Suudi rejimi dışişleri bakanı Adel el-Cubeyr ile bir araya gelerek görüşen Kerry, Suriye’deki son gelişmeleri masaya yatırdı.
Amerikan ve Suudi yetkililer ayrıca Amerika ve Arabistan ikili ilişkileri ve bu ilişkilerin geliştirilmesi ve takviye edilmesi yollarını da ele alarak görüştü ve bir takım öneriler sundular.
ABD dışişleri bakanı John Kerry’in Riyad gezisi, Amerikan yetkililerinin daha önce Fars Körfezi Havzası Arap ülkelerine yönelik yaptıkları geziler kapsamında değerlendirilmektedir. İkili ilişkiler, bölgesel ve uluslararası meselelerin ele alınıp görüşülmesinin yanı sıra, özellikle Barack Obama’nın başkanlığının ikinci döneminde Arabistan ile Amerika arasında esen soğuk rüzgarlar ve anlaşmazlık konularının giderilmesi meselesinin de görüşüldüğü belirtiliyor.
Suudi Arabistan, Amerikalı yetkililerin özellikle de ABD başkanı Obama ve dışişleri bakanı Kerry’in gezilerini fırsat bilerek, Yemen, Suriye başta olmak üzere kendi bölgesel fitnecilikleri ve siyasetleri karşısında daha fazla garanti ve yardım desteği almaya, aynı zamanda İran karşıtlığı ve düşmanlığında ortak bir siyaset takip etmeye çalışıyor.
Arabistan İran’ın bölgesel gücünün artmasıyla özellikle Suriye, Lübnan, Yemen ve Bahreyn siyasetlerinin bütünüyle yenilgiyle karşılaşmasından korkmaktadır ve bunun için de mümkün olan her yolla İran karşıtı tutum ve faaliyetlerini sürdürerek İran’ı bir çok açıdan kaosa sürüklemeye çalışıyor.
Son Doha oturumunda Suudi yetkililerin petrol fiyatlarının aşağıda tutulması konusundaki kararları bu gerçeği gözler önüne sermektedir. Suudi rejimi gerçi şimdiye kadar bir kaç kez petrolü diplomatik bir koz ve silah olarak kullanmadığını iddia etmiştir ama gerek uluslararası toplantılardaki tutumu olsun ve gerekse petrol piyasasındaki davranış ve faaliyetlerinde, petrolü bazı ülkelere ve siyasetlere karşı resmen bir araç ve silah olarak kullandığını, özellikle bu siyasetinde İran’ı hedef aldığını göstermiştir. Nitekim geçen yıldan itibaren Riyad yönetiminin, İran’ın OPEC içindeki kendi eski payını geri alması ve üretim miktarını o seviyeye çıkarması kararına şiddetle karşı koyması aralıksız devam etmiş ve Suudi makamların neyin peşinde olduklarını göstermişlerdir.
ABD ve Suudi rejimi dışişleri bakanları görüşmesinde ele alınarak görüşülen önemli konulardan biri de Suriye krizi ve bu ülkenin geleceği meselesidir. Aslında ABD ile Rusya arasında Suriye’de ateşkesin uygulanması konusunda varılan anlaşmaya rağmen özellikle Suudi Arabistan ve Türkiye tarafından desteklenen terör örgütleri bilhassa Halep bölgesinde ateşkesi ihlal ederek saldırılarını aralıksız sürdürmüş ve cinayetlerine yenilerini eklemişlerdir ki bu da Amerika’nın Suriye krizinin çözümlenmesini istediği görünümünü vermesine rağmen hala perde arkasında başta Suriye ve Yemen krizleri olmak üzere tüm bölgenin tam bir kaos içinde kalması yönünde çaba gösterdiğini gözler önüne sermektedir. Bugün eğer terör örgütlerinin halen Suriye, Libya, Yemen ve diğer ülkelerde kendi cinayetlerini sürdürmeye devam ediyorlarsa bu ancak ABD ve onun bölgedeki uşaklarının mali, silah, lojistik vs. desteğinden ötürüdür. Gerçekte ABD, Suudi ve Türkiye ve diğerleri bu terör örgütleri vatısatıyla bölge ülkeleri ve milletlerine karşı savaş sürdürmekteler. İki ülke dışişleri bakanlarının da kısa aralıklarla bir araya gelerek görüşmeleri bu konuda gerekli organizenin sağlanması amacıyladır.
parstoday
