İran’ın Azerbaycan Eski Büyükelçisi Muhsin Pakayin, savaş ve barışla ilgili kararların anayasa gereği liderliğin yetkisinde olduğunu belirterek, nihai mutabakatın Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin ortak aklı ve Devrim Lideri’nin görüşü doğrultusunda şekilleneceğini söyledi.
Pakayin: Nihai Mutabakat Ortak Akılla Oluşturulacak
Pakayin, Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi’nin sözünü ettiği nihai mutabakatın, ortak akıl temelinde, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi aracılığıyla ve Devrim Lideri’nin görüşü doğrultusunda gerçekleşeceğini vurguladı.
İran ile ABD arasında bir mutabakat zaptının imzalanmasına kısa süre kala, Abbas Arakçi’nin “hiç olmadığı kadar anlaşmaya yakınız” açıklaması ve bu açıklamanın ABD Başkanı Donald Trump tarafından yeniden paylaşılması siyasi gündemde geniş yankı uyandırdı.
Bu diplomatik gelişme, ülke içinde bazı siyasi çevrelerin eleştirilerine rağmen, devletin üst düzey kurumları arasındaki koordinasyon çerçevesinde ilerlerken, planlamalara göre anlaşmanın yakında dijital imza yöntemiyle sonuçlandırılacağı yönündeki iddiaları da beraberinde getirdi.
“Bu Kez Anlaşma İhtimali Daha Güçlü Görünüyor”
Trump’ın anlaşmaya varıldığını öne sürmesi, Irakçi’nin de anlaşmaya çok yakın olduklarını belirtmesi ve Pakistan Başbakanı’nın nihai metnin hazır olduğunu açıklaması hakkında değerlendirmede bulunan Pakayin şunları söyledi:
“Kesin tahminde bulunmak mümkün değil. Ancak dile getirilen açıklamalar, konunun önceki dönemlere göre daha ciddi olduğunu ve bir mutabakat ihtimalinin bulunduğunu gösteriyor.”
Pakayin, bu süreçte yalnızca İranlı yetkililer ve resmî kurumlar tarafından yapılan açıklamaların esas alınması gerektiğini belirterek, anlaşma kesinleşene kadar ABD’ye güvenilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Amerikalılar son anda dahi karar değiştirebilir ya da Siyonist rejim süreci sabote edecek bir girişimde bulunabilir” diyen Pakayin, ulusal birlik ve bütünlüğün korunmasının önemine dikkat çekti.
“Meydan ve Diplomasi Arasında Tam Uyum Var”
Pakayin, devlet kurumları, silahlı kuvvetler ve yürütme, yasama ve yargı erkleri arasında tam bir uyum bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Yetkililer, silahlı kuvvetler ve üç kuvvetin başkanları bu konuda birlik içindedir. Saha ile diplomasi arasında tam bir koordinasyon vardır. Nihai mutabakat mutlaka ortak akıl temelinde, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi aracılığıyla ve Devrim Lideri’nin görüşü doğrultusunda gerçekleştirilecektir.”
Bu nedenle kamuoyunun yalnızca resmî açıklamalara güvenmesi gerektiğini belirten Pakayin, Batı’nın ayrıştırıcı politikalarına karşı dikkatli olunması çağrısında bulundu.
Dijital İmza İddiaları ve Doğrudan Temastan Kaçınma
Mutabakatın neden dijital ortamda imzalanacağı yönündeki soruya cevap veren Pakayin, İran’ın ABD ile doğrudan müzakere ve doğrudan imza konusunda isteksiz olduğunu söyledi.
Pakayin’e göre:
- İran ile ABD arasında diplomatik ilişkiler bulunmuyor.
- İran, ABD’yi güvenilmez ve düşman bir ülke olarak görüyor.
- Müzakereler bugüne kadar dolaylı şekilde yürütüldü.
Bu nedenle dijital imza yönteminin tercih edilmesinin doğal olduğunu ifade etti.
“Tüm Arabulucular Sürece Katkı Sağladı”
Katar’ın son aşamada daha etkin rol üstlenmesiyle ilgili değerlendirmesinde Pakayin, yalnızca Katar’ın değil, Umman ve Pakistan’ın da sürece önemli katkılar sunduğunu söyledi.
“Bu durum bölge ülkelerinin barış ve güvenlik isteğini ve Amerikan savaş politikalarına duydukları kaygıyı göstermektedir” diyen Pakayin, arabulucu ülkelerin tamamının iyi niyetle hareket ettiğini ifade etti.
“Savaş ve Barış Kararları Anayasal Olarak Liderliğin Yetkisindedir”
İç siyasette müzakerelerin bazı isimlere veya kurumlara mal edilmesini eleştiren Pakayin, İran Anayasası’na göre savaş ve barışla ilgili kararların nihai olarak Velayet-i Fakih makamının yetki alanında bulunduğunu belirtti.
Pakayin şu ifadeleri kullandı:
“Bu konular, siyasi ve askerî üst düzey yetkililerden oluşan Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nde değerlendirilir. Konsey bünyesinde çalışan çok sayıda uzman komisyon bulunmaktadır. Alınan kararlar ancak Devrim Lideri’nin onayından sonra yürürlüğe girer.”
“Lider Onayladıktan Sonra Tartışma Konusu Olmaz”
Nükleer anlaşma (KOEP) döneminden kaynaklanan kaygıların anlaşılabilir olduğunu belirten Pakayin, buna rağmen diplomasinin öneminin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
“Geçmişte hatalar yapılmış olsa bile bunlar yeni ayrışmaların bahanesi olmamalıdır” diyen Pakayin, tüm siyasi eğilimlerin ortak bir noktada birleştiğini ifade etti:
“Bir konu Devrim Lideri tarafından onaylandığında artık tartışma konusu olmaktan çıkar. Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi kararları da Lider’in onayı olmadan uygulanamaz.”
Pakayin sözlerini, ABD’ye karşı tam bir güvensizlik korunurken, ülkenin ulusal çıkarları ve İran halkının hakları doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı.
tabnak.ir
