Bazı haber kaynakları, İran ile ABD arasında varılacak anlaşma sonrasında İran’a yönelik yaptırımların hafifletileceğini ve deniz ablukasının kaldırılacağını iddia ediyor.
Donald Trump Truth Social hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“İran İslam Cumhuriyeti ile yürütülen müzakerelerin en üst seviyeye ulaşması ve onaylanması nedeniyle, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak İran’a yönelik bu gece planlanan saldırı ve bombardımanları iptal ettim.
Müzakereler ve nihai maddeler, hem genel çerçeve hem de tüm ayrıntılarıyla; Amerika Birleşik Devletleri, İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye, Pakistan, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün, Mısır ve diğer ilgili taraflar tarafından onaylanmıştır.
Bu anlaşma kesinleşene kadar deniz ablukası tüm gücüyle ve eksiksiz şekilde yürürlükte kalacaktır.
Anlaşmanın imzalanacağı yer ve zaman yakında açıklanacaktır.”
Trump, birkaç dakika sonra Amerikan gazetesi New York Post’a yaptığı benzer açıklamada da söz konusu metnin tamamlandığını söyledi.
Trump şöyle konuştu:
“İran ile anlaşmanın imzalanması hafta sonu Avrupa’da gerçekleşebilir.”
Trump ayrıca bir basın toplantısında şunları söyledi:
“Yakında İran ile bir anlaşma imzalayacağız. Belgeler son aşamada bulunuyor. Bu iş çok hızlı tamamlanmalı.”
Trump sözlerini şöyle sürdürdü:
“Büyük bir anlaşmaya vardık ve bunun önümüzdeki birkaç gün içinde gerçekleşmesi gerekiyor.”
ABD Başkanı, anlaşmanın büyük ihtimalle Avrupa’da imzalanacağını belirterek bunun olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.
Trump ayrıca:
“Borsa yükseldi. Borsa bu anlaşmayı sevdi. Eğer düşerse, bu onların anlaşmayı sevmediği anlamına gelir.” dedi.
Trump, imzanın çok yakında ve hatta hafta sonunda atılabileceğini de öne sürdü.
Açıklamasının devamında:
“Herkes çok mutlu. Tüm Orta Doğu mutlu, sadece Orta Doğu değil, diğer bölgeler de öyle.” ifadelerini kullandı.
Trump ayrıca:
“Anlaşmanın imzalanmasında şahsen bulunamayacağım, ancak Başkan Yardımcım J.D. Vance orada olacak.” dedi.
Trump, anlaşmanın imzalanmasının hemen ardından Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını da iddia etti.
ABD Başkanı ayrıca:
“Bu anlaşmaya göre İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmayacak.” ifadelerini kullandı.
Donald Trump gazetecilere yaptığı açıklamada şu iddiayı da dile getirdi:
“Bu anlaşma yakında imzalanacak ve ben İran’ın Yüce Lideri’nin de bunu onayladığını öğrendim.”
İran’dan İlk Tepki
Trump’ın açıklamalarına ilk resmî tepki İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi’den geldi.
Bekayi, kişisel sosyal medya hesabında Sâib-i Tebrizî’nin şu beytini paylaşarak mesaj verdi:
“Her kim barış makamında savaş davulu çaldıysa, olayların baskını karşısında ordusu dağılıp gitti.”
Katar Emiri ile Trump Arasındaki Görüşmenin Ayrıntıları
Öte yandan Katar Emiri Divanı, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde bölgedeki gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaları ve Tahran-Washington müzakere sürecindeki son gelişmeleri ele aldığını duyurdu.
Katar Emiri Divanı tarafından yayımlanan açıklamaya göre iki taraf, ABD ile İran arasında yürütülen görüşmelerde elde edilen sonuçları ve mutabakatları değerlendirdi.
Açıklamada, Tahran ile Washington arasındaki istişarelerin müzakerelerde gündeme gelen mutabakatlarda ilerleme sağlanmasına yol açtığı belirtildi.
Trump’ın görüşmede, ABD ile İran arasında elde edilen mutabakatların ilgili tüm taraflar tarafından kabul edildiğini ve Katar başta olmak üzere bölge ülkelerinin desteğini aldığını vurguladığı ifade edildi.
ABD Başkanı ayrıca, son işlemlerin ve nihai aşamaların tamamlanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ve bunun anlaşmanın imza sürecine ilişkin düzenlemelerin açıklanabilmesi amacıyla yürütüldüğünü söyledi.
Katar Emiri ise anlaşmazlıkların diyalog ve barışçıl yollarla çözülmesine yönelik diplomatik çabaları memnuniyetle karşıladığını belirterek, Doha’nın bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarı güçlendirecek ve bölgede barış ile iş birliğini geliştirecek tüm girişimleri desteklediğini ifade etti.
İran’da Onay İhtimali Güçleniyor
Bu açıklamayla eş zamanlı olarak, konu hakkında bilgi sahibi kaynaklar Fars Haber Ajansı’na, ABD’nin İran’ın önerdiği metni kabul etmesinin ardından söz konusu metnin İran İslam Cumhuriyeti’nin üst düzey kurumları tarafından onaylanma ihtimalinin arttığını söyledi.
Kaynaklara göre, Çarşamba günü Tahran’ı ziyaret eden Katar heyeti İranlı yetkililere, ABD’nin mutabakat metnine yeni maddeler ekleme talebinden geri adım attığını bildirdi.
Bu durum, nihai onayı bekleyen ilk metne geri dönüldüğü anlamına geliyor.
Bununla birlikte, şu ana kadar İran nihai cevabını vermediği gibi, geri adım atan taraf da ABD oldu.
Söz konusu İranlı medya kuruluşu, ABD’nin İran’ın önerdiği metni kabul etmiş olması nedeniyle bu metnin yeniden değerlendirilmesi ihtimalinin bulunduğunu yazdı.
El Cezire Muhabirinin İddiası
El Cezire’nin Tahran muhabiri Nuruddin ed-Dugayr ise şu iddiada bulundu:
“İran ile ABD arasındaki anlaşma konusunda artık her şey kesinleşmiş ve tamamlanmıştır.”
Aynı saatlerde El Arabiya televizyonu, bazı kaynaklara dayandırdığı haberinde İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi’nin Cumartesi günü Pakistan’a gitmesinin beklendiğini öne sürdü.
Kanal ayrıca, Katar heyetinin Çarşamba günü Tahran’dan döndükten sonra İran’ın nihai taslak metni kabul ettiğine dair onay aldığını iddia etti.
Anlaşmanın İddia Edilen Maddeleri
El Arabiya’nın kaynaklarına göre anlaşma kapsamında:
- ABD, İran’a yönelik yaptırımları hafifletecek.
- İran’a uygulanan abluka kaldırılacak.
Öte yandan müzakereler hakkında bilgi sahibi üç kaynak, Axios’a yaptıkları açıklamada, Çarşamba günü İranlı yetkililer ile Katarlı arabulucular arasında yapılan görüşmelerde temel anlaşmazlıkların büyük ölçüde giderildiğini söyledi.
Müzakereler Çarşamba gecesi geç saatlere kadar Tahran’da devam etti. Katar’ın temsilcisi Ali Al Sani ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Irakçi, ABD ile İran arasında kalan son görüş ayrılıklarını gidermeye çalıştı.
Müzakerelere yakın üç kaynağa göre, Katarlılar ve İranlılar Çarşamba günü ABD’nin de kabul edeceği ortak bir metne ulaştıklarına inanıyordu.
Kaynaklar Axios’a, üç temel konuda ilerleme sağlandığını belirtti:
- İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılma mekanizması (İran açısından en önemli konu),
- 60 günlük ateşkes sürecinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına ilişkin düzenlemeler,
- 60 günlük ateşkes döneminde İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin yürütülme şekli.
Axios’un kaynaklarına göre İranlı yetkililer Perşembe günü bazı ülkelere, Tahran’daki görüşmelerin prensipte bir anlaşmayla sonuçlandığını ancak nihai onayın İran’ın Yüce Lideri Ayetullah Ali Hamanei tarafından verilmesi gerektiğini bildirdi.
Kaynaklar ayrıca hem İranlıların hem de Katarlıların, ABD’nin gece düzenlediği saldırıların İran’ın Trump’ın gerçek niyetlerine ilişkin kuşkularını önemli ölçüde artırdığını vurguladığını aktardı.
İran’ın Resmî Açıklaması
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Trump’ın anlaşmaya ilişkin iddialarını değerlendirirken şunları söyledi:
“Müzakerelerin durumu başından beri bizim için açıktı ve metnin büyük bölümü tamamlanmıştı. Ancak Amerikalılar sürekli olarak tutumlarını değiştiriyordu.
İran, kırmızı çizgi olarak belirlediği konularda taviz vermeyeceğini kanıtlamıştır.
Anlaşma hakkında ortaya atılan hususlar medya spekülasyonlarından ibarettir ve henüz kesinleşmiş bir konu yoktur.
Hürmüz Boğazı’ndaki durum, ABD’nin eylemleri nedeniyle daha güvensiz hale gelmiştir.
Şu ana kadar İran anlaşma konusunda nihai bir sonuca ulaşmamıştır.”
Bekayi, anlaşmanın imzalanacağı yer ve zamana ilişkin medya iddialarıyla ilgili soruya şu yanıtı verdi:
“Bu tür haberleri medya spekülasyonları çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Esas konu, nihai sonuca ulaşıldığında gerekli bilgilendirmenin yapılacak olmasıdır.
Ülkemizde karar alma mekanizması son derece açıktır. İlgili kurumlar metnin her maddesi ve olası her türlü mutabakat konusunda ortak bir sonuca varmalıdır. Nihai sonuca ulaşıldığında bunu resmî olarak açıklayacağız.
Anlaşmanın nasıl imzalanacağı gibi diğer ayrıntılar ise sonraki aşamalarda ele alınacaktır. Şu ana kadar duyduklarınızın büyük bölümü medya spekülasyonlarından ibarettir.”
Hürmüz Boğazı Hakkında Açıklama
Bekayi, Hürmüz Boğazı’nın son durumuyla ilgili olarak da şunları söyledi:
“Dünya, İran’ın ve silahlı kuvvetlerimizin Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin sağlanması için sorumlu bir şekilde hareket etmesine rağmen, ABD’nin özellikle son iki-üç gece boyunca yaptığı eylemlerle bölgeyi benzeri görülmemiş ölçüde güvensiz hale getirdiğine tanıklık etmektedir.
Genelkurmay Başkanlığı, ABD’nin eylemleri sonucu ortaya çıkan şartlar nedeniyle şu anda Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişin mümkün olmadığını açıklamıştır. Bu nedenle boğazın tüm gemilere kapatıldığı duyurulmuştur.
Bu durumun tek nedeni, ABD’nin son günlerde ülkemizin güneyindeki tesislere yönelik gerçekleştirdiği yasa dışı ve saldırgan eylemlerdir.”
Bekayi, ABD’nin ticari gemilere de saldırdığını belirterek şunları ekledi:
“Örneğin üç Hint gemisi zarar gördü ve bazı Hintli denizciler hayatını kaybetti. Bu durum, ABD’nin uluslararası deniz taşımacılığına ve serbest ticarete zarar verdiğini ve bunları güvensiz hale getirdiğini göstermektedir.”
Bekayi son olarak şu ifadeleri kullandı:
“Hürmüz Boğazı’ndaki mevcut durum son birkaç gündür ABD’nin eylemleri sonucunda ortaya çıkmıştır. Silahlı kuvvetlerimiz gerekli uyarıları yapmış ve gemilerin dikkatli olması gerektiğini bildirmiştir. Çünkü mevcut şartlarda güvenliğin sağlanması mümkün olmayacaktır.”
Not: bu haber tabnak.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
