34’üncü kuruluş yıldönümüdür. Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas 1987’de
İntifada’nın gerçekleşmesinin ardından resmi olarak varlığını duyurdu. Bu
hareketin şekillenmesi Filistin İhvancı Güçlerinden olan Şeyh Ahmed Yasin’in 26
maddelik Hamas antlaşmasını 1988’de duyurması ile gerçekleşti.
Hamas antlaşması
Filistin ile ilgili, “Filistinliler, Araplar ve İslam” olarak
üç unsuru kapsamaktadır. Başka bir ifade ile Filistin İslami Direniş Hareketi, Filistinlilerin
yanı sıra Arap ve İslam ülkelerinin de Filistin’in kurtarılmasına yardımcı
olmaları gerektiğine, çünkü Filistin’in Arapların ve Müslümanların ülkesi
olduğuna inanıyor.
Burada önemli olan konu Hamas’ın, Filistin İslami Cihat Hareketi ve Lübnan
Hizbullah’ının kurulması, Siyonist Rejimin baskıcı siyasetlerinin şiddetlendiği
ve İran İslam İnkılabının vuku bulmasından doğan İslami Uyanış dalgasının
ortaya çıktığı bir dönemde kurulmasıdır.
Aslında Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas, pratikte
Filistin konusunun marjinalleştiği ve Arap ülkelerinin siyonist rejim ile
mücadeleden ümitlerini kestikleri bir ortamda kurularak siyonist rejim ‘İsrail’
ile mücadeleyi ilk önceliği olarak belirledi. HAMAS ‘İsrail’ ile silahlı
mücadeleyi ve siyonist rejim tarafından bölge haritasının değiştirilmesinin
engellenmesini temel olarak görüyor. Buna esasen Birinci İntifada’ya katılarak 1993 Oslo
sözleşmesine karşı çıkmakla Filistin siyaset arenasında etkinliğini göstermeye
çalıştı.
Geçen yıllarda ise Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas,
Filistin İslami Cihat Hareketi ile beraber siyonist rejim ile mücadelede ön
safta yer aldı ve intifadalarda ve sürekli devam eden savaşlarda aktif ve
dinamik bir rol oynadı.
Hamas hareketi savunma ve askeri gücünü arttırarak, korsan
rejim ‘İsrail’ ile savaş ve mücadelede taş dönemini kapatarak füze devrini
açtı. Öyle ki HAMAS’ın füze
kabiliyetleri ve askeri gücü ‘İsrail’ rejimi için en büyük tehditlerden biri
haline geldi. Bu tehdit özellikle de 12 Günlük 2021 savaşında açıkça kendini
gösterdi.
Buna esasen ırkçı rejim ‘İsrail’in destekçileri bir kez
daha katil rejimi savunmaya kalkıştılar.
İngiltere hükümeti İsrail’in tarihi hamisi olarak Hamas’ı terörist bir hareket
olarak adlandırdı. Hamas ise kuruluşunun 34’üncü yıldönümü dolayısı
ile yayımladığı bildiride bu hususta
şöyle bir vurguda bulundu: “Bu
yanlış adım İngiltere’nin zincirleme
olarak Filistinliler hakkında yaptığı hataların ve Balfour Bildirgesi
döneminden yapılan hatalara bir yenisini ekledi. Bu zalimane karar Filistin direnişi ve
halkına yapılan büyük bir hak ihlalidir ve hiçbir zaman kutsallıklarımız ve
topraklarımızı savunmaktan vaz geçmemize neden olmayacaktır.”
Bu hususta dikkate şayan bir başka konu da Filistin İslami
Cihat Hareketinin tersine, Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın siyasi
arenada da aktif olmaya çalışmasıdır.
Buna esasen Hamas hareketi 2005
Filistin yasama meclisi seçimlerine de katıldı ve açık ara ile zafer elde etmeyi başardı ve
hatta hükümet bile kurdu. Ancak yabancı aktörlerin müdahaleleri ve Fetih
Hareketinin anti demokratik tavırları Filistin içinde ihtilaflara yol açtı ve
sonuçta HAMAS hükümeti son buldu.
Buna rağmen Hamas her daim iç siyaset arenasında siyasi
grupların birliğine vurgu yapmış ve her türlü çatışmadan uzak durmuştur. Ancak
Fetih hareketi ve Filistin Özerk Teşkilatı’nın anti demokratik tavırları ve
yabancıların müdahaleleri Filistinlilerin birleşmesini engellemektedir.
ParsToday
