Yalanlar, yalanlar, yalanlar…
Eskiden CIA’nın kontrol ettiği…
Gazete, radyo, televizyonlar vardı.
Büyük yalanlar oralardan yayılır…
Dost, düşman insanlara dikte ettirilirdi.
Tabi Tommiks, Teksas, … gibi kitapları da unutmayalım.
Çocukluğumuzda beynimizi yıkadılar.
Kızılderilileri kötü bellettiler.
Hiçbirimiz Kızılderilileri bilmiyorduk.
Ama oyunlarımızda bile düşmanımızdı.
Öyle istediler.
SOSYAL MEDYA
Şimdi sosyal medya öne çıktı.
Her türlü kirlilik var.
Bunu fırsata çevirenler…
Kendi hesapları için kullanmak isteyenler var.
Hem içeriden hem dışarıdan…
Amerika bu işin başını çekiyor.
Trump’ın İran konusundaki paylaşımları…
Neredeyse yüzde yüzü yalan.
Bu yalanlar üzerine yapılan tartışmalar…
İnsanların kafasını karıştırma amaçlı.
Zaten hesap da bu.
SON 25 YIL
İkinci Dünya Savaşı’nı…
Hitler’in büyük yalanlarını geçelim.
Son 25 yıla bakalım.
Birinci Körfez Savaşı…
Batılı televizyonların savaş haberlerinin sunumu…
Petrole bulanmış karabatak kuşları…
Herkesi etkilemişti.
Gerçek ortaya çıktığında…
O görüntülerin 10 yıl önce Fransa kıyılarında batan bir tankerin yarattığı kirlilik olduğunu öğrendiğimizde…
Olan olmuş, savaş bitmişti.
2003 Irak’ın işgali…
Saddam’ın kimyasal silahları…
Yalan ortaya çıktı.
Ama bir milyon Iraklı öldürüldükten sonra.
Libya, Suriye, şimdi İran…
Aynı yöntemler kullanılmaya devam ediyor.
HAZIR BEKLEYENLER
Merak ettim bir arşiv taraması yaptım.
Birinci Körfez Savaşı yalanlarına inananlar…
Onları yayanlar…
Irak işgali öncesinde…
Saddam’ın kitle imha silahları olduğunu savunanlar…
Gazetelerde televizyonlarda…
Hararetli hararetli savunanlar…
“İliştirilmiş gazetecilik” yapanlar…
Libya’da Kaddafi’ye saldıranlar…
Suriye’de Esad’la ilgili iddiaları köpürtenler…
Şimdi aynı tavırlarını İran’da sürdürenler…
İçeride dışarıda…
Hepsi aynı çevrelerin sözcüleri.
Sürekli emperyalistlerin düdüğünü çalmışlar.
Zaman zaman utanmışlar…
Ama mızraklarının sivri uçlarını…
Hep mazlumlara batırmışlar…
Emperyalist yalanlar için…
Hep hazır olda beklemişler.
GEREKÇELERİ
Yazdıkları yazılar…
Televizyonlarda söyledikleri…
İnanılır gibi değil.
Hele Irak işgali öncesi…
Uzun vakit ayırdım inceledim…
Neler neler yazıp söylemişler…
Nasıl gerekçelendirmişler…
ABD adına toplumu inandırmak için…
Her yolu denemişler.
Bugün yüzleri kızarıyor mu?
Zaman zaman özeleştiri yapsalar da…
Aynı yerde otluyorlar.
HER KONUYU ANLIYORLAR
Eskilere yenileri de eklendi.
Öyle görüşler savunuyorlar ki!
“Zihni sinir” projeler hafif kalır.
Tabi bir farkla.
Bugün ABD ve AB’yi savunmak zor.
Bütün pislikleri ortada.
O nedenle temkinliler.
ABD’yi gizleyip…
Suçu İsrail’e atarak yol alma çabasındalar.
Ama mızraklarının sivri ve zehirli ucu…
Hep İran’ın, Rusya’nın, Çin’in üzerinde.
Günümüzün Amerikancılığı da böyle.
Bu arada…
Kendilerine öyle bir hava veriyorlar ki!
Her şeyi biliyorlar.
İşin boyutu dayanılmaz noktada.
İç politika, dış politika, eğitim, tıp, …
Her konuda uzmanlar…
Kimseye söz bırakmıyorlar.
Çehov, “Sadece aptallar her şeyi anlar.” demişti.
Ne kadar da önemli bir söz.
