İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, bu akşam yaptığı açıklamada diplomasinin görevinin sahadaki kazanımları kalıcı hale getirmek olduğunu belirterek, müzakere heyetlerinin sahadaki güçten beslendiğini söyledi.
- “Saha ile diplomasi arasında hiçbir ikilik yok”
- “14 maddelik mutabakat henüz imzalanmadı”
- İki aşamalı süreç öngörülüyor
- “Ateşkes Lübnan’ı da kapsayacak”
- Hürmüz Boğazı da mutabakat maddeleri arasında
- Dondurulmuş İran varlıkları ve yeniden yapılanma planı
- Nükleer dosya nihai anlaşmaya bırakıldı
- “Anlaşmanın en büyük karşıtı İsrail”
- 60 günlük müzakere süresi uzatılabilir
- “Müzakereler Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin denetiminde yürütülüyor”
Irakçi, “Müzakere ve müzakereci, sahadaki güce dayanır. Sahadaki güç olmadan müzakereler sonuç vermez” dedi.
“Saha ile diplomasi arasında hiçbir ikilik yok”
Saha ile diplomasi arasında herhangi bir çelişki bulunmadığını vurgulayan Irakçi, her iki alanın da aynı hedef doğrultusunda hareket ettiğini ifade etti.
İranlı diplomatların son dönemde hem İran halkının haklı sesini uluslararası alanda duyurmaya çalıştığını hem de silahlı kuvvetlerin yürüttüğü faaliyetlere destek verdiğini belirten Irakçi, İran’ın yaşanan süreçten güçlü çıktığını savundu.
“14 maddelik mutabakat henüz imzalanmadı”
ABD ile üzerinde çalışılan 14 maddelik mutabakat metnine değinen Irakçi, belgenin henüz imzalanmadığını ve son ana kadar değişikliklerin mümkün olduğunu söyledi.
Irakçi, “Mutabakat henüz imzalanmadı. Son ana kadar bazı maddelerde değişiklik yapılabilir. Süreç tamamlandığında bütün maddeleri tek tek kamuoyuna açıklayacağım” ifadelerini kullandı.
İki aşamalı süreç öngörülüyor
İran Dışişleri Bakanı, savaşı sona erdirmesi beklenen müzakere sürecinin iki aşamadan oluştuğunu belirtti.
İlk aşamada İran ile ABD arasında bir mutabakat zaptının imzalanmasının planlandığını kaydeden Irakçi, ikinci aşamada ise nihai anlaşma görüşmelerinin başlayacağını söyledi.
Nükleer dosyanın da ikinci aşamadaki nihai anlaşma müzakerelerine bırakıldığını ifade etti.
“Ateşkes Lübnan’ı da kapsayacak”
Irakçi, İslamabad mutabakat taslağı kapsamında savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesinin öngörüldüğünü belirterek Lübnan’ın da bu kapsamda yer aldığını söyledi.
“Bu savaş boyunca Lübnan’ı unutmadık. Lübnan ve Hizbullah bu süreçte İran halkının yanında yer aldı. Onları asla yalnız bırakmayacağız” diyen Irakçi, ateşkesin tüm cephelerde uygulanacağını ifade etti.
Hürmüz Boğazı da mutabakat maddeleri arasında
Irakçi, taslak mutabakatta Hürmüz Boğazı konusunun da yer aldığını açıkladı.
İran ve Umman egemenliğinde bulunan Hürmüz Boğazı’nın yıllardır tüm gemilere açık olduğunu belirten Irakçi, gelecekte boğazın yönetiminin geçmişte olduğu gibi olmayacağını söyledi.
İran ile Umman arasında bu konuda yoğun istişarelerin yapıldığını kaydeden Irakçi, teknik ve uzman düzeyinde çok sayıda toplantı gerçekleştirildiğini dile getirdi.
Dondurulmuş İran varlıkları ve yeniden yapılanma planı
Irakçi, ilk aşama mutabakatında İran’a ait dondurulmuş mali kaynakların serbest bırakılmasının da yer aldığını belirtti.
Ayrıca savaşın yol açtığı zararların giderilmesi amacıyla ekonomik yeniden yapılanma planı hazırlandığını ifade eden Irakçi, bu kapsamda İran ekonomisine önemli miktarda kaynak aktarılmasının öngörüldüğünü söyledi.
Nükleer dosya nihai anlaşmaya bırakıldı
İran Dışişleri Bakanı, uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceğinin nihai anlaşma müzakerelerinde ele alınacağını belirtti.
İran’ın yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyum konusundaki tutumunun değişmediğini vurgulayan Irakçi, bu malzemenin akıbetine ilişkin tek kabul edilebilir yöntemin İran içinde seyreltilmesi olduğunu söyledi.
“Anlaşmanın en büyük karşıtı İsrail”
Irakçi, üzerinde çalışılan anlaşmanın karşıtları bulunduğunu ve bunların başında İsrail’in geldiğini savundu.
İsrail’in anlaşmayı engellemek için çeşitli girişimlerde bulunduğunu öne süren Irakçi, son günlerde medyada yayımlanan çeşitli taslak ve iddiaların da süreci karmaşık hale getirdiğini ifade etti.
60 günlük müzakere süresi uzatılabilir
Irakçi, mutabakat sonrasında öngörülen 60 günlük müzakere sürecinin gerektiği takdirde uzatılabileceğini belirtti.
Tarafların görüşmelerden memnun kalması halinde sürenin uzatılabileceğini söyleyen Irakçi, ilerleme sağlanamaması durumunda ise tarafların mevcut pozisyonlarına geri dönebileceğini ifade etti.
“Müzakereler Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin denetiminde yürütülüyor”
İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi’nin müzakere süreci üzerinde tam denetime sahip olduğunu belirten Irakçi, mutabakat metnindeki tüm maddelerin ilgili kurumlarda ayrıntılı şekilde değerlendirildiğini söyledi.
Konsey bünyesinde oluşturulan özel bir komitenin süreci yakından takip ettiğini ifade eden Irakçi, nihai kararların da ilgili yasal süreçlerin ardından yürürlüğe gireceğini kaydetti.
