Zorlukları aşmanın yolu geri çekilmek ve ahdini bozan düşmanla yeniden müzakere etmek değilse, o halde çözüm nedir? Bu sorunun cevabı; güç devşirmeyi, direnişi ve ilahi yardıma imanı vurgulayan Kur’an mantığında aranabilir.
“Çok güzel; çıkış yolu, defalarca ahdini bozan bir düşman karşısında geri çekilmek ve onunla yeniden müzakere etmek değilse, o halde çözüm nedir?”
Bu önemli bir sorudur. Yalnızca ne yapılmaması gerektiğini söylemek yetmez; ne yapılması gerektiğini de söylemek gerekir.
Geçmişte yaşadığımız tecrübeler —müzakerelerin ortasında düşmanın saldırması, İran liderinin ve halkının şehit edilmesi, İran’ın uzlaşma yolunu yeniden kabul etmesi ve ardından taahhütlerin tekrar ihlal edilmesi— göz önüne alındığında, cevabı bu kez doğrudan Kur’an’a sorabiliriz:
Düşmanın ahdini bozduğu senin için kanıtlandığında ne yapmalısın?
Kur’an, Enfal Suresi’nde önce antlaşma yapan ancak “ثُمَّ يَنقُضُونَ عَهْدَهُمْ فِي كُلِّ مَرَّةٍ” (Sonra her defasında antlaşmalarını bozarlar) kişilerden bahseder. Ardından ahde hıyanetle nasıl yüzleşileceğini anlatır ve sadece birkaç ayet sonra kendi olumlu reçetesini sunar:
«وَأَعِدُّوا لَهُم مَا اسْتَطَعْتُم مِن قُوَّةٍ» “Onlara karşı gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın.” (Enfal: 60)
O halde Kur’an’ın ilk cevabı nettir: Güç inşa edin.
Ancak “güç” kavramını yalnızca askeri güce indirgememek gerekir. Günümüz dünyasında bir ülkenin gücü; askeri güç ve caydırıcılık, dirençli ekonomi ve güçlü üretim, bilim ve teknoloji, enerji ve gıda güvenliği, toplumsal kenetlenme, kamu güveni, etkin yönetim ve düşman karşısında zayıflık ile çözülme hissetmeyen bir halk gibi kabiliyetlerin bütünüdür.
Üretim yapan bir fabrika, teknolojinin sınırlarını ileriye taşıyan bir bilim insanı, yaptırımlarla akamete uğramayan bir ekonomi ve düşmanın içeriden birbirine düşüremediği bir toplum, tıpkı savunma kabiliyeti gibi milli gücün bileşenleridir.
Dolayısıyla toplumu kutuplaştırmak, üretimi zayıflatmak, iç anlaşmazlıkları körüklemek ve sürekli olarak “yapamayız” algısı pompalamak, tam olarak güç inşa etme mantığının aksi yönünde hareket etmektir.
Ancak Kur’an denkleme bir unsur daha ekler; yalnızca maddi hesaplarda görünmeyen bir şey: İman ve direniş iradesi.
Talut’un kıssasında, bir grup Caalut’un büyük ordusunu gördüğünde şöyle demişti:
«لَا طَاقَةَ لَنَا الْيَوْمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِ» “Bugün Caalut ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yok.”
Bu, yalnızca iki tarafın maddi varlıklarını sayan ve “Onlar daha güçlü, o halde biz yapamayız” sonucuna varan bir hesaptır.
Fakat müminler başka bir cevap verdiler:
«كَم مِّن فِئَةٍ قَلِيلَةٍ غَلَبَتْ فِئَةً كَثِيرَةً بِإِذْنِ اللَّهِ» “Nice az sayıdaki topluluk, Allah’ın izniyle çok sayıdaki topluluğa galip gelmiştir.” (Bakara: 249)
Önemli nokta tam da burasıdır: Kur’an “Allah’a tevekkül edin ve güç inşa etmeyin” demez. “Gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın” diyen aynı Kur’an, evrendeki tüm gerçekliğin maddi hesaplarda görünenlerden ibaret olmadığını da söyler.
Yani ne çaba göstermeden mucize beklemek, ne de düşmanın maddi hesaplarına teslim olmak…
Azami güç inşası + Azami direniş + İlahi yardıma iman.
Müminler Caalut karşısında da Allah’tan şöyle dilekte bulundular:
«رَبَّنَا أَفْرِغْ عَلَيْنَا صَبْرًا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَانصُرْنَا…» “Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sağlam bastır ve bize yardım et…”
Ve sonuç?
«فَهَزَمُوهُم بِإِذْنِ اللَّهِ» “Allah’ın izniyle onları bozguna uğrattılar.” (Bakara: 250-251)
Öyleyse “Çözüm nedir?” diye soran okuyuculara Kur’an mantığındaki cevap üç kelimeden ibarettir: Güç, Direniş, İman.
Ekonomiyi güçlendir; üretimi artır; bilim ve teknolojiyi geliştir; savunma kabiliyetini yükselt; iç ayrışmaları azalt; toplumu kenetlenmiş tut ve tüm bu çabaların yanında Allah’ı hesaplarından çıkarma.
Kur’an emeksiz bir zafer vaat etmez; fakat mümin bir toplumun, düşmanın gücünü görerek daha mücadele başlamadan “Biz yapamayız” sonucuna varmasına da izin vermez.
Kur’an’ın yolu; gücün tüm unsurlarını inşa etmek ve düşmanın gücünün evrendeki tüm denklemi oluşturmadığını bilen bir iradeyle dik durmaktır. Ve zafer, Allah’ın yardımcılarınındır.
Not: bu analiz farsnews.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
