Iraklı din âlimi, Suudi Arabistan’ın başbakanlarını çocuklarını öldürerek ve ülkelerine (Irak’a) saldırarak karşıladığını söyledi.
Necef-i Eşref İlim Havzası’nın önde gelen alimlerinden Ayetullah Seyyid Yasin el-Musevi, Irak halkının Hz. Ebu Abdullah el-Hüseyin’e (a.s.) olan derin duygusal ve inanç temelli bağlılığına vurgu yaparak, bu bağın Irak milletinin İmam Hüseyin’in (a.s.) dönüştürücü ve ilahi projesine siyasi, kültürel, askerî, güvenlik ve ekonomik alanlarda verdiği destek ve karşılıkta kendini gösterdiğini söyledi.
El-Musevi şöyle dedi: “Bu ülkenin ve milletimizin büyüklüğünün bir göstergesi de Allah’ın İmam Hüseyin sevgisini ve Hüseynî şiarları bizim kişiliğimize ve varlığımıza yerleştirmiş olmasıdır. Irak halkının ortak vicdanının derinliklerinde, onlar ile Seyyidü’ş-Şüheda (a.s.) arasında derin bir bağ oluşmuştur. Bu derinliği ister duygusal ve vicdani açıdan yorumlayalım ister ilkesel ve inanç boyutuyla değerlendirelim, anlamı aynıdır.”
El-Musevi şunları ekledi: “Tarih, İmam Hüseyin’in (a.s.) şehadetinden sonraki dönemden bugüne kadar Irak halkının, İmam Hüseyin’in ilahi ve dönüştürücü projesine karşılık verdiğini ve yeryüzünde Allah’ın sözünü hâkim kılmak için siyasi, kültürel, askerî, güvenlik ve ekonomik alanlarda çaba gösterdiğini ortaya koymuştur.”
Şöyle devam etti: “Bu proje, İslam ve Şiiliktir; yani ‘İslam varlığını Muhammed’den, kalıcılığını ise Hüseyin’den almıştır’ ifadesiyle dile getirdiğimiz hakikatin ta kendisidir.”
El-Musevi, tarih boyunca yöneticilerin ve zalim iktidarların Irak halkının Hüseynî kimliğini ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerine değinerek, bu çabaların her zaman sonunda aynı yönetimlerin ve yöneticilerin çöküşüyle sonuçlandığını belirtti.
Şunları vurguladı: “Tarihin hangi döneminde ve hangi güce sahip olursa olsun hiç kimse bu inancı ve derin duygusal, kalbî bağı bizim kişiliğimizden ve varlığımızdan koparamaz.”
Erbain ziyareti; zuhurun zeminini hazırlayan ilahi bir proje
El-Musevi konuşmasının başka bir bölümünde Erbain ziyaretine değinerek bunu, “Efendimiz Sahibü’z-Zaman’ın (a.f.) zuhuruna zemin hazırlayan ilahi bir proje” olarak nitelendirdi.
Şöyle dedi: “Erbain ziyaretini küçük ve basit anlamlar taşıyan bir olay olarak değerlendirmek mümkün değildir; bazı bilgisiz kişilerin onu tanıtmaya çalıştığı gibi değildir. Bu, dünyanın farklı ülkelerinden on milyonlarca insanın katıldığı büyük bir olgudur ve onlarca ülkeden insanlar Seyyidü’ş-Şüheda’nın (a.s.) kabrini ziyaret etmek için Irak’a gelmektedir.”
El-Musevi, ABD ve Siyonist rejimin görkemli Erbain ziyaretinden duyduğu endişeye işaret ederek şöyle konuştu: “Sömürgeci güçler bu ziyaretten korkmaktadır; Amerikalılar bundan korkuyor, İsrailliler de aynı şekilde endişe duyuyor. Dünya medyasında da bu yönde açıklamaları yayımlanmıştır. Hatta bu ziyaret hakkında şüphe oluşturmak ve halkı katılmaktan vazgeçirmek amacıyla medya organlarına ve ucuz, yalan propagandası yapan çevrelere büyük miktarlarda para harcamışlardır.”
El-Musevi ayrıca ABD ve Suudi Arabistan’ın bu yılki Erbain ziyaretini başarısızlığa uğratma girişimlerine değinerek şunları söyledi: “Irak’a baskı yapılması ve savaşın bugün Şii, Sünni, Müslüman, Hristiyan ve Sabiîlerden oluşan on milyonlarca Iraklı ve yabancı ziyaretçiye ev sahipliği yapan ülkenin güneyine taşınması, bu ziyareti başarısızlığa uğratmak amacıyla gerçekleştirilmektedir.”
Irak halkından bu dinî şiarı korumalarını isteyen El-Musevi, ABD ve Siyonist rejimin buna müdahale etmesine izin vermemeleri çağrısında bulundu.
El-Musevi şu ifadeleri kullandı: “Iraklılar, İranlılar ve Körfez ülkelerinin halkları olarak hepimiz birlik içinde olmalı ve Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ile bazı Körfez ülkelerinin aramızda ve İran İslam Cumhuriyeti ile aramızda ayrılık oluşturmak için hazırladığı komplolara karşı uyanık olmalıyız.”
Daha sonra Iraklı liderlere ve yetkililere hitaben şöyle dedi: “Trump’ın talepleri karşısında teslim olmayın. Allah’a yemin olsun ki size verdiği vaatlerin hiçbirini yerine getirmeyecektir.”
El-Musevi şöyle devam etti: “Irak Başbakanı Trump’ın yanına gitti ve yaşananlar yaşandı. Buna rağmen bazı umutlarla geri döndü ve bu doğrultuda Suudi Arabistan’a giderek onlarla bazı anlaşmalar yapmayı planlıyordu. Ancak Suudi Arabistan sonunda çocuklarımızı öldürerek, silahlı kuvvetlerimize saldırarak ve bize karşı savaş başlatarak onu karşıladı.”
Komplolar karşısında birlik ve uyanıklığın gerekliliğini vurgulayan El-Musevi, “Irak’ın, ülkenin hava sahasını ve topraklarını koruyabilecek güçlü bir silahlı kuvvete ihtiyacı vardır.” dedi.
El-Musevi ayrıca ABD’nin direniş grupları ile Haşdi Şabi güçlerini silahsızlandırma girişimlerine ilişkin uyarıda bulunarak, Washington yönetiminin bu planı uygulamakta ısrarını sürdürdüğünü vurguladı.
