konuşmada, ülkesindeki çeşitli krizlerden ABD’yi sorumlu tuttu ve Lübnan
halkının krizden çıkabilmesi için Washington’un pençelerinden kurtulması
gerektiğini vurguladı.
Hizbullah Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Ali Damuş
Cuma namazı hutbesinde yaptığı konuşmada şunları söyledi: ‘Lübnanlıların asıl
bayramı, ülkeye Amerika tarafından uygulanan kuşatmadan kaynaklanan krizleri
atlattıkları zamandır. Çünkü Lübnanlıların özellikle elektrik alanında yaşadığı
sorunların nedeni, Mısır gazının ve Ürdün elektriğinin ithalatını engelleyen ve
çözüm yollarını bozan Amerika’dır. ABD aynı zamanda, Çin, Rusya, İran gibi bazı
dost ülkelerin ve diğer ülkelerin Lübnan’a elektrik üretme tekliflerini de veto
etmektedir.
Eğer Lübnanlı yetkililer yeteri kadar cesaretli olsalardı,
önerilen planların uygulanması çok uzak olmayacaktı. Ama sorun, Lübnanlı
yetkililerin ABD’den korkması ve Amerikan büyükelçisi Dorothy Shea’nın
sözlerini dinlemesi ve protesto etmeye, harekete geçmeye ve özgürce bir duruş
sergilemeye cesaret edememesidir. Böyle insanlar bir ülke inşa edemezler ve bu
kişiler, ülkenin krizlerini, elektrik ve su sorunlarını çözemeyecek kadar
zayıflardır.
Bugün Lübnanlılar kriz tünelinden çıkmak istiyorlarsa, Amerika’nın
pençesinden kurtulmaları ve Amerika’nın sahte vaatlerine umut beslememeleri
gerekmektedir. Çünkü Washington, Lübnan’ın güçlü bir ülke olmasını ve Lübnan’ın
gaz ve petrol kaynaklarını korumak için kendi güç unsurlarına güvenip
dayanmasını istemiyor. Hizbullah, Lübnan’ı Siyonistlerin tehdit ve hırslarına
karşı güçlü ve sağlam tutmaya çalışırken, Amerika, İsrail’in kaynaklar, gazı ve
petrol konusundaki açgözlülüğünü sürdürebilmesi için Lübnan’ın her düzeyde
zayıf ve güçsüz bir ülke olmasını istiyor.
Başarılı güç unsurlarına sahip olan Hizbullah, İsrail
düşmanına karşı caydırıcılık denklemini kanıtlamayı başardı. İsrail’in Lübnan’a
yönelik tehditleri, bu rejimin endişe ve savaş korkusundan kaynaklanmaktadır.
İsrail korkuyor ve savaşa girmeye niyeti yok. Çünkü bu rejim, savaşın nasıl
başlayacağını belki bilebilir ama bu savaşın nasıl biteceğini ve ne gibi
sonuçlar doğuracağını bilemez.
Direniş, haklarını ve petrol kaynaklarını elde etmek için
Lübnan’ın güvenebileceği gerçek bir güç unsurudur ve direnişin performansının
ve faaliyetlerinin sorgulanması Lübnan’ın konumunu ve güç unsurlarını
zayıflatır.’
