düzgün bir Arapçayla konuştu. Konuşmasında ne bir dilbilgisi eksiği ne de
kelime hatası vardı. Arap liderlere bakın, hangisi Farsça konuşuyor? Hala bu
adama Mecusi diyorlar! Mecusi olan Arapça mı konuşur? Mecusi Kur’an diliyle mi
konuşur?”
“İlk günlerine
bakacak olursak, 2020 senesi ümmet için çok tehlikeli bir yıl olacak gibi
görünüyor. Ben son zamanlarda her sabah İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Seyyid
Ali Hamanei’nin konuşmalarını takip ediyorum. Çünkü İran fırtınanın
ortasındadır. İran şu an en önemli haberdir. Bu yıl İran’da gerçekten çok
önemli olaylar yaşandı. İran ve Körfez bölgesi olayların temel ekseni
olacaktır.
Rehber Seyyid Ali Hamanei’nin 8 yıl sonra Tahran’da
gerçekleştirdiği Cuma hutbesi, oldukça önemlidir. Elbette Rehber’in 8 yıl sonra
bu hutbeyi vermesi değil, bu zamanlamanın arkasındaki nedenler irdelenmelidir.
Bu Cuma hutbesi, Irak’taki ABD’ye ait Ayn’ul Esed üssü saldırısının ardından
geldi. Bu olayın sadece başlıkları ile yetinmek yeterli değildir, satır
aralarını iyi okuyup analiz etmeliyiz. İranlılar gerçekten düşmanı zorluyor.
Böyle bir yöntemle suikasta uğrayan Kasım Süleymani çok büyük bir şahsiyettir.
Gazze’ye yardım eden bu kişi, Lübnan’dan Suriye, Irak ve İran’a kadar tüm
bölgede ezilenlere yardım elini uzattı. Böyle bir insanın bu şekilde suikasta
uğraması, düşmanda açtığı yaralardan kaynaklanmaktadır.
İran’ın bölgede yürüttüğü projelerin büyük kısmını Süleymani
yönetiyordu. Süleymani bir dâhiydi. Bölgedeki operasyonların yürütme kısmı için
çok çok önemliydi. Bu İran’a karşı büyük bir darbe oldu. Bunun cevabının
seviyesinin de ezici olacağını tahmin ediyoruz. Irak’ın batısındaki Ayn’ul Esed
saldırısı ise büyük ve tehlikeli tehditlere yol açtı. Elbette Trump atıp
tutuyor, ama sadece kendini kurtarmak için gerçeklerin önünü kapatıyor.
Ben Seyyid Hamanei’nin konuşmalarında ne söylediğini çok iyi
dinlemeye çalıştım. Gerçekten de Seyyid Hamanei’nin anlattıkları çok büyük
öneme sahiptir. Çünkü bu saldırının ilk tokat olduğunu ve cevap olmadığını
vurguladı. Bu meseleyle ilgili birçok işaret verdi. Bu cevap bizim için açıkça,
bölgenin hastalıkları için şifadır.
Bu bölgedeki sorunların çözümü için iki şey gereklidir.
İlki, Amerika’nın hegemonyasını kırmak, ikincisi, Filistin’in özgürlüğü. Arap
liderler Filistin’in özgürlüğü için ne yapıyor? Vallahi ben en son ne zaman
‘özgür Filistin’ kelimesini onlardan duyduğumu hatırlamıyorum. Bu çok ama çok önemli
bir noktadır. İkinci nokta da aynı şeklide önemlidir. İran, Amerika’ya kritik
bir cevap verdi. Amerikan üssü füzelerle bombalandı. 18 füze ABD üslerinin
tepesine çakıldı. Biz kulislerde başka şey konuşup ABD’yi tehdit etmedik.
Amerikalı Newsweek dergisi olayın ardından yayınladığı bir
haberde şu cümlelere yer verdi: ‘Trump İran’ı nükleer saldırı ile tehdit etti.’
Kim nükleer saldırı istiyor? Bu da ayrıca çok önemli bir meseledir. Siz
yapabileceğinizden fazlasını söylüyorsunuz! Siz asıl elektronik ordularınızla
İran’ı bu suça bulaştırmak istiyorsunuz. Çünkü bu ülke İsrail’i engelliyor,
Amerika’yı engelliyor. Suudi Arabistan, bugün ülkesindeki Amerikan askeri
üssündeki 2 bin askerin varlığı için 500 milyon dolar para ödedi. Bu söylenmesi
gereken bir gerçektir. Bizim korkmadan cesurca bu gerçekleri söylememiz
gerekiyor. Çünkü asıl mesele budur.
Hacı Kasım Süleymani’nin şehadeti, bizler için kelimenin tam
anlamıyla büyük bir kayıp oldu. Gazze için de büyük bir kayıp oldu. İsmail
Heniyye Süleymani için üç kere ‘Kudüs şehidi’ vurgulamasını yaptığında çok
haklıydı. Evet, Kasım Süleymani Kudüs şehididir. Bugüne kadar kim
Filistinlilere füze verdi? Suudiler mi? Emirlikliler mi? Katar mı? Mısır mı?
Kim Tel Aviv’i, Aşdod’u, Askalan’ı ve havaalanlarını tehdit eden füzeler verdi?
Nerede bunlar? Gelecek videolarda, Gazze’ye kimin füze ve silah taşıdığını,
Gazze direnişini kimin güçlendirdiğini ve kimlerin buna engel olmaya
çalıştığını anlatacağım inşallah.
Seyyid Ali Hamanei’yi hepimiz dinledik. Hamanei çok düzgün
bir Arapçayla konuştu. Konuşmasında ne bir dilbilgisi eksiği ne de kelime
hatası vardı. Arap liderlere bakın, hangisi Farsça konuşuyor? Hala bu adama
Mecusi diyorlar! Mecusi olan Arapça mı konuşur? Mecusi Kur’an diliyle mi
konuşur? Hangi Arap lider böyle konuşabilir? Farsçayı bırakın başka bir yabancı
dili bile böyle akıcı konuşan Arap lider var mı? Burada tek tek isim vermek
istemiyorum, zaten siz hepsini çok iyi biliyorsunuz.
Burada asıl mesele şimdi uzun menzilli hedefler dâhilinde
olmalarıdır. Onlar küçük düşüyorlar, zelil oluyorlar. Trump’ın bugün Hindistan
ile Çin arasında bir sınır bölgesi olduğunu bile bilmediği söyleniyor. Trump
hepsini biliyor. Kudüs’ün nerede olduğunu da biliyor, sütlerini sağdığı
ineklerin coğrafyasını da iyi biliyor. Biz Trump’ın aptal olduğuna
yoğunlaşmıyoruz. Hayır, Trump hiç de aptal değil, aptal olan bizleriz. Hakları
çalınan bizleriz. Bu, üzerinde durmamız gereken çok çok önemli bir konudur. Niçin
İran ile işbirliği yapmıyoruz? Niçin İslami vahdet için çalışmıyoruz? Niçin
Amerika bizi birbirimizden ayırabiliyor? Niçin bizi bölüyor? Niçin biz İslam
ümmeti kelimesinin gerçek anlamını yaşayamıyoruz?
Seyyid Hamanei, İsrail ile normalleşenlere hitaben konuştu.
Eksenleri İsrail’e doğru kayanlara hitap etti. Onlar İsrail’in kendilerini
koruyacağını zannediyorlar. Vallahi İsrail sizi korumayacak. İsrail kendini
bile koruyamaz. Hamanei’nin konuşmasında çok önemli bir ifade geçti: “Çok
yakında hiç kimse İran’ı tehdit edemeyecek!” Bu kısa cümlenin çok büyük anlamı
vardır. Bu İran’ın nükleer silaha sahip olacağı anlamına geliyor. Trump ne
yapmaya çalışıyor? Biz izin vermeyiz diyor. Sizden kim izin istiyor ki? İran,
nükleer silah ve nükleer caydırıcılık için çalışacaktır. Pakistan, Malezya ve
Endonezya İran ile birlikte yer alacak. Ancak Araplar bunun tam karşısında
duruyor. İran’ın yanında yer almak istemiyorlar, çünkü İsrail ile ilişkileri
normalleştirdikleri zaman kendilerini koruyacağını düşünüyorlar.
Bugün Seyyid Ali Hamanei’nin konuşması bir uyanıştır.
Hamanei, Kasım Süleymani’nin Gazze’ye, Yemen’e, Suriye’ye yardım ettiğini
söylüyor. Ben çok iyi biliyorum ki Süleymani şehit edildiği günün öncesinde
Beyrut’tan Şam’a gitti ve burada sabah namazı sonrası bazı grupların
liderleriyle toplantı düzenledi. Sanki o gün şehit edileceğini biliyor gibi
konuştu. Sabahtan akşam namazına kadar oturdu. Süleymani ölmeden önce buradaki
güçler arasında görev dağılımı yaptı. Bu ne anlama geliyor? Bu konu bizim
zannettiğimizden çok daha önemli bir yerdedir. Devrimler ve stratejik planların
sürdürülmesini sağlayan Süleymani, şehit edildikten sonra bu davayı
etkilemeyecek bir sistem bıraktı arkasında.
Vurgulamak istediğim bir diğer önemli nokta da şudur. Ben
elbette İran’ın cevabından kaynaklı çok sayıda ölü olduğunu ilk günden beri
söylüyorum. Ancak bugünlerde dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Amerika, 11
kişinin Ayn’ul Esed saldırısında yaralandığını ve yaralıların Almanya ile
Kuveyt’te taşındığını açıkladı. O zaman niye Trump çıkıp böbürlenerek tek bir
yaralı bile olmadığını söyledi? Yalancı oğlu yalancı seni! Bu adam gerçekleri
gizleyen bir yalancıdır. Bizim motivasyonumuzu düşürmek için gerçekleri
gizliyor. Bu operasyonun başarılı olduğunu gizlemek için yalan söylüyor. Ama
Amerika’nın medya imparatorluğu ve buna milyar dolarlar ödeyen Araplar maalesef
gerçekleri gizliyor. Bunlar bizim motivasyonumuzu yıkan casuslardır.
İran’ın niçin Filistin ile bir sorunu yok? Ya da niçin İran
Filistin’i yalnız bırakmıyor? İran niçin tüm bunları bırakıp kendi yoluna
bakmıyor? Hamanei’nin kendi önüne bakması Amerika’nın en çok istediği şeydir.
Seyyid Hasan Nasrallah’ın Filistin’in kaderi ile ya da Direnişle derdi nedir?
Lübnan hükümetinde niye uğraşıyor? Şia’nın Lübnan hükümetinde yer alması için
neden çaba harcıyor? Tüm bunlar Filistin içindir. Gerçek budur. Biz, bugün
bölgenin çatışmaya doğru ilerlediğini söylüyoruz. Amerika ise bu savaşın
kaybedeni olacaktır. Allah şahit olsun ki, siyasi, ekonomik ve askeri krizlerle
boğuşan İsrail bu savaştan korkuyor.
Biz iyiyiz, ümmet iyi durumda ve motivasyonumuz çok yüksek
durumda. Bugünden sonra bize yenilgi yok.”
Abdülbari Atvan/ Raialyoum
Medya Şafak
