toplantısında açıklamalarda bulundu.
AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Akşener,
“Pandemi döneminde senden başka temel ihtiyaçlara zam yapan hükümet var
mı? Etrafına bak da utan” dedi.
Meral Akşener’in açıklamasından satırbaşları şöyle:
“Milletimizin iktidarı denetleme görevi verdiği bizler
bu görevi layıkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz. Ekonomiden adalete, kadın
haklarına, gençlerimizin sorunlarından, esnafımızdan, memurlarımıza her bir
vatandaşımızın iktidar karşısında hakkını, hukukunu savunmaya çalışıyoruz.
Hayatın her alanında ağır sorunlar yaşadığımız bir gerçek.
Son dönemde bunlara sayın Erdoğan’ın da ruh hali eklenmiş bulunuyor. Sabah
söylediğini akşam yalanlayan, 5-6 hatta 11 maaşlı kifayetsiz danışmanlarının
elinde adeta oyuncak olan, milletimiz mağdur, ülkemizi de mahcup eden, bir gün
çıkıp şurada bir hata yaptık diyemeyen bir garip ruh hali ile karşı karşıyayız.
Bunun son yansımasını aşı meselesinde yaşadık. Erdoğan,
“Batılı ülkelerde aşı ücretli yapılıyor” dedi. Bunun üzerine
Avrupa’dan kahkaha sesleri yükseldi. Biz duyduk, kendisi adına utandık ama
sayın Erdoğan düştüğü gülünç durumdan hiç utanmadı.
Ben size doğrusunu anlatayım. Küçük bir ülke hariç dünyanın
bütün ülkeleri aşıyı ücretsiz yapıyor. Bununla kalmıyor, gelişmiş ülkeler aşı
yaptırmaları için gençlerine bir de ödül veriyor. Esnafına, işçisine, memuruna
pandemide ayakta kalabilsinler diye nakit desteği sağlıyor.
Bu kez de kendisi, sanki hiç yalan söylememiş gibi “Biz
de dünyadaki ülkeler gibi aşıyı ücretsiz yapıyoruz” dedi. Sayın Erdoğan
aslında aşıyı sen vatandaşına parayla satıyorsun. Hem de bunu aklınca vatandaşa
hissettirmeden yapıyorsun. Tahsilata da insanlarımız daha ikinci doz aşısını
olmadan yapıyorsun.
Önce elektriğe yüzde 15, ardından da doğalgaza yüzde 12 zam
yaptın. 4 kişilik bir aile bir sene boyunca yeni zam yapılmazsa yılda 600 lira
fazladan para ödemek zorunda kalacak. DMO’nun açıklamasına göre, bir doz
BionTech aşısının Türkiye’ye maliyeti 12 dolar yani 100 lira. Yani 4 kişilik
ailemiz, kişi başı 100 liralık ikinci aşı için 600 lira ödeyecek. Böyle bir
tezgah olabilir mi?”
Elektriğe sadece 1 kuruş zam yapıldığında mevcut tüketime
göre vatandaşımızın cebinden 2.3 milyar lira çıkıyor. 12 kuruş zam yapıldığına
göre, 27.6 milyar lira çıkacak. Bu, pandemi boyunca vatandaşına sadece 10
milyar liralık nakit desteği veren AK Parti iktidarı, aynı vatandaşının
cebinden bunun yaklaşık 3 katını alıyor demektir.
Pandemi döneminde senden başka temel ihtiyaçlara zam yapan
başka bir hükümet var mı? Etrafına bak da utan…
Biri gelip partili cumhurbaşkanı nedir diye sorsa
“Zamdır, zulümdür, milletini yoksulluğa mahkum etmektir” demek derim.
İktidarın büyüklü, küçüklü ortaklarına her fırsatta vatandaş
zorda, nakit desteği verin diyoruz. Doğalgaza zam yapıyorlar, esnaf perişan
borçlarını ödeyin faizsiz kredi verin diyoruz elektriğe zam yapıyorlar. KÇÖ,
işten çıkarma yasağını uzatın diyoruz duymazlıktan geliyor. Bu dar zamanda
vatandaşlarımıza destek vermeye gelince cebinde akrep olanlar, milletimizi
yolmaya gelince sınır tanımıyorlar.
Kamudaki israfa son verin deyince bize itibardan tasarruf
olmaz nutukları atan Sayın Erdoğan, son olarak çıktı tasarruf genelgesi
yayınladı. İtibar her zamanki gibi bu genelgeden muaf tutulmuş. Tasarruf
sarayın yanından bile geçmiyor.
Tasarruf Saray’ın yanından bile geçmiyor. Milletimiz
porsiyonlarını küçültmek zorunda. Bu arkadaş yeni sarayında sefa sürebilir her
gün 8.6 milyon lira saraya para harcayabilir.
Erdoğan, kendi nefsinde yapamadığını milletimizin yapmasını istiyor.
İlginç olan yaşlı bir hanımefendinin biz Sayın Erdoğan’ın üvey
evladı değiliz demesi. Vatandaş Sayın Erdoğan’ın babamız olduğuna inandırmasını
kabul etmiş. Aile içinde haksızlık yaptığını söylüyor.
Ya işini yapacak, ya sandık gelince yıkılan o duvarın altına
kalacaksın.
Lebaleb kongrelerinde viyadük açılışlarında pandemi teğet
geçmiş olabilir. Müteahhitlerin için her şey yolunda olabilir. Milletimiz
hazırlanamadı. Süreç 1 Temmuz’da başladı. ‘Hepinizi yakarım’ diyorsun. Bu
millet seni sandıkta öyle bir yakar ki şaşırırsın. Tütün üreticisini hapse
değil tarlalara gönderelim.’’
