de 25.576 kez ateşkesi ihlal etti ve bu
süreç hâlen devam ediyor.
Saldırgan koalisyon sadece son 24
saat içinde Yemen’de ateşkesi 194 kez ihlal etti. Böylece 39 kez Marib, Sana’a,
Emran, Taiz, Hacce, El-Cevf, Sa’da, Zale’, El-Hudeyde illerinde ve diğer sınır
bölgelerinin hava sahası keşif uçakları ve SİHA’ların uçuşu, ayrıca Suudi
koalisyonunun paralı askerleri tarafından 102 kez Marib, Taiz, Hacce, Sa’da,
Zale’, El-Hudeyde illerinde ve diğer sınır bölgelerinde ateş açma vakası ve 34
kez Marib, Sa’da, Hacce, El-Hudeyde ve diğer sınır bölgelerine topçu saldırısı
gerçekleşti.
Saldırgan koalisyonunun Yemen’de
ateşkesi defalarca ihlal etmesinin birkaç açık nedeni var:
Birincisi, ateşkesin
avantajlarından yararlanma ve ateşkes yoluyla kendi petrol tesislerine yönelik
Ensarullah’ın misilleme füze saldırılarını durdurmanın yanı sıra, Yemen Ulusal
Kurtuluş Hükûmeti’nin ateşkesin avantajlarından yararlanması ve böylece
ekonomik ablukanın bu ülkenin savaştan zarar görmüş halkı üzerindeki yükünü
hafifletebilmesini engellemek istiyorlar.
İkincisi, Ukrayna’daki savaş ve
bunun sonucunda ortaya çıkan uluslararası atmosferden sonra, Batılı
hükûmetlerin koalisyon üzerindeki baskı yükü azalmış ve bu hükûmetler Suudi
petrolüne bağımlılıkları nedeniyle bu ülkeyi Yemen’de fazla özgür
bırakmışlardır ve hatta Yemen’in petrol ve gaz kaynaklarını yağmalamasına
yardım ediyorlar.
Birleşmiş Milletler İnsani Yardım
Koordinasyon Ofisi yetkilisi şöyle dedi: “Yemen riyalinin değeri ateşkes
döneminin öncesine kıyasla düştü. Ateşkes sonrası elde edilen tüm ilk başarılar
uzun sürmedi ve gıda maddeleri ve temel ihtiyaçları satın alabilenlerin sayısı
azalmıştır. Geçen ay gıda ithalatı üçüncü ay olarak azalarak aslında yıllık
ortalamanın altına indi ve El-Hudeyde ve Es-Selif limanlarına ithalatın
azalmasına yönelik şiddetli endişe var.
Birleşmiş Milletler, Yemen’deki
durumun kötüye gittiği konusunda uyarmaya devam ediyor ve daha önce yaklaşık
iki milyon Yemenli çocuğun şiddetli yetersiz beslenme nedeniyle gerekli
tedavilere ihtiyacı olduğunu ve bu çocukların 360.000’inin ölüm riski altında
olduğunu açıklamıştı. Birleşmiş Milletler, son 7 yılda doğrudan savaş, açlık ve
hastalığın Yemen’de 377.000’den fazla insanın ölümüne yol açtığını tahmin
ediyor.
Suudi Arabistan’ın saldırısı da Yemen’in
altyapılarının %85’inden fazlasını yok ederken bu ülkeyi şiddetli bir gıda ve
ilaç sıkıntısıyla karşı karşıya bırakmıştır. Birleşmiş Milletler’e göre Yemen,
dünyanın en kötü insani kriziyle karşı karşıyadır. Şu anda Yemen’in 29
milyonluk nüfusunun %80’inin yaşamını sürdürmek için yardıma ihtiyacı var.
Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre, Yemen vatandaşlarının sadece
yüzde ikisi korona virüsüne karşı aşılanmış durumda.
Böyle bir durumda, ateşkesin
saldırgan hükûmetler tarafından defalarca ihlal edilmesi ve Batılı hükûmetlerin
ve Birleşmiş Milletler’in buna karşı sessiz ve kayıtsız kalması, Yemen Ulusal
Kurtuluş Hükûmeti’ni ve Ensarullah liderliğindeki ulusal direniş güçlerini
saldırgan devletler tarafından ateşkesin sürekli ihlal edilmesine karşı uygun
karşılık için gerekli eylem özgürlüğünü kazanmak için, ateşkesin yeniden
uzatılmasını reddedeceği bir duruma sokabiliyor.
ParsToday
