yönelik bazı çabaların sadece bu ülkenin çöküşüne yol açacağını söyledi.
Hizbullah Merkez Konseyi üyesi Şeyh Nebil Kavuk, ABD’nin
Lübnan ekonomisini boğma kararının İsrail rejiminin çıkarlarını güvence altına
almayı amaçladığını vurguladı.
Şeyh Nebil Kavuk, Güney Lübnan’ın Bint-i Cebil bölgesinde
düzenlenen merasimde yaptığı konuşmada şu ifadelerde bulundu: ‘Lübnan’ın
kurtuluşu, ABD’yi memnun etme politikasıyla gerçekleşmez ve ABD ile uzlaşma, bu
ülkenin ekonomik, siyasi ve mali krizlerini çözmenin önündeki en büyük düğüm ve
ana engeldir. Lübnan krizi ABD’nin taleplerine teslim olunduğu için uzadı ve
derinleşti. ABD ile uzlaşma politikasının tek bir sonucu vardır, o da ülkenin
hızla çöküşüdür.
Parlamento seçimlerinden sonra Lübnan, ülkenin krizini
çözmek için çözüm yoluna girmek adına gerçek bir fırsata sahiptir. Krizin
çözümüne yönelik yol haritası, geçici başbakanın seçilmesi ve kabinenin
oluşturulması sürecinin hızlandırılmasıyla başlıyor. Çünkü ülke öyle bir
durumda ki, zaman kaybedecek vakit yoktur. Lübnanlılar ülkenin açık artırmaya
sunulmasından bıktı ve Lübnan’ı kurtarma sürecinin hızlanmasını istiyorlar.
Ulusal iradeye sahip olan ve ülke çıkarları doğrultusunda
hareket eden herkesle birlikte çalışırız. Biz, ABD ve Suudi Arabistan’ın
düşmanca tutumlarına bağımlı olmaksızın ülkenin sorumluluğunu üstlenen bir
hükümetin kurulmasını istiyoruz.
Direniş, düşmanı caydırmak ve ülkeyi ve ülkenin itibarını ve
sermayesini korumak için stratejik bir gerekliliktir ve Suudi Arabistan ile
İsrail rejiminin yakınlaşması Lübnan, Filistin, Suriye ve tüm onurlu
insanlarımız için ciddi ve doğrudan bir tehdittir.’
Lübnan parlamentosunda Direnişe Vefa Partisinin bir üyesi
olan Şeyh Hasan İzzettin, Lübnan’ın sermayesini, haklarını, egemenliğini ve
bağımsızlığını korumak için ulusal bir anlayışa ihtiyaç olduğunu vurguladı ve
şunları söyledi: ‘Milli bir anlayışla, vatanı korumak, devlet kurumlarını
sağlam temeller üzerine kurmak mümkündür. Ayrıca Lübnan’ın içinde bulunduğu
ekonomik ve siyasi krizlerden de milli bir anlayışla çıkabiliriz.’
Yeni bir Lübnan hükümeti kurma sürecinin hızlandırılması
çağrısında bulunan Hasan İzzettin, şu ifadelerde bulundu: ‘Yeni bir hükümet
kurmak, ekonomik sorunlar, elektrik krizi ve diğer krizlerin üstesinden
gelmenin ana yollarından biridir.
Lübnan hükümeti, finansal restorasyon planını onayladı ve
özellikle mudilerin parasının güvence altına alınması olmak üzere bu konunun
değerlendirilmesi gerekiyor. Bizim bu konudaki tutumumuz, mevduat sahiplerinin
zarar görmemesidir.
Lübnan’ın ekonomik sorunlarını ve diğer sorunlarını çözmek
için çeşitli seçeneklerle karşı karşıyayız ve Lübnan kendisini tek bir
seçenekle sınırlandırmıyor ve hiçbir seçeneği iptal etmiyor.
Kimse Batı ülkelerine, Avrupa veya Amerika’ya doğru gitmesin
demiyoruz. Biz sadece Lübnan’ın lehine olan seçenekleri seçiyoruz ve herhangi
bir Avrupa veya Amerika ülkesinden elektrik sağlanmasına karşı değiliz ama tek
bir şartla ve o da seçilen tercihin Lübnan’ı bağımlı kılmaması ve Lübnanlıların
ve Lübnan’ın ulusal çıkarlarını temin etmesi şartıdır.’
Öte yandan, Lübnan Parlamentosunda Direnişe Vefa Partisinin
bir diğer üyesi olan Hasan Fazlullah da şu açıklamalarda bulundu: ‘Lübnan’ın
petrol ve doğal gaz zenginliğini Lübnanlılar için bir fırsat olarak korumak ve
kullanmak ülkenin ulusal önceliklerinden biridir.
Lübnan’ın bugün önceliği, Lübnanlıların muzdarip olduğu
elektriği sağlamaktır. Mevduat sahiplerinin parası sorunu, enflasyon, döviz
kuru manipülasyonu ve halkın hayatını etkileyen diğer konular da ele alınmalıdır.
Lübnan kabinesi, Lübnan halkının sorunlarının çözülmesinden
sorumludur ve mevcut geçici hükümet de üzerine düşen görevleri yerine getirmek
zorundadır.’
Hasan Fazlullah da yeni bir hükümetin kurulması çağrısında
bulunarak şunları söyledi: ‘Hükümetin kurulmasından sonraki aşamada siyasi
güçler arasında toplantılar ve istişareler olacaktır ve bu da aralarında bir
anlayış olmasını gerektirmektedir. Her zaman milli anlayıştan ve geniş
katılımdan yana olduk ve olmaya da devam edeceğiz.
Biz aynı zamanda, ülkeyi yeniden inşa etmek ve canlandırmak
isteyen herkesin yakınlaşmasını istiyoruz ve biz kendi adımıza, Lübnan’ı
canlandırmak için her türlü işbirliğine hazırız.’
