İsrail’in Enerji Kalbi Alevlere Teslim Oldu

İran silahlı kuvvetlerinin hedef aldığı belirtilen Hayfa Rafinerisi, günlük yaklaşık 200 bin varillik kapasitesiyle İsrail’in en büyük petrol işleme merkezi ve ülkenin enerji altyapısının en kritik unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Birimi’nin açıklamasında, ABD-İsrail ortaklığındaki düşmanın İran’daki bir petrokimya tesisine yönelik saldırısına karşılık olarak, birkaç dakika önce Hayfa’daki benzer sanayi tesislerinin füze saldırısıyla hedef alındığı bildirildi.

Hayfa Körfezi’nde bulunan BAZAN Hayfa Rafinerisi, İsrail’in en büyük petrol rafineri ve petrokimya kompleksi olarak kabul ediliyor.

Bu tesis, günlük yaklaşık 197 bin varil ham petrol işleme kapasitesiyle, İsrail’in toplam petrol rafineri kapasitesinin yüzde 60 ila 65’ini tek başına karşılıyor.

Başka bir ifadeyle, İsrail’de tüketilen her 10 litre yakıtın yaklaşık 6 litresi doğrudan veya dolaylı olarak bu kompleksin üretimine bağlı bulunuyor.

Rafineri, yılda 72 milyon varilden fazla ham petrol işleme kapasitesine sahip. Ham petrolün varil fiyatının ortalama 70 dolar olduğu varsayıldığında, tesise yıllık giren ham petrolün değeri 5 milyar doların üzerine çıkıyor.

Ham petrolün rafine edilerek petrol türevleri ve petrokimya ürünlerine dönüştürülmesiyle, yıllık toplam üretim değerinin 7 ila 10 milyar doları aşabileceği ifade ediliyor.

Hayfa Kompleksi yalnızca bir rafineri değil; onlarca entegre sanayi tesisini bünyesinde barındıran dev bir üretim merkezi niteliği taşıyor.

Komplekste; ham petrol damıtma, katalitik kraking, hidrokraker, hidrojen üretimi, aromatik ürünler, polimerler ve çeşitli petrokimya maddelerinin üretildiği tesisler faaliyet gösteriyor.

Bölge genelinde binlerce kilometrelik iç boru hattı ağı, yüzlerce depolama tankı ve onlarca yardımcı üretim ünitesi bulunuyor.

İstihdam açısından bakıldığında, BAZAN Grubu bünyesinde doğrudan 1.500 ila 2.000 kişi çalışırken, tedarik zinciri, taşımacılık, petrokimya, teknik hizmetler ve müteahhitlik sektörlerinde 10 bin ila 20 bin arasında dolaylı istihdamın bu komplekse bağlı olduğu tahmin ediliyor.

Hayfa’nın havacılık yakıtı üretimindeki rolü de büyük önem taşıyor. İsrail’in uluslararası havaalanlarının ihtiyaç duyduğu jet yakıtının önemli bir kısmı bu tesis aracılığıyla sağlanıyor.

Bunun yanı sıra, karayolu taşımacılığında kullanılan dizel yakıtın, sanayi makinelerinin ve askeri araç-gereçlerin ihtiyaç duyduğu akaryakıtın önemli bir bölümü de bu rafineride üretiliyor.

Yatırım maliyetleri açısından değerlendirildiğinde, günümüz koşullarında Hayfa ile benzer kapasitede modern bir rafinerinin inşasının 8 ila 15 milyar dolar arasında bir maliyet gerektireceği belirtiliyor.

Buna ek olarak, böyle bir projenin tamamlanmasının genellikle 5 ila 10 yıl sürdüğü, bu nedenle söz konusu altyapının kısa vadede tamamen ikame edilmesinin fiilen mümkün olmadığı ifade ediliyor.

Senaryolara göre, rafineri kapasitesinde yüzde 10’luk bir düşüş yaşanması halinde İsrail’in günlük petrol ürünü üretimi yaklaşık 20 bin varil azalacak.

Kapasite kaybının yüzde 50’ye ulaşması durumunda ise günlük yaklaşık 100 bin varillik bir açık ortaya çıkacak.

İthal edilecek petrol ürünlerinin varil fiyatının ortalama 80 dolar olduğu varsayıldığında, bu miktarın dış alımla karşılanmasının günlük 8 milyon doların üzerinde, aylık ise yaklaşık 240 milyon dolarlık ek maliyet oluşturabileceği hesaplanıyor.

Rafinerinin tamamen devre dışı kalması halinde ise İsrail’in, iç üretim açığını kapatabilmek için yılda 70 milyon varilden fazla petrol ürünü veya ham petrol ithal etmek zorunda kalacağı belirtiliyor.

Mevcut enerji piyasası fiyatları dikkate alındığında bunun, ülke ekonomisine birkaç milyar dolarlık doğrudan mali yük getirebileceği vurgulanıyor. Ayrıca deniz taşımacılığı sigortaları, depolama, iç dağıtım ve piyasa risklerinden kaynaklanan maliyetlerin de artacağı ifade ediliyor.

Hayfa Rafinerisi, aynı zamanda yılda milyonlarca ton yükün taşındığı Hayfa Limanı‘nın hemen yanında bulunuyor. Bu liman, İsrail’in en önemli ticaret kapılarından biri olarak değerlendiriliyor.

Rafineri, petrokimya tesisleri, depolama alanları ve liman altyapısının aynı bölgede yoğunlaşması nedeniyle, Hayfa Körfezi İsrail’in sanayi üretiminin önemli bir bölümüne ev sahipliği yapıyor.

Bazı ekonomik değerlendirmelere göre, Hayfa Körfezi’ndeki enerji, petrokimya ve depolama altyapısının toplam değeri on milyarlarca dolara ulaşıyor.

Komplekste bulunan ekipmanlar, depolama tankları, boru hatları, proses üniteleri ve yardımcı tesislerin yalnızca yeniden inşa maliyetinin dahi birkaç milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.

Bu nedenle birçok ekonomi analisti, Hayfa Rafinerisi’ni yalnızca bir sanayi tesisi değil, İsrail ekonomisinin en kritik stratejik düğüm noktalarından biri olarak değerlendiriyor.

Haberde, söz konusu kompleksin enerji güvenliği, sanayi üretimi, petrokimya ihracatı, ulaştırma sektörü, enflasyon ve dış ticaret dengesi üzerinde doğrudan etkili olduğu, burada yaşanabilecek uzun süreli bir aksamanın ise enerji sektörünün çok ötesine uzanan sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın