saldırmaktan bahsetmesi, aslında şartların kendisine dayattığı bir seçenekten
başka bir şey değildir. Bunun nedeni, kara harekâtında askerlerinin kaçırılması
ya da piyade ve zırhlı birimlerin hedef alınarak ağır kayıp verme
korkusudur.
Her savaşın siyasi bir hedefi vardır. Taraflar bu savaşı
sahadan (arzuladığı şekilde) aktarmak için çok sert ve ağır araçlar
kullanırlar. Fakat işgalci, Gazze savaşlarında direnişi zayıflatma, gücünü
şöyle ve böyle bitirme üzerinde duruyor.
Temmuz 2006’da (İsrail’in Lübnan’a saldırmasıyla) Bint
Cubeyl (Bint Jubayl) savaşı, hâlâ işgalcinin zihninde canlı olarak durmaktadır.
Savaşta, Lübnan direnişinin İsrail zırhlı araçlarını felç etmesiyle tam bir
tank katliamı yaşanmıştı.
Bint Cubeyl’deki acı tecrübeyi Gazze’de yaşamak
istemiyorlar. Siyonist kaynaklar, direnişin zırhlı araçlara karşı silah
geliştirdiğinden söz ediyor. Zaten şimdiye kadar meydana gelen savaşlarda
direnişin bu yöndeki başarısını sahada çok açık ve net bir şekilde gördüler.
Korku ve Blöf
Birbirine zıt ve bir amaca matuf yapılan açıklamalar
İsrail’in güvenlik ve askeri kurumlarında bilinen hususlardır. Fakat blöf
sayılabilecek açıklamaları bir kenara bırakırsak, Gazze’ye yapılan savaşları
başarısız kılan düşman istihbaratının zaafını ispat eden somut ve gerçekçi
hususlar var.
Mayıs 2021’de meydana gelen Kudüs Kılıcı Savaşı,
Filistin-İsrail savaşında bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu savaşta işgalciye
karşı bütün Filistin topraklarında öfke birliği sağlandı. Aynı şekilde
direnişin işgale karşı direniş araç ve yöntemleri geliştirilerek İsrail
hedeflerine saldırı moduna geçti.
Askeri uzman General Yusuf Şarkavi, yaptığı değerlendirmede;
“İsrail önümüzdeki dönemde meydana gelebilecek muhtemel bir savaşın karada değil
de havada olacağını söylemesi, direnişe karşı bir blöfü olarak algılanabilir.
Ancak onlar, Gazze’yi karadan işgal etmekten aciz oldukları gerçeğini de
anlamışlardır.” dedi.
Filistin Enformasyon Merkezi’ne bu hususu değerlendiren
askeri uzman Şarkavi; “Kudüs Kılıcı Savaşı’nın bittiği günden şimdiye kadar
işgal rejimi, muhtemel bir savaşta ordunun hatalarını azaltmak için bu savaşın
olumlu ve olumsuz yönlerini inceden inceye araştırıyor.” ifadesini kullandı.
“Temmuz 2006 savaşında Lübnan direnişi Bint Cubeyl
beldesinde İsrail piyade askerleriyle tanklarını pusuya düşürmüş, onlarca
askeri öldürmüş ve yaralamıştı.” hatırlatmasını yapan Şarkavi, direnişin
tanklara karşı silahları özellikle de Kornet füzelerini geliştirmesinden endişe
ettiğini kaydetti.
Zırhlı silahlar, piyade ve tank silahları ayırımında önemli
bir faktördür. Direnişin zırhlı araçlara karşı füze ve silahlarındaki başarısı
işgal ordusuna ait araçları savaş meydanında kör bir kart haline getirecektir.
İsrail konusunda uzman olan Muhammed Muhlis, Gazze’ye karşı
yeni bir savaşın siyasi bir görüşe ihtiyacı olduğunu, Gazze’nin karadan işgal
edilmesinin ise, orada kalma anlamına geleceğini söyledi.
Filistin Enformasyon Merkezi’ne konuşan Muslih; “Her ne
kadar teröre karşı savaş gerekçesini kullansalar da, Gazze’ye karşı yapacakları
bir kara harekâtı için askeri açıdan ve güvenlik açısından bir gerekçeleri
olmayacaktır. Zaten kendileri, Gazze’ye karşı kara harekâtının bir macera
olacağına, hesapta olmayan şeylerin olabileceğine, maddi ve beşeri zayiatın
kesinlikle ağır olacağına inanıyorlar.” dedi.
İşgal ordusuyla direniş güçleri arasındaki güç
dengesizliğine rağmen ve işgal ordusunun devasa bir yığın silaha sahip olmasına
rağmen işgal hükümetleri Gazze’ye yönelik bir kara harekâtının doğuracağı sonuçları
taşımak istemiyor. O nedenle şimdiye kadar girdikleri savaşların tümünü ateşkes
talebinde bulunarak bitirmek zorunda kalmışlardır.
Gazze Bataklığı
İşgalci İsrail savaş uçaklarını eli uzun olmakla
isimlendiriyor. Çünkü İsrail bölge ülkelerinden farklı olarak çok gelişmiş
savaş uçaklarına sahiptir. Daha önce bu uçakları Arap ülkeleriyle olan
savaşlarda kullanmıştır.
İsrail’in Gazze’ye yönelik hızlı ve ani saldırıları tercih
etmesinin nedeninin, Gazze’deki durumu güçle değiştirmekten aciz kalması,
saldırılara korkusuzca karşı koyan, meydan savaşında onun askerlerini öldürüp
esir alan direniş güçlerinin silah geliştirmesinden duyduğu endişe ve korku
olduğu düşünülüyor.
Askeri uzman Şarkavi yaptığı değerlendirmede, İsrail’in
Gazze’ye karşı kara harekatı başlatmasının Hamas’ın buradaki meşruiyetini
zımnen tanıma anlamına geleceğine dikkat çekerek, böyle bir savaşın sonucunda
kendisiyle görüşmek zorunda kalacağını ifade etti.
Şarkavi devamla “İsrail’in en son sınırda yaptığı askeri
tatbikatlar tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Askerler (yoldan çıkıp) kayan
tankları bile çekip almaktan aciz kaldılar. Kara harekâtı olursa böyle bir
sonuç askerler için kaçınılmazdır” dedi.
İsrail tankları Temmuz 2006’dan beri hiç kara savaşına
girmedi. Bu savaşta İsrail tanklar konusunda tam bir başarısızlık örneği
göstermişti. Direnişin kendisini oldukça geliştirdiği Gazze’de İsrail bu
başarısızlığını tekrarlamak istemiyor.
İsrail uzmanı Muslih devamla “2014 ve 2021 savaşlarında
İsrail istihbaratında görülen zaaf, İsrail ordusunun Gazze’ye yönelik bir kara
harekatı yapmasını uzak bir ihtimal haline getiriyor. 2021 savaşında direnişin
tünellerini ortaya çıkarıp yok etmede başarısız kaldılar. Peki, gelecek bir
savaşta piyade ve tankları nasıl öne sürüp savaşacaklar?” ifadesini kullandı.
Gazze topraklarında kalmak, bataklığa girmektir. Askerleri
sonu ölüm veya esaret olan bir maceraya sürüklemektir ki askerlerinin meydan
savaşından kaçıp, uzaktan savaşmanın bir türü olan siber ve istihbarat
birimlerinde çalışmayı tercih etmelerinden son derece rahatsız olan Siyonist
askeri ve siyasi liderlerin hoşlanmadığı bir husustur.
Filistin Enformasyon Merkezi
