Rasthaber – Irak’ta parlamento seçimlerine hazırlık çalışmaları devam
ediyor. Bu bağlamda, Irak güvenlik güçleri teyakkuz durumunda ve 2 bin seçim
bölgesi planlanıyor.
‘Irak’ta yaklaşan parlamento seçimlerinin sonuçları ne olacak
ve nasıl karşılanacak ve istenen değişiklikleri yapabilecek mi?’ gibi sorular bu
ülkede zihinleri meşgul eden konular.
Gözlemciler, Irak seçimlerinin ülkenin geleceği için çok
kritik bir zamanda yapılacağına inanıyor ve ABD, müttefikleri lehine önemli
değişiklikler yapmayı ve Irak parlamentosunun Amerikan birliklerinin Irak’tan
çekilmesine ilişkin kararını baypas etmeyi ve bu ülkede kalıcı olmayı garanti
etmeyi umuyor.
Gözlemciler, ABD’nin seçimlerin parlamentodaki güç dengesini
işgalciler lehine değiştireceğini ve yeni bir yasanın ABD birliklerinin ülkeyi
terk etmesini gerektiren önceki parlamento kararını gözden geçireceğini
umduğunu söylüyorlar. Amerikalılar da Irak’ta kendi görüş ve politikalarına uygun
bir hükümet kurmayı ve Haşd Şabi’yi bitirmeyi umuyorlar. Bunlar, Irak
parlamento seçimlerinin ardından Amerikalıların istediği temel değişiklikler.
Uzmanlar, direniş gruplarının, Haşd Şabi’nin ve Amerikan
işgalcilerinin varlığına karşı çıkan diğer Irak grupları da dahil olmak üzere
Irak güçleri karşısında, konumlarını istikrara kavuşturmaya ve Amerikan
varlığını Irak’tan çıkarma denklemini güçlendirmeye çalıştıklarına dikkat
çekiyor. Çünkü Amerikan işgalcilerinin varlığı, milli bir hükümetin kurulmasını,
yolsuzlukla mücadeleyi ve Irak halkının birliğini engellemektedir.
Gözlemciler ayrıca, ABD’nin seçimler yoluyla Irak’taki
hedeflerine ve emellerine ulaşamaması durumunda güvenlik kaosu yaratabileceği
konusunda da uyardılar. Bunun işaretleri ve belirtilerini ise şimdiden dile
getirilen seçimlere hile karıştırılacağı iddialarında görülebilir ve bu
iddianın amacı Haşd Şabi güçlerine saldırmaktır. Dini merciyet bu komplo hakkında
uyarıda bulunmuştu.
Bu bağlamda, gözlemciler bu seçimin birkaç nedenden dolayı
önceki tüm seçimlerden farklı olduğuna inanmaktadır:
Birinci sebep seçim kanununun niteliği, ikinci sebep ise
gerçekleştirme tecrübesi, diğer sebep ise özellikle orta ve güney illerde
siyasi gruplar ve halk arasındaki güveni yeniden tesis etme girişimidir. Çünkü
bu eyaletlerde Amerika Birleşik Devletleri ve siyonist rejim ile Basra Körfezi
boyunca uzanan bazı Arap ülkeleri, halk ve siyasi gruplar arasındaki mesafeyi
artırmak ve güvensizliği yoğunlaştırmak için her türlü çabayı gösterdiler. Dini
merciyetin açıklamaları ve Seyyid Kazım Hairi’nin seçimleri destekler
nitelikteki açıklamaları, Haşd Şabi’ye karşı Amerikan komplosu ve Irak halkının
bilinç ve farkındalığının artması gibi diğer faktörler bu seçimi öncekilere
nazaran farklılaştırdı. Uzmanlara göre, tüm bu faktörler bu seçime katılma
motivasyonunu ikiye katlıyor.
Gözlemciler, Irak’taki son olayların halkın bilinç düzeyini
ve bu ülkedeki siyasi süreci değiştirmeye tam katılımlarını artırdığına dikkat
çekiyor. Bu olaylar arasında Hacı Kasım Süleymani’nin ve Hacı Ebu Mehdi
el-Mühendis’in ABD tarafından şehit edilmesi sayılabilir.
Bir diğer nokta da Ekim ve Kasım aylarında Adil Abdul Mehdi
hükümetini devirmek için yabancı unsurlar tarafından kışkırtılan protestolardı.
Üçüncü nokta ise bu ülkeyi yöneten siyasi sistemin doğası gereği yolsuzlukların
Irak hükümetinin tüm atardamarlarına yayılmasıdır.
Ve son olarak, uzmanların bakış açısına göre son faktör,
cumhurbaşkanını ve ardından başbakanı ve milletvekillerini aday göstermesi
gereken büyük grupların seçim sürecine güçlü bir şekilde dahil olmalarıdır.
Yabancı ajanlara bağlı protestocular henüz saflarını birleştirememiş ve 13’ten
fazla liste oluşturmuşlardır. Ayrıca bu gruplar, ABD ve siyonist rejim ile
Basra Körfezi’ndeki Arap ülkelerinin müdahalesi ile gerçek reform yolundan
sapmasından sonra değişme şansı olmamıştır. Dolayısıyla onlar, dış müdahalenin
etkisiyle ve Irak’ın ulusal egemenliğini yıkmak için bu seçimleri Birleşmiş
Milletler’in değil uluslararası denetimin altına sokmaya çalıştılar.
