100’de katıldığı programda gündeme ilişkin soruları cevaplandırdı ve
değerlendirmelerde bulundu.
Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile
Beşşar Esed’in görüşme ihtimali olup olmadığı sorusuna, “var”
yanıtını verdi ve bunun herhangi bir şartı olmadığını, siyasi süreç, terörle
mücadele, ülkenin istikrarı da dâhil olmak üzere bu yol haritası üzerinde
hazırlık yapılması gerektiğini belirtti ve şu ifadelerde bulundu: “Suriyeli
göçmenleri göndermek istiyorsak Esad ile angajmana girmek faydalıdır. Terörle
daha etkin mücadeleyi sürdürmek istiyorsak, özellikle de Suriye’nin toprak
bütünlüğünü korumak için sürdürmek istiyorsak, özellikle bizim için de kritik,
hassas, güvenlik meseledir, angajman önemlidir.”
Çavuşoğlu, Suriye’de istikrar olmadığı
sürece bunun Türkiye’ye bedelinin ağır olacağını söyledi.
Türkiye’nin hiçbir ülkeye sırtını
dayamaması ve kendi kendine yeterli olması, kendi gücüne güvenmesi gerektiğini
söyleyen Çavuşoğlu, dünyada gelecek dönemde güç rekabetinin artacağını dile
getirdi.
Çavuşoğlu, ABD’nin PKK/YPG terör örgütüne
destek verdiğini işaret ederek, “Terörle mücadelede ABD’ye güvenemem tabii,
niye güveneyim? Fransa’ya da güvenmem. Çifte standart var, iki yüzlülük var”
değerlendirmesini yaptı.
Çavuşoğlu, Türkiye’nin Suriye topraklarından
çekilip çekilmeyeceği yönündeki soruya şöyle yanıt verdi: ‘Muhalefet yurt dışı
operasyonları durduracağını söylüyor. Bu durumda buradan çekildik, buralardaki
boşluğu kim dolduracak? Terör örgütleri. Biz 30 kilometre aşağıda bu
teröristlerin büyük bir bölümünü tutuyor muyuz? Tutuyoruz. Bunlar çekildiği
zaman sınıra geldiği zaman her gün Türkiye’de bir şey patlar Allah korusun. O
yüzden bizim ulusal güvenliğimiz her şeyden önemli. Biz burada bedeller de
ödüyoruz, niye ödüyoruz? Kendi topraklarımız güvende olsun diye bedeller
ödüyoruz. Biz burada, keyfimizden değil, Suriye’nin topraklarına göz
diktiğimizden değil. Buralarda tam bir güvenlik tesis edildiği zaman, siyasi
süreç işlerse, iç huzur sağlanırsa olabilir, o zaman anca gerçekleşebilir. Şu
anda bizim böyle bir adım atmamız mümkün değil çünkü bizim için ulusal güvenlik
meselesi, ciddi tehditler olur. Şu anda bile biliyorsunuz, geçen sene bazı,
onları havadan nokta atışıyla birçok yeri dağıttık, yok ettik, bazı tehditler
oluştu Türkiye’ye yönelik. Biz herkese şunu söylüyoruz; Rusya’ya da söylüyoruz,
İran da sonradan dahil oldu, Suriye’ye de söylüyoruz. Biz böyle bir ön şartla
bu süreci yürütmeyiz, bir yol haritası üzerinde mutabık kalırız, atılacak
adımlar bellidir. En sonunda Suriye’nin bu anlamda istikrarı tesis edilir, o
zaman gerekli adımlar atılır. Ama muhalefetin de bu söylemi son derece
tehlikelidir, onları biliyoruz, HDP’yle PKK’yla onlardan destek aldıkları için
bunu söylüyorlar ve onların da taahhüdü bu yönde, çekileceğiz, yurt dışı
operasyonları durduracağız diyorlar. Kuzey Irak’tan ve Suriye’nin kuzeyinden
çekilmek, operasyonları durdurmak demek teröristlerin sınır kapımıza dayanması
demektir. Bu bizim bekamız için son derece tehlikelidir.”
