CHP’den İzmir Depremi Raporu

rasthaber
Rasthaber –  CHP, 30 Ekim’de İzmir’in Seferihisar ilçesi açıklarında
meydana gelen depremin ardından rapor hazırladı.

Raporda, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Yerel
Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Doğa Hakları ve
Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, Enerji ve
Altyapıdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın ve CHP Grup Başkanvekili
Özgür Özel ile bölge milletvekillerinin yer aldığı heyetin depremin ardından
İzmir’e ulaştığı, depremin ikinci gününden itibaren ise 8 genel başkan
yardımcısı ve 91 milletvekili, İzmir il ve ilçe örgüt yöneticileri, CHP’li
belediye başkanlarının da katılım sağladığı bir ekip ile kriz yönetimine katkı
sağlanmaya çalışıldığı belirtildi.

Acil durumlara müdahale, normal yaşama dönme ve
rehabilitasyon çalışmalarına yer verilen raporda, depremin hemen ardından
bölgeye ilk olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ve Arama Kurtarma
ekiplerinin ulaştığı ve ilk müdahalede enkaz altındaki 55 yurttaşın İzmir
Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından sağ olarak çıkartıldığı ifade edildi.
Raporda, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyelerinin İzmir’de yaşamın
normale dönüşmesine yönelik çabalarının sürdüğü anlatıldı.

Yıkılan binalarla ilgili raporlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi hariç toplam 55 belediyenin
İzmir için çeşitli yardımlarda bulunduğu belirtilen raporda, İzmir Büyükşehir
Belediyesi tarafından başlatılan ‘Bir Kira Bir Yuva Kampanyası’nda dün
itibarıyla 20 milyon 75 bin lira toplandığı, bu rakam ile 2 binin üzerinde
ailenin 5 aylık kirasının ödenebileceği aktarıldı.

İzmir depreminde yıkılan Rıza Bey Apartmanı için, Bayraklı
Belediyesi Deprem Etüt Merkezi tarafından düzenlenen 25 Nisan 2012 tarihli
rapor, Doğanlar Apartmanı için de yine Bayraklı Belediyesi Deprem Etüt Merkezi
tarafından düzenlenen 27 Şubat 2018 tarihli raporlar bulunduğu kaydedildi.

Rıza Bey, Doğanlar ve Karagül apartmanları hakkında Bayraklı
Belediyesi Deprem Etüt Merkezi tarafından hazırlanan raporlarda, bu binaların
çürük oldukları, güçlendirilmeleri gerektiği yönünde görüş bildirildiği,
binaların zemin yapısındaki sorunlara da işaret edildiği ifade edildi.

CHP’nin İzmir Depremi Raporu’nda, “Bu binaların riski
yapı statüsüne kavuşabilmeleri için illa ki yurttaşlar tarafından bir başvuru
yapılmasını beklemek ihmalleri ortaya koymaktadır. Uygulamada, yapı denetimin
özelleştirilmiş olması da denetimsizliğin boyutunu artırmaktadır. Son yıllarda
sık sık deprem yaşayan İzmir’de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca resen
araştırma yapılmamış olması, önleyici tedbirlere başvurulmaması ihmaldir”
değerlendirmesi yapıldı.

İmar Barışı eleştirisi

Raporda, İzmir’in imar barışından en fazla faydalanan ikinci
şehir olduğu, İzmir’de 672 bin 211 bağımsız birimin imar barışından
yararlandığı ifade edildi.

Mevzuata göre, imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi
verilen yapılarda, afete karşı dayanıklı olup olmadığı konusunda bir inceleme
yapılmadığı, imar barışından faydalanan yapı sahibinin beyanlarının esas
alınarak kayıt altına alma işleminin düzenlendiği belirtilen Raporda, şu görüşe
yer verildi:

“Önemle belirtmek gerekir ki yapı kayıt belgesi, ilgili
yapıya 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Yapılar Hakkındaki Kanun’dan muaf olma
hakkı vermemektedir. Ancak Kamu, imar barışı ile 6306 sayılı Afet Riski
Altındaki Yapılar Hakkındaki Kanun’dan kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirme
hakkını saklı tutarak, ruhsatlı ya da ruhsatsız yapılarda afete karşı
dayanıklılıkla ilgili denetim ve tedbir görevlerini belirsiz bir şekilde
ertelemektedir.”

Afete müdahale eden ekiplerin durumu

Türkiye’de AFAD ve itfaiye birimlerine bağlı personelin,
AKUT gibi sivil toplum örgütleri ve yurttaşların katılımıyla afete müdahale
yapıldığı ve enkaz çalışmalarının yürütüldüğü anlatılan raporda, bu konuda özel
eğitim gören personel sayısının artması ve personelin özlük haklarının
güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Depreme dirençli kentlerin inşası için afetlerin fiziki,
doğal, tarihi ve kültürel ve ekonomik zararlarının azaltılmasına ilişkin
önleyici tedbirlerin güçlendirilmesi, afet riski azaltma politikalarının
belirlenmesi, imar uygulamaları gibi öncelikli uygulamalarda Afet Riskini
Azaltma politikalarına göre hareket edilmesi önerilerinin yer aldığı raporun
son bölümünde, çözüm önerileri 11 maddede şöyle sıralandı:

‘Bağımsız bir deprem kurulu oluşturulmalı’

Fay Kanunu Teklifi bir an önce kanunlaştırılmalıdır.

Bağımsız bir deprem kurulu oluşturulmalıdır.

Toplanan deprem vergileri depremin zararlarını azaltacak
tedbirler ve deprem sonrasındaki normale dönüş ile rehabilitasyon çalışmaları
için harcanmalıdır.

Öntedbirlilik ilkesi gereğince, Afet Riskini Azaltma
politikaları belirlenmeli, imar uygulamaları gibi öncelikli uygulamalarda Afet
Riskini Azaltma politikalarına göre hareket edilmelidir.

Büyükşehir belediyeleri bünyesinde Deprem ve Aşırı Doğa
Olayları ile Mücadele Daire Başkanlıkları, il ve ilçe belediyeleri bünyesinde
Deprem ve Aşırı Doğa Olayları İle Mücadele Müdürlükleri kurulmalıdır.

Afetlere karşı dayanıksız yapı stokunun iyileştirilmesi ve
kentsel dönüşüm uygulamaları yapılırken, soylulaştırma, zorla tahliye, mülkiyet
hakkı ihlali, borçlandırma gibi davranışlardan kaçınılmalı, yurttaşların sağlık
ve konut haklarını tesis edecek adil uygulamalar geliştirilmelidir.

Afet riski tespitlerinin bilimsel ve objektif verilere göre
hazırlanan raporlarla yapılması, bu raporların neticelerine göre iyileştirme ya
da kentsel dönüşüm uygulamalarının yapılıp yapılmamasına karar verilmelidir. Bu
kapsamda fay hattı üzerindeki tüm yerleşim birimlerinde bulunan yapı stokunun
risk analizi bir an evvel yapılmalıdır.

Kamusal müşterek alanlar, afet durumlarında kullanılabilecek
mekanlar olarak kurgulanmalıdır.

Arama kurtarma ekiplerinin personel sayıları artırılmalı,
afetle mücadele sırasındaki temel ihtiyaçlarını gidermeye yönelik koşullar
iyileştirilmelidir.

İzmir Seferihisar merkezli deprem nedeniyle oluşan
mağduriyetlerin giderilmesi zarar gören yerleşim alanları ve yurttaşlara
herhangi bir ayrım gözetmeksizin eşit hizmet sunulmalı, mağduriyetleri oranında
eşit koşullarda kamu hizmetlerinden yararlandırılmaları sağlanmalıdır.

Deprem sonrasında evleri oturulmaz hale gelen mülkiyet
sahibi ve kiracı yurttaşlara barınma imkanları sunulmalı, zararları tazmin
edilmeli, eşya ve kira yardımı yapılmalıdır.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın