Şeyh Ekrem el-Kâbi, yayınladığı mesajda, Amerika’nın yenidünya düzeninin
gölgesi altında çöküşünün yakın olduğunu söyledi.
Nuceba Hareketi Genel Sekreteri
Şeyh Ekrem el-Kâbi, Ayetullah Muhammed Sadık el-Sadr ve iki çocuğunun devrik Baas
rejimi unsurları tarafından şehit edilmesinin yıl dönümü münasebetiyle yayınladığı
mesajda şunları söyledi: ‘Amerika’nın şu anki durumu Saddam Hüseyin’in son
günlerine benziyor.’
Şeyh Ekrem el-Kâbi, Şehid Muhammed
Sadık Sadr’ın Saddam rejimine karşı koymadaki cesaretine değinerek şu
ifadelerde bulundu: ‘O, zamanının ilerisindeydi ve geleceğe bakarak ve önceki
devrimlere dikkat ederek, zorbaların ve sahtekârların zulmünü açığa çıkardı. O
şehit, stratejik düşüncesiyle 1991 intifadasından sonra Saddam rejiminin
içeriden çöktüğünü ve korkuyu yenerek bu rejimi bitirmek için cesur bir insana
ihtiyaç olduğunu anladı.’
Nuceba Hareketi Genel Sekreteri,
Şehit Sadr’ı “Cuma Şehidi” olarak nitelendirerek şunları söyledi: ‘Şehit Muhammed
Sadık Sadr, “Kefen İntifadası” ile Irak halkını korkusuzca zulme karşı
durmaları için sokaklara çıkardı.’
Seyyid Muhammed Sadr, 19 Şubat
1999 gecesi Necef Eşref’te iki oğluyla birlikte Baas rejimi ajanlarının
suikastına uğradı ve şehit oldu.
Şeyh Ekrem el-Kâbi sözlerine şöyle
devam etti: ‘Bugün Amerika, diktatör Saddam gibi içeriden çöktü ve dünya
sisteminde de çöküyor.
Şimdi dünyanın mafya, suç ve terör
sisteminin çöküşünü görme zamanıdır. ABD’nin sahte hegemonyasına ve Federal
Banka’nın Irak’ın zenginliği üzerindeki hâkimiyetine son vermenin zamanı geldi.
Böylelikle ülkemizin ekonomisi serbest kalacak ve artık bizim petrol satışımızı
ele geçiremeyecek ve yolsuzluğa bulaşmış şirketlerini elektrik vb. alanlarda
uzmanlaşmış şirketlerle değiştiremeyeceklerdir.’
Şeyh Ekrem el-Kâbi, Şehit Sadr’ın
“Dünyada büyükelçiliklerin hüküm sürdüğü dönem kapandı” sözlerini
hatırlattı ve şunları söyledi: ‘Bugün Amerika’nın dünkü Amerika ile aynı
olduğunu düşünen herkesin, düşüncelerini değiştirmesi gerekiyor. Başta Şehit
“Ebu Mehdi el-Mühendis olmak üzere devrimciler, şer büyükelçiliğinin karşısında
durmuş ve birkaç paralı görevli dışında büyükelçilikte kimse kalmamış ve hepsi
Erbil’e kaçmıştır.’
Şeyh Ekrem el-Kâbi, daha sonra
Irak’taki Amerikan büyükelçisinin sözlerini ve eylemlerini eleştirerek şu
ifadelerde bulundu: ‘Şer ülkesinin büyükelçisi sanki bu ülkeye hâkimmiş gibi
davranıyor, işleri kontrol altına almaya çalışıyor, vaatlerde ve tehditlerde
bulunuyor.
ABD Hava Kuvvetleri’nin kargaları
sürekli olarak Irak hava sahasını ihlal ediyor ve büyükelçileri küstahça
Irak’tan ayrılmayacaklarını ilan ediyor.’
Nuceba Hareketi Genel Sekreteri,
Amerika’nın Irak Büyükelçisi Alina Romanowski’nin 16 Mayıs’ta Sky News’e
verdiği röportajda Haşdi Şabi’ye saldırdığı ve Amerika’nın bölgeyi ve özellikle
Irak’ı terk etmeyeceğini söylediği açıklamalardan bahsetmektedir.
Şeyh Ekrem el-Kâbi mesajının
sonunda ABD hükümeti ve Bağdat büyükelçisine seslenerek şunları söyledi: ‘Biz
İmam Hüseyin’in (a.s) yolunda yürüyen bir milletiz ve bir an bile ölümden
korkmuyor ve şehadeti arzuluyoruz. Sizin bize yönelik tehditleriniz sinek
vızıltısı kadar bile değil. Biz, pazarlık yapmıyoruz, taviz vermiyoruz, geri
adım atmıyoruz. Çok az zamanınız var ve parçalanıyorsunuz. Geçmişte olduğu
gibi, zillet ve dehşet içinde başarısızlığın yükünü taşıyacak ve ülkemizden
ayrılacaksınız.’
