BRICS ülkelerinin liderleri, 12-13 Eylül’de Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de bir araya gelecek. 18. BRICS Zirvesi, genişleyen grubun küresel ekonomideki ağırlığını artırma, finansal işbirliğini derinleştirme ve Küresel Güney’in uluslararası karar alma mekanizmalarındaki etkisini güçlendirme arayışının yeni aşaması olacak.
Hindistan’ın ev sahipliğinde düzenlenecek 18. BRICS Zirvesi, grubun son yıllardaki dönüşümünü ortaya koyması açısından kritik bir döneme denk geliyor. 2024’teki genişlemeyle üye sayısı 11’e çıkan BRICS, artık yalnızca Brezilya, Çin, Rusya, Hindistan ve Güney Afrika’dan oluşan bir platform değil. Mısır, Etiyopya, İran, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Endonezya’nın katılımıyla ekonomik ve jeopolitik ağırlığı daha da artan bir yapı haline geldi.
Ancak Yeni Delhi’deki zirvenin asıl sorusu, BRICS’in ne kadar büyüdüğünden çok bu büyüklüğü ortak bir siyasi ve ekonomik kapasiteye dönüştürüp dönüştüremeyeceği olacak.
Hindistan, 2026 dönem başkanlığını “Dayanıklılık, İnovasyon, İşbirliği ve Sürdürülebilirlik” başlıkları üzerine kurdu. Yeni Delhi, BRICS’i yalnızca jeopolitik bir platform olarak değil, ticaret, teknoloji, sağlık, enerji, iklim ve kalkınma alanlarında somut işbirliği üretebilen bir mekanizma olarak konumlandırmayı hedefliyor.
BRICS’in önceliği: Söylemden somut işbirliğine
Hindistan’ın dönem başkanlığı, BRICS’in “Batı’ya karşı bir blok” olarak tanımlanması yerine Küresel Güney’in kalkınma ve temsil ihtiyaçlarına odaklanan daha pragmatik bir platform olarak güçlendirilmesini öne çıkarıyor.
Zirvenin gündeminde tedarik zincirlerinin dayanıklılığının artırılması, ticaretin kolaylaştırılması, enerji dönüşümü, sağlık, tarım, küçük ve orta ölçekli işletmeler, yapay zekâ ve dijital teknolojiler bulunuyor. Hindistan ayrıca BRICS ülkeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin daha somut mekanizmalar üzerinden geliştirilmesini istiyor.
Bu yaklaşım, BRICS’in son yıllarda geçirdiği dönüşümün de göstergesi. Grup, ilk dönemindeki “yükselen ekonomilerin koordinasyonu” anlayışından, bugün küresel ekonomi ve yönetişim düzeninin bazı temel kurallarını tartışan daha geniş bir platforma doğru ilerliyor.
Doların hakimiyetine alternatif arayışı
Zirvenin en dikkat çekici başlıklarından biri ise finansal sistem olacak.
BRICS ülkeleri arasında yerel para birimleriyle ticaretin artırılması, sınır ötesi ödemelerin kolaylaştırılması ve ödeme sistemlerinin birbirine bağlanması konusunda çalışmalar sürüyor. Hindistan Merkez Bankası Başkanı Sanjay Malhotra, ağustos ayında BRICS ülkelerinin hızlı ödeme sistemleri ve merkez bankası dijital paralarının (CBDC) birbirine bağlanmasını tartıştığını açıkladı.
Buradaki hedef, kısa vadede doların tamamen devre dışı bırakılması değil. Daha çok, BRICS ülkeleri arasındaki ticarette daha düşük maliyetli, hızlı ve dolar bağımlılığını azaltabilecek alternatif kanallar oluşturmak.
Bu nedenle Yeni Delhi’de finans başlığında verilecek mesaj, BRICS’in küresel finans sistemini bir gecede değiştirmesinden ziyade, uzun vadeli bir alternatif altyapı oluşturma çabasının ne kadar ilerletilebileceği olacak.
Farklı çıkarlar dengesi BRICS’in geleceğini belirleyebilir
BRICS’in önündeki en önemli sorunlardan biri ise grubun içindeki farklılıklar.
Rusya’nın Batı ile çatışması, Brezilya ve Hindistan’ın daha pragmatik ve ekonomik bir BRICS vizyonunu tercih etmesi ve yeni üyelerin farklı dış politika öncelikleri, grubun ortak hareket kapasitesini sınırlandırıyor.
Bu nedenle BRICS’in gücü yalnızca ekonomik büyüklüğünden değil, farklı çıkarları bulunan üyeler arasında ne ölçüde ortak bir gündem oluşturabildiğinden geçiyor.
Küresel Güney’in sesi olma iddiası
BRICS’in kendisini tanımlama biçimindeki en önemli değişimlerden biri de Küresel Güney vurgusunun güçlenmesi.
Grubun temel iddiası, mevcut uluslararası kurumların gelişmekte olan ülkelerin ekonomik ve siyasi ağırlığını yeterince yansıtmadığı yönünde. Bu nedenle BM, IMF ve Dünya Bankası gibi kurumlarda reform çağrısı BRICS gündeminin önemli parçalarından biri olmaya devam ediyor.
2025’te Brezilya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede de küresel yönetişim, finans, sağlık, yapay zekâ ve iklim değişikliği gibi alanlarda 126 taahhüt kabul edilmişti. Yeni Delhi’nin hedefi ise bu çerçeveyi daha fazla somut işbirliğine dönüştürmek.
Bu açıdan bakıldığında BRICS’in temel iddiası “Batı’nın karşısında yeni bir blok oluşturmak” değil. Daha geniş bir perspektifle, küresel ekonomik ve siyasi karar alma mekanizmalarında gelişmekte olan ülkelerin ağırlığını artırmak.
Yapay zekâ ve teknoloji yeni mücadele alanı
Bu yılki zirvenin bir diğer önemli başlığı teknoloji olacak.
Hindistan, dijital kamu altyapısı, finansal teknoloji, yapay zekâ ve yeni teknolojilerde BRICS ülkeleri arasında bilgi paylaşımını artırmak istiyor. Yeni Delhi’nin kendi dijital kamu altyapısı deneyimini diğer üyelere aktarması da dönem başkanlığının öne çıkan girişimleri arasında.
Bu başlık, BRICS’in yalnızca enerji, hammadde ve ticaret üzerinden tanımlanan bir ekonomik platform olmaktan çıkıp dijital ekonominin geleceği konusunda da söz sahibi olma arayışını gösteriyor.
BRICS için yeni dönem: Farklılıkları ortak güce dönüştürme arayışı
Yeni Delhi Zirvesi, BRICS’in son yıllarda artan ekonomik ve siyasi ağırlığını daha güçlü bir kurumsal işbirliğine dönüştürme açısından önemli bir fırsat sunuyor.
Çin ve Hindistan gibi büyük ekonomilerin yanı sıra Rusya’nın jeopolitik etkisi, Körfez ülkelerinin finansal kapasitesi ve Brezilya’nın Latin Amerika’daki ağırlığı, BRICS’e geniş bir ekonomik ve stratejik taban kazandırıyor. Üyelerin farklı ekonomik modelleri ve dış politika öncelikleri ise bu çeşitliliği, ortak çıkarların geliştirilmesi açısından önemli bir potansiyele dönüştürüyor.
Bu nedenle BRICS’in önündeki temel mesele yalnızca başka bir küresel güç merkezine alternatif oluşturmak değil; farklı ülkelerin sahip olduğu ekonomik, siyasi ve stratejik kapasiteyi ortak hedefler doğrultusunda daha etkin biçimde bir araya getirmek.
12-13 Eylül’deki Yeni Delhi Zirvesi, bu açıdan BRICS’in genişleme sürecinin ardından daha kapsamlı ve işlevsel bir işbirliği mekanizmasına dönüşmesi için önemli bir aşama olacak. Ekonomi, finans, teknoloji, enerji, sağlık ve sürdürülebilir kalkınma gibi alanlarda geliştirilecek ortak girişimler, grubun küresel etkisini daha da artırabilir.
BRICS’in önündeki hedef artık yalnızca daha fazla ülkeyi aynı masa etrafında buluşturmak değil; bu geniş ve çeşitlilik barındıran yapıyı, ortak çıkarlar etrafında daha güçlü bir işbirliğine dönüştürmek. Yeni Delhi Zirvesi de bu hedef doğrultusunda BRICS’in küresel sistemdeki rolünü güçlendirecek yeni adımların habercisi olabilir.
cgtntürk
