İsrail ile İşbirliği Arayışının Sebebi NATO Şemsiyesi Altında Birleşme Projesi

rasthaber
Daha önce yayınladığımız -TTIP, “Ekonomik NATO”- başlıklı yazısı ile İtalyan yazar Manlio Dinucci Batının sadece bir askeri pakt olan NATO üzerinden ekonomik ve siyasi bir birlik projesi olduğuna dikkat çekmişti. Bu yazıda da bölgede meydana gelmekte olan yeni işbirliklerinin bu bağlamdaki arka planına dikkat çekiliyor.
 
Özellikle İsrail’in ve İsrail ile işbirliği noktasında Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar gibi ülkelerin ortaya koyduğu politikaların sebepleri de daha net anlaşılıyor. BöyleceABD’nin etkinliğinin bölgesel güçler vasıtasıyla devamı sağlanmış olacak ve “Direniş Hattı” karşısında bozulan planların etkilerinin şiddeti de azaltılmış olacak. Esas amaç ise yükselen Asya karşısında Batı’nın NATO üzerinden yeni bir birlik oluşturması, böylece Asya’nın Batı karşısında öne geçmesinin engellenmesi. Bu iki yazı üzerinden bölgede ülkelerin konumlarını yeniden tanımlamalarının sebepleri üzerinde de daha net tespitler yapabilmek mümkün olabilecektir. 
 
Osman Soysal tarafından Il Manifesto (İtalya)’dan Voltairenet için çevrilen yazıyı ilginize sunuyoruz…
İsrail ve emirler NATO’da
 
NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanlığı görevini yeni yüksek komutanın –kendisinden önce bu görevi üstlenen 17 selefi gibi ABD Başkanı tarafından atanan ABD’li General Curtis Scaparotti- devraldığı gün (4 Mayıs), Kuzey Atlantik Konseyinin Brüksel’deki NATO karargahı, Avrupa Birliği nezdinde İsrail Büyükelçisi tarafından yürütülecek bir resmi İsrail misyonu oluşturulacağını duyurdu. İsrail, “Bireysel İşbirliği Programı” aracılığıyla zaten yakından bağlı olduğu NATO’yla böylece daha iyi entegre olma imkanı bulmuş oldu. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü “Dökme Kurşun” harekatından üç hafta önce 2 Aralık 2008’de NATO tarafından onaylanan söz konusu program, özellikle istihbarat servisleri arasında işbirliğini ve nükleer alan da dahil olmak üzere İsrail silahlı kuvvetlerinin İttifakın elektronik sistemiyle irtibatını içeriyor.
 
NATO nezdinde, İsrail resmi misyonunun yanı sıra, gösterdikleri liyakatin karşılığında NATO’ya daha da entegre olacak olan “çok aktif ortaklar”, Ürdün Krallığı ve Katar ve Kuveyt Emirliklerinin misyonları da yer alacak. Ürdün’de, Suriye ve Irak’ta yürütülen gizli savaş için –New York Times ve Der Spiegel’in belgelediği gibi [1]– El Kaide ve IŞİD’e bağlı İslamcı militanların eğitildiği CIA’ya ait gizli üstler bulunuyor.
 
Katar, 2011 yılında yaklaşık 5.000 komandoyu bu ülkenin topraklarına sızdırarak NATO’nun Libya’ya (bizzat Katar Genelkurmay Başkanının Guardian’a açıkladığı gibi) ve ardından da Suriye’ye (ABD’nin kefilliğinde Katar ve Suudi Arabistan’ın Suriye’ye “müdahale” harekatlarından söz eden eski Katar Başbakanı Hamad bin Casim El Tani’nin Financial Times’e verdiği bir mülakatta kabul ettiği gibi) karşı yürüttüğü savaşa katıldı.
 
Kuveyt “Transit Geçiş Anlaşması” kapsamında, sadece Afganistan’a askeri birlik ve malzeme gönderilmesi için değil ama “NATO’nun Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi diğer ortaklarıyla pratik işbirliği” için NATO’nun Körfez’deki ilk aktarma havalimanını oluşturmasına da izin veriyor. Bu ortaklar, Yemen’de sivillerin katline yol açan savaşta ABD tarafından destekleniyor. Kuveyt de bu savaşa on beşe yakın avcı bombardıman uçağıyla katılıyor. İtalya şimdi bu ülkeye, Finmeccanica’nın İngiliz, Alman ve İspanyol endüstrisiyle birlikte oluşturduğu konsorsiyum tarafından üretilen 28 adet yeni nesil Eurofighter Typhoon avcı uçağı tedarik ediyor. Bugüne kadar imzaladıklarının en büyüğü olan 8 milyar Euro’luk sözleşme ile Finmeccanica* bu bedelin yarısını kasasına atacak. Sözleşme, Kuveyt adına Savunma Bakanı Halid el-Sabah ve Finmeccanica’nın yetkili yöneticisi Mauro Moretti arasında 5 Nisan’da Kuveyt’te imzalandı. Sözleşmenin vaftiz annesi, silah ticaretinin etkin temsilcisi İtalyan Savunma Bakanı Roberta Pinotti oldu (bakınız İsrail’e 30 adet M-346 gelişmiş avcı eğitim uçağı satışı).
 
Kuveyt’in Yemen ve başka coğrafyalarda katliamlar gerçekleştirmek için kullanacağı Eurofighter Typhoon savaş uçakları, Suudi Arabistan’ın sahip olduğu cinsten (“Nükleer kırmızı alarm”, yazan Manlio Dinucci, Çeviri Osman Soysal, Il Manifesto (Italya), Voltaire İletişim Ağı, 23 Şubat 2016. “L’Arabie saoudite a la bombe atomique”, Giulietto Chiesa, Tercüme IlFattoQuotidiano.fr, Voltaire İletişim Ağı, 1 Mart 2016. “Nükleerleşen Ortadoğu !”, yazan Thierry Meyssan, Çeviri Osman Soysal, Voltaire İletişim Ağı, 7 Mart 2016.) nükleer silahlar da taşıyabiliyorlar. Pilotların eğitimini, “Kuveyt’in bölgenin istikrarında oynadığı temel rolü” güçlendirmek amacıyla İtalyan havacılığı üstleniyor. Bu, söz konusu avcı bombardıman uçaklarını sattıktan bir hafta sonra, Unione Cattolica Stampa Italiana (İtalyan basının Katolik birliği) tarafından “Napoli Città di Pace 2016” (2016 Napoli Barış Kenti) ödülüne layık görülen Bakan Pinotti’nin başarısı.
 
Ödül töreninde konuşan Kardinal Crescenzio Sepe, Pinotti’nin kendini vakfettiği yolu “himaye ve haysiyeti her zaman insan yaşamının merkezine alan sevdanın en yüce biçimi olarak politikanın hizmetinde olan bir tutku” olarak tanımladı ve bu nedenle de “Savunma Bakanlığı isminin Barış Bakanlığı olarak değiştirilmesini” önerdi.
 
Acaba bu konuda Papa Francis ne düşünür dersiniz?
 
 
——————————————————————————————-
[1] «Secret Cooperation: Israel Deploys Nuclear Weapons on German-Built Submarines», Der Spiegel, 3 Haziran 2012.
 
*Ağır sanayi ve teknoloji sektörlerinde faaliyet gösteren, savunma, havacılık ve güvenlik alanında dünyanın altıncı, Avrupa’nın üçüncü ve İtalya’nın en büyük şirketler grubu
Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın