büyük cinayetlerinden birine tanık oldu. Bugün de Gazze’de yüzyılın en acımasız
savaşına tanık oluyoruz.
16 Mart 1988 tarihi, insanlığa karşı işlenen en büyük
suçlardan birinin hatırlatıcısıdır. Halepçe katliamı ile devrik lider Saddam’ın
siciline kara bir leke daha eklenmiş oldu.
Halepçe Katliamı
İran’ı bir haftada işgal edeceğini hayal eden Irak’taki Baas
rejimi Kutsal Savunma (8 yıllık İran-Irak savaşı) döneminde kimyasal silah
üretimine ve yayılmasına yönelmişti. Kaydedilen bilgilere göre Saddam ordusu
ilk kez 13 Ocak 1981’de İran’la yapılan savaşta kimyasal silah kullanmıştır.
Bazı Batılı ülkelerden aldığı büyük destekle kimyasal,
mikrobiyal ve radyoaktif silahlar alanında bilgi elde etmeyi başaran Baas
rejimi Batının desteği sayesinde Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemde büyük
oranda kimyasal silah kullanımı konusunda rekor kırmıştır.
Saddam’ın kimyasal silah kullanması sadece İran’la savaşta
sınırlı kalmadı, Baas rejimi Irak vatandaşlarına bile kimyasal silah saldırısı
düzenlemiştir ve 16 Mart 1988’de Halepçe ve çevre köylere kimyasal bombalar
yağdı. Saldırı sonucu sadece 24 saat içinde yüzlerce Iraklı ölmüştü ve
bölgedeki her canlı korkunç bir şekilde katledildi.
Halepçe cinayeti, Saddam’ın bu kez İran’da değil kendi
ülkesinde işlediği suçlarından biridir. Bu cinayetle Saddam dünya tarihinin en
acımasız liderleri listesine eklenmiş oldu.
O tarihte İranlı askerlerin Halepçe’nin Kürt bölgesindeki
“Vel-Fecr 10” operasyonuyla eş zamanlı olarak Baas rejimi, Saddam’ın talimatı
ile Halepçe bölgesinde kendi halkına yönelik kimyasal silahlarla saldırı
başlamıştı. Saddam, Kimyasal Ali olarak bilinen kuzeni ve yardımcısı Ali Hasan
el-Mecid’e bu Kürt bölgenin kimyasal bomba ile vurulmasını emretti. Daha
yayımlanan Birleşmiş Milletler’in raporuna göre, bu saldırıda hardal gazı ve
bilinmeyen bazı sinir gazı kullanılmıştı.
Halepçe Katiliamında çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere en
az 5 bin kişi hayatını kaybetti, 10 binden fazla kişi de yaralandı. Yıllar
sonra zehirli gaz solumanın etkileri nedeniyle ölen veya fiziksel kusurlu
çocuklar doğuran yüzlerce insanı da listeye eklemek lazım.
Tarihe “Halepçe Katliamı” olarak geçen bu saldırı, Saddam
Hüseyin liderliğindeki Baas rejiminin ülkedeki Kürt halkına karşı 1986-1989
yılları arasında sistematik olarak sürdürdüğü Enfal Soykırımı’nın en acı ve en
son etabı olarak biliniyor.
İran sınırına 10-15 kilometre uzaklıkta bulunan Halepçe’ye
kimyasal saldırı, İran güçlerinin Irak Kürdistan’ı cephelerinde yürütülen
Vel-Fecr Harekatı’nda zafer kazanmasının ardından Saddam’ın talimatı ile
gerçekleşti. İran kuvvetleri bu şehre girdikten sonra çevre il ve köylerin halkı
onları karşılamaya geldi. Bundan rahatsız olan Baas rejimi uğradığı hezimetin
intikamını almak için bölgeyi kimyasal bombalarlarla hedef aldı.
Irak Baas rejiminin, her biri 4 adet 500 kg’lık kimyasal
bomba taşıyan 50 özel uçakla Halepçe ve çevresini vurduğu söyleniyor. Aslında
Saddam 200 kimyasal bomba atarak kendi vatandaşlarını katletti.
Bu saldırıdan birkaç gün önce yaşanan tuhaf olaylardan biri
de Saddam’ın pilotlarının sivil bölgenin üzerine bomba yağdırması ve ses
duvarını aşmasıydı. Baas rejiminin evlerin camlarını kırarak kimyasal saldırıya
direnme ihtimalini en aza indirmek için bunu yaptığı belirtiliyor.
İnsan Haklarının Ölümü; Halepçe’den Gazze’ye
İran’ın, Saddam rejiminin Irak halkına karşı işlediği
insanlık karşıtı suça tepkisi takdire şayandı ve küresel çapta olumlu
karşılandı. O dönemde ülkemizin hastaneleri Baas rejiminin saldırılarına hedef
olan yaralılarla doluydu, İranlılar buna rağmen Halepçe’de yaralanan Iraklıları
ülkedeki hastanelere nakletmişti. Ayrıca İranlı askerler, yerel halk ve
Peşmerge güçlerinin işbirliğiyle kurbanları geçici toplu mezarlara gömdü.
Bu arada uluslararası toplum özellikle Batı ve ABD her
zamanki gibi bu suça tamamen çifte standartla yaklaştı ve sanki önemli bir şey
olmamış gibi davrandı. Halepçe trajedisi uluslararası medyada ve kamuoyunda pek
yer bulmadığından, Baas rejiminin diğer suçlarıyla birlikte Halepçe katliamı da
görmezden gelindi.
Batılılar Baas rejimini kimyasal silahla donattığı için
Halepçe katliamı Saddam’ın işlediği savaş suçları listesine dahil edilmedi.
Batı’nın Irak rejimine tam desteği öyle bir ortam yaratmıştı
ki, kimyasal mağduru İranlılar Avrupa’daki hastanelere gönderilse de Baas
rejiminin savaş suçlarından ve insanlığa karşı işlediği suçlardan hiç söz
edilmiyordu.
Irak yönetmi, Boğucu, Zehirleyici ve Benzer Gazların ve
Bakteriyolojik Araçların Savaşta Kullanımının Yasaklanmasına İlişkin 1925
tarihli Cenevre Protokolü ve biyolojik veya zehirleyici silahların
yasaklanmasına İlişkin BM kararına imza atan 120 ülke arasında yer alıyor,
ancak Baas rejimi buna rağmen kimyasal silahlar üretip yaygın şekilde
kullanmıştır.
İlginç şu ki, Birleşmiş Milletler, yükümlülüklerini ihlal
eden üyelerden biri olarak Irak’tan hiçbir zaman bahsetmedi.
Baas rejiminin işlediği savaş suçları konusunda uluslararası
toplum sessiz kalmıştı; Bugün de Gazze’de yüzyılın en acımasız savaşına tanık
oluyoruz ve insan hakları savunucuları Siyonist Nazilerin işlediği suçlara
gözlerini, kulaklarını ve ağızlarını kapatmış durumdalar./tesnim
