“Bu Düğüm Kapatılarak Çözülür!”

Keyhan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Şeriatmedari kaleme aldığı yazısında Hürmüz düğümünün nasıl çözüleceğini analiz etti.

Şeriatmedari’nin yazısı şu şekilde;

1- ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukası, Amerikan askeri saldırısının bir parçasıdır ve Trump’ın ilan ettiği sözde ateşkesle çelişmektedir. Başka bir ifadeyle ABD saldırılarını sürdürmekte ve bu saldırıların karşılıksız kalmaması beklenmektedir. Trump, bu ablukayı İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasına karşılık olarak göstermekte ısrar etmektedir. Oysa Hürmüz Boğazı’nı kapatmak, İran’ın egemenlik ve yasal hakkıdır. Hatta savaş olmasa dahi bu hakkın kullanılması doğal ve meşru kabul edilmektedir. Geçmişte bu yetkinin kullanılmaması ise bir tür ihmal olarak değerlendirilmektedir. Daha önceki değerlendirmelerde, Cenevre ve Jamaika sözleşmelerine atıfla İran’ın Hürmüz üzerindeki egemenliğinin savaş öncesi veya sonrası ile bağlantılı olmadığı ifade edilmiştir.

İran İslam Cumhuriyeti Lideri de son mesajında, Fars Körfezi’nin sadece bir su alanı değil, aynı zamanda bölge halkları için benzersiz bir nimet ve küresel ekonomi açısından hayati bir geçiş noktası olduğunu vurgulamış; İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetimini uygulamasının bölge güvenliğini sağlayacağını ve düşmanların kötüye kullanımını engelleyeceğini belirtmiştir.

2- Bu çerçevede ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukası, bir “misilleme” değil, açık bir askeri operasyon olarak değerlendirilmelidir. Dolayısıyla İran’ın vereceği karşılık da askeri nitelikte olmalıdır. Öte yandan ABD, açıkça deniz korsanlığı yaptığını da itiraf etmiştir. Trump, Florida’da yaptığı konuşmada bir İran tankerine el koyduklarını belirterek, “Gemiyi ele geçirdik, yükü ele geçirdik, petrolü ele geçirdik. Bu çok kârlı bir ticaret. Biz korsanlar gibiyiz” ifadelerini kullanmıştır.

3- İran’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani, BM Genel Sekreteri ve Güvenlik Konseyi’ne gönderdiği mektupta ABD’nin deniz ablukasını ve İran gemilerine el koymasını, BM Şartı’nın açık ihlali ve “deniz korsanlığı” olarak nitelendirmiştir. İran, Güvenlik Konseyi’nden bu eylemleri en sert şekilde kınamasını ve ABD’den derhal bu yasa dışı uygulamalara son vermesini talep etmiştir.

Ancak bu diplomatik girişimin, ABD’nin eylemlerini durdurma konusunda etkili olmayacağı ifade edilmektedir. Zira Birleşmiş Milletler’in daha önce de ABD’nin etkisi altında hareket ettiği ve Washington’un çıkarlarına aykırı kararlar almaktan kaçındığı ileri sürülmektedir.

4- ABD’nin deniz ablukası ve ticari gemilere el koyma faaliyetleri devam etmektedir ve bu durumun cevapsız bırakılmaması gerektiği savunulmaktadır. Bu kapsamda önerilen yöntemlerden biri, Babülmendep Boğazı’nın bir baskı unsuru olarak kullanılmasıdır.

Bu boğazın, düşman ülkelerin petrol ve ticaret gemilerine kapatılması ve yüklerine el konulması, uluslararası teamüller çerçevesinde mümkün bir adım olarak değerlendirilmektedir. Bu tür bir hamlenin ABD ve müttefiklerine ciddi ekonomik zararlar verebileceği belirtilmektedir. Yemen’deki Ensarullah hareketinin de bu yönde hazır olduğunu daha önce açıkladığı ifade edilmektedir.

Bu yaklaşım, İran liderinin “düşmandan tazminat alınacağı, aksi halde mallarına el konulacağı veya yok edileceği” yönündeki mesajıyla da ilişkilendirilmektedir.

5- Babülmendep Boğazı’nın, dünya ticareti açısından en kritik dokuz geçiş noktasından biri olduğu belirtilmektedir. Günlük yaklaşık 6 milyon varil petrol ve 50 ila 70 ticari geminin geçtiği bu boğazın kapanması, küresel ticaret ve enerji dengelerini ciddi şekilde etkileyebilir.

Bu güzergâhın kapanması durumunda gemiler, Güney Afrika’daki Ümit Burnu üzerinden daha uzun bir rota izlemek zorunda kalacak; bu da 3000–3500 deniz mili ek mesafe, 10–15 gün ek süre ve gemi başına günlük 1–2 milyon dolar ek maliyet anlamına gelecektir. Özellikle İsrail’in bu durumdan en fazla etkilenecek taraflardan biri olacağı ifade edilmektedir.

Sonuç olarak metinde, Babülmendep’in kapatılmasının geciktirilmesinin stratejik bir kayba yol açabileceği ve mevcut durumun “ancak kapatarak çözülebilecek bir düğüm” olduğu vurgulanmaktadır.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın