Rejim İsrail, İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik sabotajlarını da
sürdürmektedir. Siyonist Rejim İsrail son iki yılda 4 kez parlamento seçimleri
düzenlemiştir. Bunların sonuncusu ise Mart ayında düzenlenmiştir. Bu dört
seçimin nedeni her seçimden sonra hiçbir siyasi hareketin parlamentonun salt
çoğunluğu sayılan 61 sandalyeyi kazanamaması ve kabineyi kuramaması idi.
İlk iki seçimin ardından İsrail kabinesi kurulamamıştı. Üçüncü seçimin ardından ise muhalifler ve Netanyahu arasında yani Benny
Gantz ve Binyamin Netanyahu arasında koalisyon hükümeti kuruldu. Ancak 6 ay
kadar kısa bir süre iktidarda kalabildi.
Şimdi de Netanyahu tekrar kabineyi kurmakla görevlendirilmiştir.
Ancak parlamentoda 61 temsilcinin
onayını almak pek zor görünüyor. Böylece bir başka siyasetçinin kabineyi
kurmaya aday olması veya parlamentonun tekrar feshedilmesi imkanı da vardır.
Böyle bir ortamda,
Binyamin Netanyahu bir kez daha dikkatleri dağıtmaya ve dikkatleri işgal
altındaki toprakların dışına dağıtmaya çalışmaktadır. Netanyahu,
son dört seçimlerde de partisinin kazanması için hep dış siyasete odaklanmıştı. Dördüncü
parlamento seçimlerinde ise Yüzyılın
Anlaşmasına odaklanarak bu hususu seçim kampanyalarının odağına yerleştirip
seçimleri tekrar partisine kazandırdı.
Tabii ki Netanyahu sırf dış siyasetteki kazanımlarına odaklanmıyor bir
yandan da olumsuz yanlardan da
yararlanmaya çalışıyor. Özellikle de
İranofobi ve Direniş eksenine karşı korku yaymaya odaklanıyor.
Bu çerçevede,
Siyonist Rejim İsrail Mart ve Eylül 2019
seçimlerinden önce, bir kaç sefer Suriye, Lübnan Hizbullah’ı ve Irak Haşdi
Şabi’sine karşı saldırılar düzenledi.
Şimdi de Netanyahu kabineyi
kurmakta zor günler yaşadığı sırada İran
içinde sabotaj girişimlerine
odaklanmıştır. İran’ın Natanz nükleer tesislerinde yaşanan son olay bu
çerçevede değerlendirilmelidir.
İsrail’in resmi kanallarından Kan kanalı
Natanz nükleer tesislerinde baş gösteren
olayın İsrail’in çalışmaları
sonucu olduğunu ve bu rejimin İran’a karşı yeni siber saldırısı ürünü olduğunu
bildirdi.
Netanyahu bu girişim ile bir yandan , kamuoyunun
dikkatini geçici de olsa kabine kurma
konusunda karşılaştığı siyasi çıkmazdan uzaklaştırmak , diğer yandan İran ile
Viyana’da 4 + 1 tarafları arasında devam eden müzakerelerde etki yaratmaya
çalışıyor. Bu bağlamda, Siyonist rejimin Kanal 13 analisti, Natanz nükleer
tesislerindeki son terör ve sabotaj
olayının ardından bir tweet atarak, bu gelişmenin müzakerelerle ilgili
olduğunu ABD’nin de bundan memnun
olduğunu belirtip şöyle yazdı: “Natanz’da
zenginleştirme kapasitesi olmadan, önümüzdeki aylarda İran
müzakerelerdeki önemli bir aracını
kaybedecek. Ulusal istihbarat ve güvenlik kaynaklarına göre, ABD tesise
yapılan hamleden duyduğu memnuniyeti de dile getirmiştir.”
Şimdi Siyonist Rejim elebaşısı Binyamin Netanyahu İran’daki
bu sabotaj girişimini bir başarı olarak
addetmiş ve Natanz sabotaj olayına tepki olarak, Siyonist rejimin en büyük
görevinin ekseninde İran’la yüzleşmenin olduğunu vurguladı. Bu doğrultuda
Siyonist Rejim İsrail, şu anda BERCAM nükleer anlaşmasına dönme baskısı altında
olan ABD’nin desteğine koşmaktadır. Natanz tesislerine yönelik sabotaj olayı,
ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’in işgal altındaki bölgelere ilk ziyareti ile
aynı zamana denk gelmesi de ilgi çekici bir noktadır. Austin, saldırı gününde işgal altındaki
bölgelere gitti. Jerusalem Post haber sitesi, Pentagon bakanının ziyaretinin
odak noktasını “her iki tarafın, özellikle de İsrail Başbakanı Binyamin
Netanyahu’nun İran konusundaki endişeleri” olarak nitelendirdi.
