Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayî katıldığı televizyon programında, önümüzdeki birkaç gün içinde hiçbir düzeyde ABD tarafıyla doğrudan bir müzakere programlarının bulunmadığını belirterek, Garibabadi’nin aynı zamanda İran’ın kıdemli müzakerecisi ve uzman heyetinin başkanı olarak Doha temaslarını yürüteceğini söyledi.
Yarın gerçekleştirilecek görüşmelerde ağırlıklı olarak İran’ın serbest bırakılan mali varlıklarına erişimi konusuna odaklanacaklarını ifade eden Bekaî, “Birinci madde mutabakatın en önemli hükümlerinden biridir. Bu konu hem arabulucular aracılığıyla yürütülen mesaj trafiğinde hem de yarınki görüşmelerde ele alınacaktır. Özellikle mutabakatın birinci maddesinde ayrıntıları belirtilen şekilde Lübnan’da savaşın durdurulması konusu gündemin temel başlıklarından biri olacaktır.” dedi.
Mutabakatın birinci maddesinin açık hükümler içerdiğini vurgulayan Bakanlık Sözcüsü “Bu maddenin ilk bölümü, Lübnan’ın da açıkça zikredildiği şekilde tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak durdurulmasını öngörmektedir. Diğer bölüm ise Lübnan’ın toprak bütünlüğüne ve ulusal egemenliğine saygı gösterilmesini düzenlemektedir. Bir ülkenin toprak bütünlüğüne saygı, işgalin devam ettiği bir ortamda sağlanamaz. Dolayısıyla işgalin sona erdirilmesi karşı tarafın yükümlülüklerinin ayrılmaz bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.
Bekaî, Lübnan sahasında farklı aktörlerin de bulunduğunu belirterek, “Lübnan’ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunması, her ülkede olduğu gibi öncelikle Lübnan devletinin sorumluluğudur. Bu nedenle, Lübnan’la ilgili tüm unsurlar dikkate alınarak sürecin ilerletilmesi gerekiyor.” diye konuştu.
Çatışmaların yönetilmesine yönelik ‘Deconfliction’ (çatışmasızlık/çatışma yönetimi) mekanizmasının kurulmasını önemli bir gelişme olarak nitelendiren Sözcü, İran’ın bu mekanizma için temsilcisini belirlediğini ve yapının İran, ABD ile iki arabulucu ülke olan Katar ve Pakistan temsilcilerinin katılımıyla çalışmalarına başlayacağını bildirdi.
