“Büyük İsrail” Kavramı ve Bölge İçin Taşıdığı Riskler

İran, Lübnan, Gazze, Suriye ve Mısır’a yönelik Amerikan-İsrail saldırıları ve suçlarının, tüm Arap ve İslam ülkelerini tehdit eden “Büyük İsrail” projesinin bir parçası olduğu ileri sürülmektedir.

İsrail yönetimi son dönemde “Büyük İsrail” olarak adlandırılan projeyi hayata geçirmek için yoğun çaba göstermektedir. Bu proje, eski İsrail Başbakanı Şimon Peres tarafından gündeme getirilen fikirle bazı farklılıklar taşısa da ortak yönlere sahiptir. Proje, ABD’nin “Yeni Ortadoğu”daki varlığının omurgası olarak görülen Büyük İsrail’in kurulmasında Washington’un aktif rol almasına dayanmaktadır.

Rai el-Yevm gazetesine göre, bölgenin haritalarının değiştirilmesi Mısır başta olmak üzere Arap ve İslam dünyasını doğrudan etkileyecektir. Projenin uygulanması halinde, bazı yöneticilerin İsrail’in hedeflerine yakınlaşmasının bedelini İslam ülkeleri ve halkları ödeyecektir. Gazete, Washington’un bugün birçok Arap ülkesini İsrail projesi lehine kontrol altına almayı başardığına inandığını, ancak bu projenin ilerlemesinin Arap ve İslam halklarının çıkarlarıyla çeliştiğini savunmaktadır.

“Büyük İsrail” Projesinin Uygulayıcıları

Yazıya göre, Büyük İsrail projesi Filistin halkının ya soykırım yoluyla yok edilmesini ya da zorla göç ettirilmesini hedeflemektedir. Donald Trump ve Binyamin Netanyahu bu projenin en önemli destekçileri olarak gösterilmektedir.

Gazze’de yaşananlar, ABD’nin İsrail’e verdiği kapsamlı destek sayesinde uluslararası baskıları engelleyerek bu projeyi ilerletmesinin bir örneği olarak değerlendirilmektedir. Böylece Washington’un, bölge haritalarını değiştirme ve Arap kimliğini zayıflatma sürecine zemin hazırladığı öne sürülmektedir.

Bölgesel Kimlik Üzerindeki Tehditler

Makalede, İsrail’in bölgeye yerleşmesinden bu yana Türkiye ve İran’ı Arap ülkelerine karşı kendi yanına çekmeye çalıştığı iddia edilmektedir.

“Büyük İsrail” anlayışına göre mevcut İsrail toprakları dünya üzerindeki tüm Siyonist nüfusu barındırmaya yetmemektedir. Bu nedenle İsrail’in, ABD’nin desteğiyle özellikle Suudi Arabistan ve Mısır başta olmak üzere Arap ülkelerini denetim altına aldığı ve daha geniş toprak hedefleri güttüğü ileri sürülmektedir.

Yazıda, İsrail’in Mısır, Suudi Arabistan, Irak, Suriye ve Lübnan topraklarına yönelik emeller taşıdığı; ayrıca Washington’un Suudi Arabistan topraklarında bir Filistin devleti kurulmasını desteklediği iddia edilmektedir. Gazze’nin tamamen işgal edilmesinin de bu projenin bir aşaması olarak görüldüğü belirtilmektedir.

Projeye Karşı Başlıca Engeller

  1. İran: Uğradığı kayıplara rağmen İsrail merkezli bölgesel düzeni kabul etmeyecektir.
  2. Mısır ve Arap Dünyası: ABD ile ilişkilerini korumaya çalışsalar da projeye tamamen boyun eğmek istememektedirler.
  3. Halkların Tepkisi: Mısır, Kuveyt, Suriye, Suudi Arabistan, Lübnan ve Ürdün halklarının topraklarının hedef alınmasına karşı çıkacağı savunulmaktadır.
  4. Arap Aydınları: Projeye karşı çıkan entelektüellerin uygulamayı engellemek için çaba göstereceği belirtilmektedir.
  5. Mısır’ın Demografik Gücü: Nüfus artışı ve potansiyel gücünün İsrail projesi açısından önemli bir meydan okuma oluşturduğu ifade edilmektedir.
  6. Bölgesel Direniş Hareketleri: Direniş ekseninin İsrail projeleri karşısındaki en büyük engellerden biri olduğu vurgulanmaktadır.
  7. Arap Kimliğinin Korunması: Resmî düzeyde normalleşme adımları atılmış olsa bile Arap toplumlarının kimlik değişimini kabul etmeyeceği öne sürülmektedir.

Sonuç

Makaleye göre “Büyük İsrail” projesi yalnızca Filistin meselesiyle sınırlı değildir; bölgenin siyasi haritasını, kimliğini ve güç dengelerini yeniden şekillendirmeyi amaçlayan daha geniş bir stratejidir. Ancak İran, Arap halkları, bölgesel direniş hareketleri ve projeye karşı çıkan siyasi-entelektüel çevrelerin bu hedefin önündeki başlıca engeller olduğu savunulmaktadır.

Bu değerlendirmeler, haberde yer alan görüş ve iddiaların aktarımı niteliğindedir; farklı ülkeler ve uzmanlar tarafından bu konuda farklı analizler ve yorumlar yapılmaktadır.

 

Not: bu analiz tabnak.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın